Kader,
Kader herkesi bir araya getirirdi. Belki bir çift gözü tanımak isterdin ama o gözler seni istemezdi.
Bir gün...
Bir gün o gözler senin gözlerinden başka bir şeye bakmayacaktı.
Bir gün o gözler senin gözlerine ölüm gibi bakacaktı ama senin canını almayıp, senin canına can katacaktı.
O gözler senin sonun olacaktı,ama sonunun başlangıcı olacaktı. Seni yeniden yaşatacaktı.
Herkes birbirine bakıyordu bir tek hevesli olan Aleda idi. Bu kadar erken miydi?
Masadan gürültülü bir ses geldi. Aras ellerini masanın üzerine vurmuş, ardından sandalyesini iterek ayağa kalkmıştı.
"Amca!"
Hikmet Ovanlı'nın yüzü oldukça sinirli bir hale bürünmüştü. Bu şuan ona saygısızlıktı.
"Başımızda onca iş varken bu siktiğim oyun ile mi ilgileneceğiz!" Hikmet Ovanlı boğazını temizledi sakin kalmaya çalışıyordu.
"Aras otur yerine!"
"Buraya bunun için mi geldim?!"
Hikmet Ovanlı da ayağa kalktı.
"Geldiniz!"
Gözleri benim gözlerimi buldu. Şimdi konunun içine yeniden ben dahil olmuştum. Konuşsam ayıp olur muydu?
"Sen yapmadığın için ben yaptım...amca!"
Ardından Ayaz da ayağa kalktı. Ortam git gide gerginleşiyordu.
"Aras kendine gel! Burada bunu yapamazsın!"
"Sen konuşma lan sana mı soracağım?!"
Ayaz gülmesi ile Aras'ı alaya almıştı.
"Aras bu saygısızlığa derhal son ver!"
Aras alayla kahkaha atmaya başladı.
"Böyle saçma sapan bir şeye Alçin'i dahil etmeyeceksiniz!"
Aleda da ayağa kalktı. Ben,Çağıl ve Ege oturuyorduk.
"Senin Alçin'i dahil ettiğin gibi mi?! senin yaptığın...o sana, bize çoktan dahil olmadı mı?!"
Aras'ın gözleri donmuştu. Amcasının ona söylediği şeyler durmasına sebep olmuştu. Beni dahil ettiği şey evine almak mıydı? Suçumu biliyordu!
"Amca...! Konu bu değil!"
"Konu tam da bu Aras ne saçmalıyorsun sen?!" Aleda Aras'ın tam önünde duruyordu.
"Alt tarafı bir şey istedim! Bu kötü değil!"
"Aleda kızım odana çık." Hikmet Ovanlı az önce ki ses tonunu Aleda'ya karşı kullanmamıştı. Aleda bir şey demek istemişti fakat Hikmet Ovanlı'ya saygısızlık etmemek için susup ayrılmıştı. Ege de kalkıp Aleda'nın arkasından gitmişti.
"Çocuklar çıkın Aras ile özel konuşacağız."
Aras yeniden kahkaha atmaya başladı.
"Alçin burada duracak!"
Bu kaosun içinde ben Aras'ın adımı söylemesine şımarıyordum. Adım onun dudaklarından ne güzel çıkıyordu öyle. İsmimi çok güzel söylüyordu. Ve şunu da eklemek istiyorum;sinirliyken çok seksi biri oluyordu.
"Alçin isterseniz bahçeye çıkın lütfen." Artık ayağa kalkma sırası bana geldi.
"Çıkmayacak!"
"Aras derhal bu tavrına son ver son kez uyarıyorum!"
Derin bir nefes aldım müdahale etmem gerektiğini hissediyordum. Bir adım geri attım. Ayaz bana dönmüştü. Gözlerini dikmiş bir şeyler demeye çalışıyordu. Ona bakıp ardından Hikmet Ovanlı'ya döndüm. Ayaz Aras'ın gözü önünde sağ bileğimi tutmuştu. Önce bileğime sonra kendine döndüğümde yürümeye başladı. Benide peşinden götürüyordu. Arkamı dönüp Aras'a bakmıştım. Oda bana bakıyordu. Gözlerini sıkıca yumdu ve tam adım atacakken Hikmek Ovanlı kolu ile onu durdurdu. Ama o gözlerini benden ayırmıyordu. Ayaz beni bahçeye çıkarmıştı. Peşinden götürüyordu ve ben ağzımı açıp tek kelime edememiştim. Biraz daha yürüdükten sonra büyük bir alana çıktık. Açık alandı etrafta yer minderleri koltuk vardı. Elimi bırakıp bana dönmüştü.
"Üzgünüm bunu size yapmaya hakkım yok a-..."
"Yoktu evet!"
"Babam masada iken sizin araya girmeniz doğru olmazdı,biz Aras'ı ve babamı iyi tanıyoruz. Eminim o ikisi arasında halledecektir."
İlerleyip orada duran koltuğa oturdu. Bende onun yanına doğru oturdum.
"Aras size karşı neden bu ka-..."
"Ne ima etmeye çalışıyorsun?!" Oturduğum yerden tekrar ayağa kalktım.
Kaşları çatılmıştı.
"Bir imada bulunmuyorum." Ceketinin cebinden bir sigara paketi çıkardı ve dudaklarının arasına koydu.
"Sadece sana karşı fazla hassas." Sigara paketini bana uzattı ve içinden bir tane aldım yeniden cebine koydu ve çakmak çıkardı.
"Aras bunları yapacak biri değil." Çakmağı da uzattı.
"Bunun iması neden olsun herkes tarafından anlaşılıyor." Sigarayı yakıp çakmağı ona uzattım. O ise sigarasını yine bana bakarak yakmıştı.
"Belki aranız çok iyi onun için. Sakin ol sadece basit bir soru soracaktım." Sigarasını içine çekti ve bana bakmaya başladı.
"Pardon,yani kusura bakmayın içeride biraz gerildim." Tekrar oturdum.
"Biz Ovanlı ailesiyiz,biz hep gerginiz, karşımızdaki insanı da gergin ederiz." Alayla bir kahkaha daha patlatıp bana döndü.
"Sen bizim kim olduğumuzu biliyor musun?." Başımı salladım sadece.
"Demek ki her şeyi bilmiyorsun."
Sigaranın dumanı burnumdan çıkmıştı. İşte bu çok büyük bir şeydi. Aras ve ailesi gerçekte kimdi?
"Şaka yaptım sadece." Şakasına karşı gülmemiştim çünkü bunu anlıyordum. Ayaz da bir şeylerin peşindeydi. Bana karşı neden böyle davranıyordu. Ayağa kalktı ve yer minderlerinin arkasında duran küçük ağaca eğildi oradan da bir kültablası çıkarmıştı. Kendimi tutamayıp güldüm. O ise oturduğunda daha sevecen duruyordu.
"Akşamda böyle bir şey yaptınız."
"Ale yüzünden...hepimize bunu yaptırıyor. Ve işin kötüsü bundan zevk alıyor." Kolunu koltuğun üzerine koydu ve odağını bana çevirdi.
"Burada olmak seni rahatsız mı ediyor?" Bir kaç saniye düşündüm. Her şey beni rahatsız ediyordu kişisel problemim yok kimseyle ben kendimden rahatsız oluyordum.
"Hayır,sadece pek alışık değilim kalabalığa garip geldi."
Başını salladı ve sigarasını içmeye devam etti. Bende bir kaç duman daha çekip söndürdüm.
"Bir sakıncası yoksa...bir şey sormak istiyorum?"
"Tabii dinliyorum."
Bana bakarak sigarasını içmiş ve yine bana bakarak söndürmüştü.
"Burada olmanızın bir sebebi var mı? Asla yanlış anlamayın kapımız her daim açık fakat...Aras ilk defa böyle bir şey yapıp şaşırttı bizi...o yüzden size o soruyu sormak istedim." Öyle bir yerden sormuştu ki asla ne diyeceğime dair bir fikrim yoktu.
"Yanlış anlamadım sadece...evet Aras ile iki yakın arkadaşız." Saçlarımı geriye attım ve oturuşumu düzeltip Ayaz Koran'a dikkatli bir şekilde baktım. Yalan söylediğimi düşünmemesi gerekiyordu.
"Biliyorsunuz ailem yok ve Aras buraya geleceğini söyledi. Beraber geldik, önce sizleri görmek istedi bende görmek istedim tabii. Büyük annemlere geçeceğim zaten hesapta burada kalmak yoktu, sadece dün saygısızlık olmasın diye Aras'ı kırmak istemedim." İçimden derin bir oh çektim. Bu yalanı söylemek zorunda olduğuma inanamıyorum ama Ayaz inanmıştı. Doğrudan mimik bile oynatmadan gözlerine bakarak söylemiştim. Yavaş yavaş konuştum, gözlerimi kaçırmadım, beden dilini kullanmadım. Ayaz da zeki birine benziyordu yalan söylesem anlardı. Ama ben yalanı şuan ikimiz için yaşatılır bir hale getirdim. Bravo kızım başardın!
"İstediğiniz kadar kalabilirsiniz...sizin için iyi olacak. Hem Ale'nin defilesi...onun hakkında konuşmak ister misiniz?"
Sıkıntılı bir şekilde nefes verdim. Ayaz tekrardan elini cebine atıp sigara paketini ve çakmağı uzattı. İçinden bir tane daha alıp yaktım.
