Yazar Notu:
Merhabalar, sevgili okurlarım;
Maskeli Bir Gece'nin finalinin ardından, koşup buralara geldim ve yeni hikayemle karşınızdayım!
Umarım beğenirsiniz, sizi kocaman öpüyorum.
✴✴✴
Krem rengi dolabımın kapağını araladım ve karşısına geçtim. Kıyafetlerim için özel olarak hazırladığım kombinlerimi, özenlice raflara dizmiştim. "Sonbaharda giyinirim." adlı rafların bulunduğu yere doğru uzandığımda, bordo rengi kıyafetlerim ile göz göze geldik.
Ten rengi çorabım, bordo ve desenli mini eteğim. Üstüne ise çiçek desenli bol bir triko... Onun da üzerine bordo ceketim. Gözlerimi kıyafetlerimden çekmek istemiyordum. Saç rengim ile kıyafetlerimdeki renkler birbirine çokça zıttı ve kesinlikle uyuşmuyorlardı. İnsanların bakışlarını üzerime çekmeye artık çokça alışmıştım ve turuncu saç ile bordo rengi bir ceketi yan yana gördüğünde, kaşlarını çatarak bakan insanları umursamıyordum.
Saçlarım uzun ve oldukça düzlerdi. Onları hareketlendirmeyi seviyordum, en azından hayatım kadar renkli bir görünüme kavuşmaları gerekiyordu. Maşa yardımıyla istediğim görünüme kavuştuktan sonra, aynadaki görüntüme gülümseyerek baktım, artık hazırdım.
Ben Azra Güler. Soyadım Güler olabilir fakat sürekli gülen bir tip değilim. Hayatım genellikle aksiyon olmadan, adrenalin duygusunu tatmadan sıkıcı geçer. Arkadaşlarımla buluşmayı severim fakat onlar tarafından sürekli ekilirim, hatta şimdi bile...
''Alo?''
''Azra tatlım? Nasılsın!" sesi coşku doluydu.
''İyiyim Kayra'cığım, gayet iyi. Ya sen?''
''İyiyim balım, biliyorsun yeni döndüm sayılır. Bu arada şey diyecektim. Evden henüz çıkmadın, değil mi?"
Siyah, deri retro topuklu botlarımı çoktan giyinmiş fermuarını çekerken, onu yanıtladım.
"Pek sayılmaz, şimdi çıkıyordum. Bir şey mi oldu?"
"Uzaylılar tarafından kaçırılmadım ya da bir yakışıklı tarafından..." kıkırdadı. "Pekâlâ, tamam. Söylüyorum... Eve geri dön çünkü ben gelemiyorum."
Aman ne şaşırdım!
Omuzlarımı dikleştirdim ve önüme gelen saçlarımı, ellerimle düzelttim.
"Umarım geçerli bir sebebin vardır, Kayra."
"Biliyorsun... Tatilden yeni döndüm ve Ege sürpriz yapmak istemiş. Eğer onu yalnız bırakırsam-"
"Anlıyorum, her zamanki gibi konumuz yine Ege."
"Hayır, sadece... Onu affetmedim ama biliyorsun konuşmak istedi ve."
"Kayra?"
"Efendim?"
"Sadece git ve eğlen tamam mı? Sana kızmayacağım, sonra görüşürüz."
"Seni seviyorum!"
"Ben de öyle."
Ve telefon kapandı. Bu Kayra için gerçekten klasik bir durumdu bu yüzden artık şaşırmıyordum. Onun için sevgilisi her zaman önceliğiydi ve bunu artık kabullenmiştim. Ritüel olarak, çocukluğumuzdan beri her hafta sonu Kayra ile buluşur ve birlikte vakit geçirirdik. Eğer elzem durumlar yoksa, bu buluşma asla aksatılmazdı. Ta ki Kayra'nın hayatına, biricik sevgilisi Ege girene kadar...
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Turunculu.
Ficção AdolescenteHayaller, derin bir uçurumu andıracak kadar derinlerdi. Kaderin yazıldığı uç noktalar, hayallerin bittiği yerlerdi. Uçsuz bucaksız, eşsiz dünya da kurulan hayaller... Güvenerek başlanırdı her yola, inanılırdı kavuşulabileceğine bir gün...
