Manjirou sinirle Sanzu nun yakasına bıraktı. Bütün bonten titriyordu. İzana ise umursamıyor telefonundan subway surfers oynuyordu.
Manjirou avcunda sıktığı takip cihazını yere fırlattı. Takip cihazı kanla dolmuştu. Diğer elinde de kanlı makas vardı. Takemichi lavaboyu öyle bırakmıştı. Manjirou onun her durumda buradan kaçabileceğini anlaması için bir dersti bu.
İzana şokla yere atılan kanlı takip cihazına ve Manjirou nun elindeki kanlı makasa baktı.
"Oha amına koyim! İnsan sevmedi mi harbiden sevemiyormuş lan!"
Manjirou sinirle İzana ya baktı. İzana ise sırıtıyordu.
"Anla şunu Mikey. Hanagaki seni sevmiyor. O çocuk senden kurtulmak için götüne makas sokup, derisini delecek kadar senden nefret ediyorsa bu senin sorunun."
Sanzu ve diğer üyeler İzana nın cümlelerinden sonra şok olmuştu. Takemichi bunu kendine yapabilecek kadar kötü bir duruma cidden düşmüşmüydü?
"Bul şimdi bu sikik ülkede."
"Takemichi yi ne olursa olsun buraya getirin!"
•••••••••••••
Takemichi elindeki kartı aldı ve çantasına koydu. Eski evlerine gelmişlerdi çantalarında her şey öylece duruyordu.
Uçakla gidemezdi. Manjirou çok kolay onu bulurdu. Japonya dan uçakla oraya gidemezdi. Her türlü yol bok yoluydu. Bu şehirden gitme şansı vardı ama. Japonya belediyesi başka şehirlere gezi düzenlemişti ve Takemichi bunu duyduğu gibi katılmıştı.
Şimdi ise Kaichirou ve Maichirou yorgunluktan uyuya kalmışlardı. Takemichi nin odasında uyuyorlardı birisi gelince anında oraya gidebilmek için.
Tenka ise şuan Takemichi nin ona yaptığı patates kızartmasını yiyordu. Takemichi de kendine bir şeyler hazırladı. Çok zayıflamıştı. Zaten zayıftı artık kemikleri gözüküyordu.
Bu yerden gitmesi gerekti. Manjirou buraya elbet gelecekti. O yüzden burdan gitmesi gerekti ama gidemiyordu. Kapının çalınmasıyla Takemichi titreye titreye kapıya gitti ve kapının deliğinden kim olduğuna baktı.
Yaşlı bir adamdı. Takemichi kapıyı açtı ve adama gülümsedi. Bu gülümseme sahteydi ama kimse bunu anlayamazdı.
"Merhaba evladım. Buradaki Hanagaki Takemichi adında bir çocuk yaşıyormuş o sen misin?"
"Hayır amca benim adım Leo Laende. İsterseniz geçin içeri."
"Yok evladım saol da Hanagaki Takemichi denen çocuğa ne oldu?"
"Amca bilmiyor musun? O çocuk uzun zamandan beri ortalıkta yok ya. Bar da çalışıyordu bir şey gelmiştir büyük ihtimalle. Uzun zamandan beri ortalıkta olmayınca ev sahibi evi saattı."
"Anladım evladım."
"Siz neden gelmiştiniz?"
"Artık önemi yok."
Diyip arkasını dönüp yürümeye başladı yaşlı adam. Takemichi yavaşça kapıyı kapattı ve koşarak içeri geçti. Kendi odasının kapısını açtı ve çocuklarını uyandırdı.
Emin olduğu tek şey bu adamın Manjirou nun adamı olmasıydı.
•••••••••••••
Yaşlı adam telefonunu çıkarttı ve numarayı tuşlayıp arama butonuna bastı. Kulağına götürdü. 2. Çalışta açılmıştı.
"Hanagaki Takemichi adında birisi orda yaşıyor mu?"
"Hayır efendim Leo Laende adında güler yüzlü bir genç açtı kapıyı Hanagaki Takemichi adında çocuğun uzun bir süre önce kayıplara karıştığını söyledi sadece. Ev sahibi de evi bu gence satmış."
Manjirou telefonu kapattı. Ev sahibi evi satamazdı çünkü o ev Takemichi ye aitti. O evin sahibi Takemichiydi.
"Gidiyoruz."
"Bırak beni! Sen kimsin!"
"Hadi güzel gözlüm sadece eğlenicez!"
İğrenç sesin sahibi iğrenç bir kahkaha atarken Takemichi nin ağzına tuttukları bez yüzünden Takemichi yavaş yavaş bilincini kaybetmeye başladı.
Evden çıkacak yaşadıkları durumdu bu.
Takemichi nin mutlu olmaya hakkı mı yoktu?
•••••••••••••••
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Freak
FanficManjirou, Takemichi yi cezalandırmıştı. Manjirou resmen Takemichi nin hayatını berbat etmeye yeminli gibiydi. Papa kitabı gibidir ama komik değildir. Olumsuz her şey burdadır.