"Ben bilmiyorum bunun için hiç hazırlıklı değilim geri çevirirsem ayıp ederim değil mi?"
"Kesinlikle...Ale senin için bunu diyorsa ışığı almıştır. Dene bence..."
Gerçekten lanet olsun! Ne şımarık bir kız! Her istediği olmak zorunda hem beni tanımıyor bile! Sikeceğim defilesini!
"Kızmayın...bence sorun olmaz iki kıyafet giyeceksiniz...hem kendinizi göstermek ileride size çok katkı sağlayacak." Göz kırptı ve kendide bir sigara yaktı.
"Aras bu işten hiç memnun değil!"
Gülmüştü sigarasını yine bana bakarak içine çekmişti.
"Aras hiçbir şeyden memnun olmayan biri...ona uymayın."
Aras ah Aras! Senin amına koyayım!
Sesli bir şekilde kahkaha atmıştım.
Ayaz ise kaşları çatık bir vaziyette beni izliyordu.
"Pardon...aklıma bir şey geldi de."
"Küfür ettiğinizi duyar gibi oldum...bende."
"Sizde?"
"Ettiğiniz küfürden...bende yani."
İkimiz birbirimize bakıp koca bir kahkaha atmıştık. Orada oturup havadan sudan okulumdan konuşmaya başladık. Konuştuğumuz vakitlerde hep gülüyordum oldukça eğlenmiştim.
"Hadi...Ale ile konuşmaya gidelim."
"Evet kıza çok ayıp oldu." Önce o kalktı ardından üstümü düzeltip ben kalktım. Ayağımda dünden giydiğim topuklu ayakkabı vardı. Anlık kalkmam ile ayakkabının topuğu orada ki zemine saplandı. Ayağımı hızla çektiğimde sarsıldım. Çığlık atmaya fırsat bulmadan,Ayaz beni kollarının arasına almıştı. Ben yere yakın bir vaziyette duruyordum o ise bana doğru eğilmiş belimden tutuyordu. Dansın bitme anı gibiydi. Gözlerini bana dikiyor,hafif bir şekilde gülümsüyordu. Gözleri bir saniye benden ayrıldı etrafa baktı.
"Kuzen...!"
Doğrulmak isteyeceğim anda Ayaz'ın belimde ki eli gevşedi ve ikimizde yere kapaklandık. Sırtım yere değdiğin de acı ile inledim. Üzerim de ise Ayaz Koran duruyordu. Başını kaldırıp burnunu tuttu. Benim ise sırtım acımıştı. Başımı sağa çevirdiğim de Aras bize bakıyordu. Ben Aras'ın ilk defa öyle bir bakışını görmüştüm. Bu sefer çok farklı bakıyordu.
"Ah!"
Sırtım gerçekten ağrımıştı. Ayaz ise inadına üzerime ağırlığını veriyor beni altında eziyordu. Yerde gördüğüm bir çift ayak olmuştu. Ayaz üstümden itelenmişti ve yanıma düşmüştü.
"Senin amına koyacağım Ayaz!"
Ayaz kahkaha atmış ve doğrulmuştu. Aras ise hemen elini uzatmıştı,hiç düşünmeden elini tuttuğum da sert bir şekilde elimden tutup beni kaldırmış,yanına doğru çekmişti. Öyle bir çekmişti ki burnumu omzuna vurmustum.
"Off!" Burnum kırılmıştı kesin kırılmıştı. Ne halt oluyor kahretsin! Ayaz bilerek yaptı Aras'ı gördü her şeyi bilerek yaptı orospu çocuğu!
Gözümü açtığımda Aras'ın omzunda kan lekesi gördüm. Elimi burnuma attığım da avucuma oluk oluk kan akıyordu.
"Alçin...iyi misin?!"
Ayaz bize doğru gelirken Aras bakışlarını bana çevirmişti. Elimi burnumdan çekti ve yüzüme bakmaya başladı. Gözlerinde endişe görmüştüm.
"İyiyim...kırıldı yani kesin...sert zemin ne de olsa." Kıkırdamaya başladım. Acıyı gülme ile bastırıyordum. Aras ise hemen beni tutup kaldırmıştı.
"Dur ne yapıyorsun?!"
Boynuma kadar inen ıslaklığı hissediyordum.
"Aras indir beni! Amcan!"
"Sikeyim amcamı!"
Koşarak içeriye doğru ilerledi.
"Aras yapma amc-..."
"Canın acıyor mu?!"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SİYAH SATIR (+18)
Chick-LitKader. Kader herkesi bir araya getirirdi. Belki bir çift gözü tanımak isterdin ama o gözler seni istemezdi. Bir gün Bir gün o gözler senin gözlerinden başka bir şeye bakmayacaktı. "Gözlerinin içinde kendimi güzel görüyordum ben bir tek." "Kendine...
