Uyandığımda bomboş hissediyordum.
Fiziken olduğu gibi ruhen de bomboştum.
Aras'ın odasında uyumuştum yine. Ne zaman geldiğimi bilmediğim odası tabii. Kendisi yoktu ama üzerimde tişörtü vardı. Hemen kokusundan anlamıştım. Asıl anlamadığım kötü bir adam nasıl böyle güzel kokardı?
Aşağıya indim ve doğrudan mutfağa girdim.
"Salondayız kızım gel buraya!"
Tekrardan çıktım ve salona doğru ilerlemeye başladım. Sağda büyük camın önünde masada oturan üç kişi vardı. Hilde,Aras ve görünce tüm uzuvlarıma ağrının girmesine sebep olan bir kişi daha. Olduğum yerde öylece durdum ve masaya bakmaya devam ettim. Ne bir adım ileri gidebildim ne bir adım geri kaçabildim öylece durmuştum ağaç gibi. Aras'ın kalkıp yanıma doğru yürüdüğünü gördüm. Hilde'ye baktığım da ise gözlerinde bir endişe görüyordum sadece. Niye uyanmıştım ki niye geldim ki buraya?
"Gel Alçin ben buradayım."
O koluma girdiğinde kulağına doğru eğildim.
"Hatırlarsan yine sen varken ben bu evde yerden yere vurulmuştum."
Kısık sesle kurduğum bu cümle Aras için sanki bağırarak konuşulmuş gibi olmuştu. Oda benimle beraber ağaç gibi dikilmişti salonun orta yerine.
Hiçbir şey demeden zorla adım atmama sebep olmuştu. Koluma girdiği için o adım attığında bende onunla yürüyordum. Durdurmak istiyordum ama durmuyordu. Masanın önüne geldiğimde Aras oturmuştu ben ise Onur ile bakışıyordum.
"Lütfen korkma gel otur her şeyi baştan konuşalım."
Bu ses tonunu duyunca daha çok ürkmüştüm. Bu adam beni öldüresiye döverken daha farklı bir sese sahipti bir canavar gibiydi.
"Gel kızım yanıma."
Hilde elimi tuttu ve güven verircesine başını salladı. Bende hemen yanına oturdum. O bana servis koyarken ben hâlâ Onur'a bakıyordum oda bana.
Sessizlik içinde devam eden bu anı Onur bozdu.
"Bak biliyorum neler düşünüyorsun benden nefret ediyorsun anlıyorum ama ben bugün buraya her şeyi en başından almaya geldim."
Derin bir nefes aldım.
"Keşke o gün geldiğinde de aynı performansı gösterseydin."
"Haklısın ama be-..."
"Ama ne? Başkasının gönderdiği biri miydim senin gözünde de bu yüzden mi yüzünü öfke kaplamıştı bundan dolayı mı bir kadını ölesiye dövdün?! Yoksa Aras'a gerçekten çok mu değer veriyorsun?! Sen beni Aras'tan koruyabildin ama beni o gün senin elinden Aras bile koruyamadı...suçsuz olmama,hiçbir şeyi bilmememe rağmen!"
Hemen masada ki şişeye uzandım ve bardağa su doldurdum. Bağırmaktan boğazım acımıştı. Onur'a baktığımda bakışların da hüzün vardı keşkeler vardı ama bir anlamı yoktu.
"Banada hak ver Aras ilk defa evine birini alıyor hemde hiç tanımadığı birini! O gün davet günü sen onun karşına çıkıyorsun hiç olmaman gereken bir yerde oluyorsun ne düşünmemi bekliyordun?"
"Aras'a bile bu durumu izah ettiğim de sesini çıkarmamıştı."
"Aras yalnızca gözden çıkardığı insanlara sesini çıkarmaz Alçin."
Aras masada yokmuş gibi,benim kalbimi parçalara ayırmamış gibi konuşmuştu. Sesli bir şekilde kahkaha attım ve Aras'a baktım.
"Ne o bunca zamandır rol mü yapıyordun? Ya da beni iyi kullanabilmek için beni mi tanımaya çalışıyordun?"
Hayır Alçin ağlama gül! Arsızlığa vur gül ağlama. İki güzel söz söyledi ve sen buna inandın diye kendine kızma bekle gül alayla gül hepsinin intikamını aldığında onlara güleceğin gibi gül.
Aras tepkisizdi hiçbir şey dememesi sinirimi bozuyordu susuyordu. O gün gözümün önünde Onur'un eline sıkan adam şuan susuyordu. Sus Aras hep sus ben konuştuğum zamanda böyle susacaksın.
"Şuan benden ne istiyorsun?"
Diyerek yönümü Onur'a çevirdim.
"Öncelikle aramızda ki bu problemi halletmeliyiz...ben çok özür dilerim Alçin ne kadar dilesem affetmezsin anlıy-..."
"Affettim."
Kaşlarını havaya kaldırdı oldukça şaşırmıştı.
"Ne dedin?"
"Affettim, özrünü kabul ediyorum bencede her şeye yeniden başlayıp iki arkadaş olabiliriz."
"Ciddi misin?"
"Oldukça."
Şaşkın ifadesi gitmiş yerine ise mutlu halı gelmişti.
Hepiniz şaşırın ya da mutlu olun ya da olduğunuzu zannedin. Hiç beklemediğiniz an daha çok şaşırtacağım sizi ama mutlu etmeyeceğim.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SİYAH SATIR (+18)
ChickLitKader. Kader herkesi bir araya getirirdi. Belki bir çift gözü tanımak isterdin ama o gözler seni istemezdi. Bir gün Bir gün o gözler senin gözlerinden başka bir şeye bakmayacaktı. "Gözlerinin içinde kendimi güzel görüyordum ben bir tek." "Kendine...
