20. Bölüm

800 66 55
                                        


Manjirou, Takemichi yi zorla yatağa fırlattı. Takemichi stresle ağlamaya başladı.

"Manjirou bırak yalvarırım!"

"Cezanı çekmen gerekiyor değil mi?"
Takemichi yutkundu.

Flacback*

Tenka ağlamaya başladığında izana kulaklarını kapatarak mutfaktan koşarak çıktı. Diğer bonten üyeleri resmen kalktıklarında yerin salandığını hissediyordu.

Manjirou kulaklarını kapattı bağırarak küfür edecekti sınırdaydı.

Kakuchou o sıra Takemichi nin yanına geldi ve Tenka yı konuşarak sakinleştirmeye çalıştı.

Takemichi, Tenka ya göz kırpmıştı. Tenka da bağırması kesmiş ve gülümsemişti.

"Yardım etmeye çalıştığın için teşekürler kaku."

"Sorun değil bakamichi."

Kakuchou gülmüş ve ellerini Takemichi nin omzuna koymuştu. Takemichi ise sağ elini yumruk yapmış ve göğüsünün oraya götürüp gülümsemişti.

Manjirou sinirle masadan kalktı ve Takemichi nin kolundan tutarak onu dışarı çıkardı.

Kaichirou ve Maichirou tam Takemichi nin peşinden koşacaklardı ki Kakuchou onları tutmuştu.

Flacback end*

"Ye- yemin ederim ne yaptığımı bilmiyorum!"

"O zaman bilmeni sağlarım."

Takemichi belindeki ağrı yüzünden hareket etmekte zorlanıyordu ama Manjirou dan kaçmak için kapıya doğru bütün gücü ile koştu.

Manjirou, Takemichi yi yakalamış ve masaya fırlatmıştı. Takemichi kafasını masaya çarpınca inledi ve doğrulmak üzereyken Manjirou, Takemichi nin kafasını masaya bastırdı.

"Seni buraya bağlamamı istemiyorsan adam akıllı dur. Yoksa cezan artar."

"Lü- lütfen! Eski günlerin hatrı da mı yok sende Sano! Çocuklarımla güzel bir hayat yaşamak istiyorum! Bu siktiğimin hayatı bile bunu bana çok görüyor! Tanrı hepinizin belasını versin!"

"Verecektir merak etme."
Takemichi kafasını kaldırmaya çalışınca Manjirou derin bir iç çekti.

•••••

Takemichi korku ile kafasını geriye doğru attı. Titriyordu. Manjirou ise sırıtıyor ve sigara nın zehirli dumanını içine çekiyordu.

Takemichi kemerle masaya bağlanmıştı. Çıplak sırtından terler akıyor ve tahta masayı ıslatıp sıcak yapıyordu. İki ayağıda diz kısımları halatla birbirine bağlanmıştı.

Manjirou bir sandalye cekmiş ve oturmuştu. Takemichi nin deliğinin etrafında gezdirdi parmaklarını. Takemichi kafasını masada aşağı atarak ağlamaya başladı.

"Çok fazla ağlayıp sinirimi bozuyorsun."

Manjirou sigarasını ağzından çıkardı ve Takemichi nin deliğine batırdı. Takemichi acı ile bağırdı.

"Yanıyor mu? Merak etme şimdi geçer."

Manjirou cebindeki kumandayı çıkarıp düğmesine basınca Takemichi çığlıklar atıp çırpınmaya başladı. Manjirou sandalyeden ayağa kalktı ve Takemichi nin yüzüne baktı. Kıvranıyordu çığlık atarak ağlıyordu.

Yere damlayan kan ile düğmeyi kapattı. Deliğinin her tarafı kan olmuştu. İki parmağını Takemichi nin deliğine soktu. Takemichi yapmaması için yalvarıyordu.

Manjirou iki parmağını çıkardı. İkisi de kan olmuştu. parmakları ağzına götürdü ve kan olan parmakları emdi.

Takemichi bayılmak üzereydi. Manjirou bunu görünce derin bir iç çekti ve cebindeki zippo çakmağı çıkardı ve yaktı. Takemichi nin göğüs uçlarına getirdi ve orayı yaktı.

"YA- YAPMA ACIYOR!"
Manjirou, altında kıvranan Takemichi yi görünce kıkırdadı. Hoşuna gidiyordu.

Manjirou iki parmağını Takemichi nin deliğine yeniden soktu. İki de o sayı dörde çıktı. Takemichi yapmaması için yalvarıyor ve durmasını istiyordu. Hıçkırarak ağlaması buna biraz engel oluyordu.

O anda odanın kapısı açıldı. Manjirou kapıya baktı. Kisaki vardı. Kisaki onlara sırıtarak baktı Manjirou, Kisaki nin Takemichi ye baktığını görünce gözlerindeki acımasız duygusu ile ona baktı. Kisaki yutkundu.

"Mi- Mikey aşağı gelmen gerek size çok önemli bir haberim var."

"Ha?"

•••••••••••••••••••••

FreakBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin