32. Bölüm

644 68 65
                                        


Takemichi yattığı yerden doğruldu ve gözlerini avuşturdu, gözleri çok acıyordu. Burası onu çökertmişti.

Yataktan indi ve levobonun yolunu tuttu. Lavaboya girip ihtiyaçlarını giderdi ve elini yüzünü yıkayıp odadan çıktı.

Çocuklarının odasına girdi. Ran, Rindou ve Sanzu da ordaydı.

Tenka, Rindou nun saçlarını yamuk yumuk bir şekilde örmüş ve bunla gurur duyup Sanzu nun saçlarını örmeye başlamıştı. Ran ise kardeşinin tipiyle dalga geçip kahkaha atıyordu. Kaichirou ve Maichirou da Ran a eşlik ediyor onla birlikte gülüyordu.

Tenka sinirle Ran a ve gülen abilerine bakıp ayağa kalkıp baş parmağını Ran a doğrulttu.

"Rin- Rin abiye gülmeyin!"
Tenka Rindou diyemediği için Rin- Rin diyordu.

"Onun saçı çok güzel bi kere! Sen kendi saçına bak! Çok kötü! İnek yalamış gibi yana kaymış!"

Rindou dayanamayıp kahkaha atarken bu seferde Sanzu da onlara katılmış gülüyordu. Rindou, Tenka yı kucağına aldı ve baş parmağını o da abisine doğrulttu.

"Avukat hanım beni seviyor inek yalanmış saçlı ezik bey. Bu durumda yapabileceğiniz hiçbir şey yok!"

"Bende yanımda ki iki erkek avukatı kullanıyorum."

Tenka gözlerini kısarak Kaichirou ve Maichirou ya baktı. Kaichirou da Maichirou da yutkunmuştu. Maichirou ellerini havaya kaldırdı.

"Beni Tenka nın gazabı ile cezalandırma! Bu işte yokum."

Kaichirou da Maichirou yu başıyla onaylamıştı. Sanzu kahkaha atarken Ran da bıkmış gözlerle Rindou ve kucağındaki Tenka ya baktı.

"İşte en güçlüsü bende! Son level boss Hanagaki Tenka! Mutlak güç artık benim!"

Odadaki herkes gülmeye başlamıştı. Takemichi içinden buradaki bütün üyelere minnettarlığını sundu. Onlar olmasaydı ne yapardı?

Çocukluğunu yaşayamamış insanlar hala bir yerde çocuktur değil mi?

Takemichi düşündü. Çocuklar ne zaman kadar burda eğlenebilirdi? Ne zamana kadar gülebilirlerdi? Ne zamana kadar?

Takemichi kendi odasının yolunu tuttu. Yüzünde ürkütücü bir sırıtma vardı.

"Yakın bir zamanda buradan çocuklarımla beraber siktir olup gideceğim."

•••••••••••••••

Takemichi deliğinden akan kanlara baktı nefes almaya çalıştı. Gözünü yerdeki takip cihazına baktı. Bu cihaz ona fazla acı çektirmeşti.

Gözünde yaşlar akıyordu canı fazla yanmıştı. Yerdeki kanlı makasa baktı.

Takemichi içindeki takip cihazını çıkarmak için parmaklarını kullanmıştı ama cihaz etine girdiğini anladığında o sinirle makası deliğine sokmuş ve cihazın girdiği et kısmını delmişti. O kadar acıya rağmen parmaklarını yeniden deliğine sokup takip cihazını çıkarmıştı.

Takemichi bonyoya sürünerek girdi ve soğuk suyun içinde kendini rahatlatmaya çalıştı. Kolay olmamıştı. Bu yara onu yürütmezdi. Biraz burada kalmak zorundaydı. Manjirou 2 haftalığına başka bir mafya ile görüşme yapabilmek için gitmişti. Çoğu bonten üyesi de Manjirou ile beraber gitmişti. Binada kalan kişiler, Sanzu, Rindou ve Ran dı.

2 hafta boyunca ağrı kesici ve merhemlerle bu işi halledebilirdi önemli olan buradan Manjirou yokken kaçmaktı. Manjirou varken kaçamazdı. En azından işin zor kısmını halletmişti. Odası ile banyo birleşikti o yüzden kimse bu banyoya girmeyi aklından bile geçiremezdi. Ölmek istiyorsa deneyebilirdi.

Destek alarak kalkmaya çalıştı ama imkansız gibiydi. Sürüne sürüne yatağına gitmekten başka çaresi yoktu.

"Yaşamak için değil çocukların için yapıyorsun Takemichi!"

Takemichi kendine cesaretlendiren tek cümleyi söyleyip gülümsedi.

••••••••••••••••

FreakBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin