"Peki sen neden benimle oynadın Onur?"
Sorusunu yönelttiği kişi ile göz göze gelmişti Aras. İçinde bitmeyen bir üzüntü vardı. Kim dokunsa üzmeye devam ediyordu.
"Senin için yaptım kardeşim,beni anlamanı istemiştim sadece."
Onur Aras'ın gözlerine bakıyor bir şey demesini bekliyordu.
"Her şeyi benim için yapma Onur. Benim için yapacağın şeyler bitti artık."
"Ama oda yalan söylerse,yani Alçin. Oda seninle oynarsa?"
Aras Alçin'in adını duyduğu an heyecanlanmıştı. Onu hep gördüğün de içini heyecan kaplıyordu. Saçlarını,kokusunu,vücudunu kalbini her şeyini bilmek istiyordu. Hepsini sevmek istiyordu. Onun yanında bir çocuk gibi oluyordu.
"Alçin yalan söylemez,ben anlarım."
Onur acıyla gülümserken,Aras Onur'un haklı çıkma ihtimalini sadece saniye farkla düşünmüştü. Eğer bu gerçek olursa Aras ne yapacağını gerçekten bilmiyordu.
"Ya anlamazsan,ya inanırsan?"
Aras derin bir nefes aldı. Deniz kenarında oturuyor olmasına rağmen bulunduğu konum ona dar gelmeye başlamıştı.
"İlk defa bir yalana inanmayı isterim bende."
Ayağa kalktı denizi izledi, Alçin'i izledi. Oda su gibiydi. Ama tek kendine aksın istiyordu.
"Yani yalan söyleyeceğini düşünüyorsun öyle mi?"
"Herkes yalan söyler,Alçin ise yaşatır."
Onur anlamadığını belli ederek Aras'a bakmaya başlamıştı ama Aras'ın yörüngesi çok farklı bir yere aitti. Alçin'i düşünüyordu. Kötü düşünmek istemiyordu hep iyi olsun,o iyi kalsın istiyordu.
"Bende sana yalan söyledim Aras ama senin için yaptım bunu."
"Sorun da bu işte Yeşil,oda benim için bana yalan söylerse ona kızamazsın. Kendin de aynı durumu yaparken."
"Ben seni korumaya çalışıyorum Aras!"
"Onunda beni korumayı istediği bir gün olur Onur,o gün geldiğinde ona sakın kızma."
"Neden onu koruyorsun?"
Aras,bilinmezliğe doğru dalmıştı kendi de bilmiyordu. İçinden bir ses yapmaz diyordu sadece.
"Gözleri Onur, ihanete açık olan bir göz benimle bakışır mı sanıyorsun?"
Yerden topladığı çakıl taşlarını denize atmaya başlamıştı.
"Bana da kızgın mısın?"
Son taşı sertçe atmıştı boğazın serin sularına. Kendini de atmak istediği gibi.
"Değilim...en başından anlamıştım senin olduğunu konduramamıştım sadece sebebini anlıyorum."
Onur ayağa kalkıp Aras'a sıkıca sarıldı.
"Senin için yapamayacağım şey yok biliyorsun değil mi kardeşim?"
Aras usul usul başını salladı.
"Tek bir şey yapma o zaman Onur."
"Ne yapmayayım?"
"Alçin...ona dokunma,ona bir daha sakın dokunma Onur. O senin benim gibi pislik değil...onu yalanın içine dahil eden benim."
Derin bir nefes aldı, sonradan söyleyeceği şeyler kendini de üzmeye başlamıştı.
"Onu kandırdım,onu kullanmak istedim ama... işler istediğim gibi olmadı. O şuan ne isterse yapabiliyor. Bu onun sadakat testiydi. Telefonu elinde sürekli dinleniyor mesela."
Onur şaşkınlıkla kaşlarını havaya kaldırmıştı.
"Evin bir kaç noktasında kamera var,özellikle izliyorum... yapmıyor Onur yapmıyor. Benim odamda yatıyor mesela...odamın aşağı camına bakan iki kişiyi oradan kaldırdım bakayım ne yapacak diye...farketmedi bile kaçmayı düşünmedi,kaçmayı bırak pencereden aşağı bakmayı bile düşünmedi."
Onur anladığını dile getirirken başını sallıyordu.
"O yüzden ona bir daha sakın dokunma,hatta mümkün mertebe aranı iyi tut...o çok yalnız,benimle çünkü."
Tekrardan derin bir nefes aldı. İşte şimdi canının acıdığını hissetmişti.
"Benimle olan herkes yalnızlaşır Onur."
Onur tekrardan Aras'ı teselli edercesine sarıldı.
"Eğer bir gün sana yalan söylerse ve sen bunu anlarsan?"
"Anlayacağım,ama yalanını değil bunu neden yaptığını anlayacağım.."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
SİYAH SATIR (+18)
Literatura KobiecaKader. Kader herkesi bir araya getirirdi. Belki bir çift gözü tanımak isterdin ama o gözler seni istemezdi. Bir gün Bir gün o gözler senin gözlerinden başka bir şeye bakmayacaktı. "Gözlerinin içinde kendimi güzel görüyordum ben bir tek." "Kendine...
