İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

On Beş

2.3K 165 18
                                        

Sabah'ın köründe Reven bir tepeye tırmanıyordu. Birtek o değil Molly hariç Weasley ailesin, Lily hariç Potter ailesi, Remus, Remus'un oğlu Teddy, Sirius, Regulus, Hermonine ve Conopus'da vardı. Hep birlikte 422. Quidditch Dünya Kupasına gitmek için nerde olduğu belli bile olmayan bir Anahtara gidiyordu.

Ron yol boyu söylenip durmuştu. Reven hem sabah erken kalktığından hemde uzun zamandır yürüdükleri için somurtuyordu.

"Geldik" dedi Mr.Weasley

"Şimdi iş Anahtar'ı bulmak kaldı" dedi Mr. Weasley, gözlüğünü yeniden takıp yere bakınarak.

"Büyük bir şey değil... Hadi..."

Çevreye dağılıp aramaya başladık ama daha neye benzediğin bilmediğim bir Anahtar'ı nasıl bulabilirim ki? Henüz bir iki dakika geçmişti ki, sessizlik bir
bağırmayla kesildi.

"Burada, Arthur! Burada, oğlum, bulduk!"

Tepenin öbür tarafında, yıldızlı gökyüzünün altında iki karanlık ve uzun siluet duruyordu.

"Amos!" dedi Mr.Weasley.

Gülümseyerek, seslenen adama doğru yürümeye başladı. Diğerleri de hemen peşinden gitti. Reven gördüğü kişi ile yutkundu. Bu genç adamı hemen tanımıştı. O gün Diagon Yolunda çarptığı kişiydi. Genç adamla gözleri buluştuğunda. Genç adamda onu tanıdı.

Mr. Weasley çalı gibi kahverengi sakallı, kırmızı suratlı bir büyücüyle el sıkışıyordu.
Adamın öbür elinde küflü görünüşlü, eski bir çizme vardı.

"Çocuklar, bu Amos Diggory," dedi Mr.Weasley.

"Sihirli Yaratıkların Düzenlenmesi ve Denetimi Dairesi'nde çalışıyor. Sanırım oğlu Cedric'i tanıyorsunuzdur"

Cedric onlara bakıp, "Selam" dedi. Ve herkesle el sıkıştı en son Reven'e yaklaşıp elini narince tutup öptü. Reven nefesini tutmuştu. İçinden iyiki Sirius buraya bakmıyor diye geçirdi.

Herkes kelimesi aslında yalandı. İki kişi dışında herkes el sıkıştı. Başlarıyla selam veren Fred ve George dısında herkes. Cedric'in takımı geçen yılki ilk Quidditch maçında Gryffindor'u yendiği için ikisi de onu affetmemişlerdi.

Cedric, Harry ve Ron'un yalandan öksürüğüyle gözlerini Reven'den ayırıp babası'nın yanına gitti.

Ginny ve Hermione imalı bur şekilde Reven sırıtı.

"Uzun bir yürüyüş, ha Arthur?" diye sordu Cedric'in babası.

"Çok kötü değil," dedi Mr.Weasley.

"Şuradaki köyün öbür tarafında oturuyoruz. Ya siz?"

"İkide kalkmak zorunda kaldık, değil mi, Ced? Cisimlenme sınavını bir versin, çok sevineceğim. Yine de... şikâyetçi değilim... Quidditch Dünya Kupası, bunu bir çuval dolusu
Galleon için bile kaçırmam - gerçi biletler de neredeyse o kadar ediyor. Yine de görünüşe bakılırsa ucuz kurtulmuşum..." dedi Amos Diggory

Amos Diggory yetişkinlerin arkasındaki çocuklar baktı.

"Hepsi senin mi, Arthur?"

"Hayır, sadece kızılkafalar," dedi Mr.Weasley, çocuklarını göstererek.

"Bu Hermione, Ron'un arkadaşı - bu da Harry, o da arkadaşı, küçük olanlardan biri Harry'nin kardeşi diğeride Teddy, Remus'un oğlu - Asyalı olan Vega - en arkada olanda Reven"

"Merlin'in sakalı," dedi Amos Diggory, gözleri faltaşı gibi açılarak. "Reven mi? Reven Lestrange mi?"

"Evet, benim vafız kızım" dedi Sirius

Reven bu ünlü olma meselesini başta seveceğini düşünse'de insanların ona çok bakmasından rahatsızdı.

"Vakit gelmiş olmalı," dedi Mr.Weasley hemen, bir kez daha saatine bakarak.

"Başka birini bekliyor muyuz? Biliyor musun Amos?"

"Hayır, Lovegood'lar bir haftadır orada, Fawcett'lar da bilet bulamadı," dedi Mr. Diggory.

"Bu bölgede bizden olan başka biri yok, değil mi?

Bildiğim kadarıyla yok," dedi Mr. Weasley.

"Evet, bir dakika kaldı... Hazırlansak iyi olur..."

Dönüp Hermione'ye baktı. “Tek yapman gereken Anahtar'a dokunmak, parmakla dokunman yeter"

Koca sırt çantalarının çıkardığı zorluğa karşın hepsi de Amos Diggory'nin elindeki eski çizmenin çevresine toplandılar. Reven ve Cedric'in arasındaki Ginny aradan çekilip Reven'nin diğer yanındaki Hermione ile arasına girdi. Bunu yaprken Reven'e göz kırptı.

Soğuk bir esinti tepenin üstünü yalarken, orada dar bir çember halinde durdular. Kimse konuşmuyordu.

"Üç..." diye mırıldandı Mr. Weasley.

Bir gözü hâlâ saatindeydi. "iki... bir..."
Birden başladı: Reven Ayaklarının yerden kesildiğini hissetti Ginny ve Cedric'in iki tarafında olduğunu
hissediyordu. Omuzları onun omuzlarına çarpıp duruyordu; bir rüzgâr uğultusu ve helezonlar
çizen renklerin içinde ileri doğru sürükleniyorlardı; işaret parmağı çizmeye yapışmıştı, sanki
çizme onu manyetik bir güçle ileri çekiyormuş gibiydi; derken tam Reven düşücekem Cedric onun koluna girdi. Reven ona bakmaktan düşen arkadaşlarını fark bile etmemişti. Havada süzülerek aşağa indiler. Diğer çocuklar ise üstüste düşmüşlerdi.

"Stoatshead Tepesi'nden beşi yedi geçe seferi," dedi bir ses duydular.

...

Tüm gün boyunca Cedric ve Reven birlikte gezmişlerdi. Şimdi ise Cedric onu çadırına kadar eşlik ettmişti. Kapının önünde durmuş konuşuyorlardı. Bu durumdan memnun olmayan Sirius bir an olsun yanlarından ayrılmıştı. En son  Regulus onu zorla çadıra soksada Sirius etraf somurtarak bakmaya başlamıştı.

"Özel değilse birşey sormak istiyorm" dedi Cedric

"Tabi, sor"

"O gün Diagon Yolunda neden ağlıyordun"

Reven'in yüzü düştü.

"Çok özür dilerim sormamalıydım"

"Hayır, sorun yok. Sadece ihanete uğramıştım da" dedi kısık bir sesle.

"Kim? Kim senin gibi birini aldatabilir ki?"

"Malfoy"

"Klasik bir Slytherinli işte bencil, kurnaz-" Reven, Cedric'in sözünü kesti.

"Ailemde Slytherin dışında başka binaya giden kimse yok" dedi Reven

"Yani demek istediğim her Slytherinli aynı değil, değil mi?"

Cedric kafasınıa bir tane geçirmek istedi. Tam bir aptal gibi görünüyordu. Reven'in onu orda bırakıp çadırına gireceğini düşünsede düşüncesi bir kahkahayla durdu. Reven gülüyordu.

"İçeri girmem gerekiyor sonra görüşürüz Mr.Diggory"

"Lütfen Madam sadece Cedric"

"Sonra görüşürüz Cedric"

Reven çadıra girmesiyle çadırın kapısını dinliyen kişileri gördü.

"SİZE İNANAMIYORUM"


||Reven Maria Potter||Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin