YİRMİ DOKUZUNCU BÖLÜM
(Yazar dilinden)
Alin çatık kaşlarla Barış ve Yağız'a baktı.
"Ya ne demek Alaz gelmeyecek? Bana ben seni alacağım dedi!" Kollarını birbirine bağlayıp şımarık bir çocuk gibi sırtını hastane duvarına dayadı.
"Bence sorgulama çünkü sana sinirlenmiş gibiydi. Biraz sakinleşsin sonra konuşursunuz." Barış'ın cümleleri Alin'in aklını kurcalıyordu. En son araları iyi gibiydi.
"Bir şey yapmadım ki! Valla yapmadım ya, bakmayın öyle."
Yağız dudağını büktü "Ona ne şüphe."
Alin deşici bakışlarını Yağız'a dikerken, Yağız; ağzına zinciri çekti.
Alin daha fazla dayanamazken peşlerine takıldı. Yukarıda telefonunu şarj etme imkanı bulmuştu.
Şimdi arka koltukta sessizce Alaz'ı arıyordu ama herhangi bir cevap yoktu. İçine huzursuzluk çökerken iç çekip elleriyle oynadı.
Alin böyleydi. Ne zaman ki içi daralsa, başı aşağı eğilir; parmakları hareketlenmeye başlar. Bu biraz üzüntü, biraz utanç anlamına geliyordu. Onu temsil edecek bir hareket varsa o da buydu.
Evin önünde araba dururken Alin çocukları içeriye davet etti ama Alaz, ikisinden başka bir istekte bulunmuştu. Alin'in ısrarlarını reddedip eve girmesini beklediler.
Alin gözden kaybolurken Barış, Anıl'ı; Yağız, Cemre'yi aradı.
"Alo, naber güzellik?" Yağız asla kendinden ödün vermiyordu. Konu ölüm kalım dahi olsa flörtöz takılabilecek kapasitesi vardı.
"İyi, yakışıklı. Seni sormalı."
"Sesini duyunca iyi oldum bir..." Barış bu boğucu konuşmalarına göz devirmekle yetindi.
"Seni Alin'e götüreyim mi? Alaz'ın işleri var biraz. Tek kalmasın ha? İster misin?"
"Olur! Kendim gidebilirim ama."
"Geldim say. 5 dakikaya aşağıya inersin."
O sırada Barış Anıl'la konuştu.
"Evet, kardeşim. Kıza görünmeden bekleyeceksin. Alaz sana anlatmış zaten. 10 dakikaya gelsen harika olur."
Karşı tarafın konuşmasını bekledi ve devam etti "Aynen abicim. Sağ ol, görüşmek üzere."
Yağız'a döndü. "Tamam mıdır her şey?"
Yağız başını salladı. "İçime pek sinmedi böyle ama. Kapıda beklemek saçma olur."
"Yani evet. Alaz'ın siniri 2 güne geçmezse sorun büyük demektir. Yarın ola hayrola."
Sessizce evin önünden ayrılıp Alaz'a haber verdiler.
Alin Cemre'nin gelmesini beklemiyordu. Cemre enerjik bir giriş yapmıştı eve ama Alin yorgunluktan bayılacak gibi hissediyordu. Aklı zaten Alaz'dayken Cemre'nin nereden çıktığını anlamıştı.
Misafir odasını Cemre'ye ayarlayıp yatak odasına geçti.
İlk defa bu odada tek uyuyacaktı ve bu onu huzursuz etmeye yetiyordu.
Memnuniyetsizce yatağa uzandı. Dakikalarca kıvrandı ama bir türlü uyuyamayınca homurdanarak ayağa kalktı.
"Seni bulmazsam adam değilim." Eline telefonu alıp Batu'yu aradı. Diğerlerini tanımıştı artık.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İttifak (+18)
Teen Fiction"Doğru; sen benim değilsin, ben seninim." . 2 genç yıllar önce ailelerinin yaptıkları anlaşma yüzünden evlenmek zorunda kalırlarsa? Gençlerden biri diğerine zaten aşıksa? Bu ittifak neler doğuracak? Peki ya bu anlaşma göründüğü gibi bir şey değilse...
