22

2.2K 51 8
                                        

YİRMİ İKİNCİ BÖLÜM

(Alin dilinden)
Daha önce çok nadir geldiğim binaya baktım.
"İlk defa mı geliyorsun?" Alaz'a döndüm. Başımı iki yana salladım. "Çok az geldim. Hatırlamıyorum pek."

"Geçelim." Dediğinde elini biraz daha sıktım. Böyle şeylerde hep ondan güç alıyordum. Kalabalıkta, yeni ortamlarda, stresli anlarımda.

Beraber içeri girer girmez iki adam bizi karşıladı.

"Alaz Bey, hoş geldiniz. Alin Hanım, hoş geldiniz."

Gülümsedim. Alaz "Hoş bulduk." Diyince konuşmaktan vazgeçtim. Tanıdık geliyorlardı ama isim olarak asla hatırlamıyordum.

Adamlardan biri elini bana uzatıp "Baran ben. Bundan sonra asistanınız olarak görevdeyim." Dediğinde gülümseyerek elini sıktım.

"Memnun oldum." Derken yanındaki de elini uzatıp konuştu "Emre ben de. Alaz Bey'in asistanı." Gülümsemekle yetindim.

Etrafa bakınarak ilerledim. Alaz'a dönerek aklımdaki soruyu sordum.

"Şimdi babalarımızın odalarını mı kullanacağız?"

Hafifçe sırıtarak başını iki yana salladı.

"O odalar çok uzak."

Kaşlarımı çatıp yüzüne baktım "E nerede çalışacağız?"

Başıyla karşıyı gösterdi. Baktığı tarafa gözlerimi çevirince şaşkınlıkla ağzım aralandı.

"A-alaz, buraya ne yaptın?" Yavuz amcanın odasını büyütmüş, araya bir duvar ve kapı yapmış ve hepsini camla kaplatmıştı.

"Beğenmedin mi? İşte de kocanı özleme diye."

Gülerek yürüdüm "Beğendim. Ama bu tarafı istiyorum. Süsleri daha tatlı."

Peşimden ilerledi "Orayı zaten senin için yaptım."

Duygusallığım bastırınca dudağımı büküp kollarımı açtım "Yaa Alaz..."

Gülümseyerek sarılışıma karşılık verdi.
Boynuma bir öpücük bırakıp geri çekildi. Kimsenin bizi görmemesi artı bir özellikti.

"Yavaştan alıştırayım seni."

Aradaki kapıyı açtı "Bu taraf benim ama aradaki kapı boşuna değil. Bol bol kullan diye."

Ben gülerken odamdaki dolaba yönelip açtı.

"Üstte evraklar var. Aradığın şeye göre ayrılmış. Bunlar ortaklarla yapılan anlaşmaların bir kısmı, diğerleri benim odamda, alttakiler ise imzalanmamış dosyalar."

"Ben ne yapmam lazım bilmiyorum ki."

"Farkındayım. Anlatacağım."

Saatlerce anlattığı şeylerle uğraşırken bayılacak gibiydim. Günü yarılarken açlıktan bayılacak gibi hala bana bir şeyler anlatmaya çalışan Alaz'a baktım.

"Bir şey soracağım."

Sorumu bekledi.

"Ben eczacı değil miyim? Boşuna mı o kadar sene okudum? Ne işim var benim burada?!"

Gülümseyerek elini çeneme attı. "Eczacıyken alacağın paranın 20 katını almak için güzelim."

Kısa süre gözlerim büyüdü "O kadar kazanıyor muyuz? Kişi başı?!"

İttifak (+18)Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin