İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

Altmış Dört

636 54 27
                                        

Reven ve Conopus tam bir gün boyunca odadan çıkmayarak odayı aramışlardı. İkiside beden diliyle anlaşıyor tek kelime etmiyorlardı. Reven en sonunda odasındaki halının altında ışık yanıp sönen bir alet bulabilmişti. Ne olduğuyla ilgili hiçbir fikri de yoktu. O yüzden onu kırmamaya karar verdi. Onu sessizlik tılsımı yaptığı bir kutuya koydu.

"Bunu atlattık peki şimdi ne yapacağız?" Diye sordu Conopus

"Sen onu bana bırak" dedi sadece Reven.

Bu şey gibi bir şeydi "Onu mahvedicem"

"Aranız nasıl?" Diye sordu Conopus.

"O geceden sonra hiç konuşmadık odaya bile ben uyuduktan sonra geliyor. Ben uyanmadan çıkıyor. Üç gündür böyle"

"Reven onu biraz fazla mı sıkıyorsun? Yani sonuç olarak sadece arkadaşlar" dedi Conopus

"Karışma sen bana" diye tersledi Reven.

...

Saat nerdeyse gece yarısıydı. Reven uyumamış gözlerini kapıya dikmişti. Ne olursa olsun Draco'yla konuşucaktı. Bir kız için Draco'yu kaybetmek hiçte akıl kârı bir iş değildi. Kaybetmiyecekti zaten.

Kapı hafifçe açıldı. Draco kafasını yere eymiş bir şekilde odaya girmişti. Henüz Reven'i fark bile etmemişti.

"Drayy" dedi en yumuşak sesiyle.

Draco hızla arkasını döndü. Reven bile buna şaşırmıştı. Göz altları halkalı olan Draco beklemiyordu Reven. Fakat dahada enterasanı Draco ne kadar belli etmek istemesede titriyordu. Sanki odadaki kişi sevgilisi Reven değilde. Yüzyılın en kötü büyücülerinden biriydi.

"Neyin var senin?" dedi Reven

Draco'ya dokunmak için hamle yapsada Draco hemen geri çekildi.

"Şey..." konuşmak istesede devamını getiremedi Draco.

"İblis görmüş gibisin" dedi Reven

"Reven" dedi Draco

Reven onu süzüp diyeceği şeyi tahmin etmek istesede bu çok zordu. Draco hasta gibi görünüyordu.

"Neyin var Drayy?" Diye ısrar etti Reven.

"Ben.. Yani sen-"

"Draco saçmalayıp durmada bana sorunu söyle. Biri birşey mi yaptı sana? Kim söyle!" Diye sesini yükselt Reven.

"Sorun sensin Reven" diyebildi sonunda Draco.

Reven'in cürretkar kararlı tavrı iki kelimede yerle bir olmuştu. Anlamaz gözlerle Draco'ya bakıyordu. İki kelime beyninde tekrar edip duruyordu.

"Sorun sensin"
"Sorun sensin"
"Sorun sensin"

"Ben mi?" Dedi parmağıyla kendini göstererek.

Yarın Ruhu bile tepkisiz kalmıştı bu cevaba. Her zaman herşeye bir cevabı vardı oysaki.

"Evet sen" diye atıldı Draco.

Hâlâ çekingen bir tavrı vardı. Ne olmuştu bu çocuğa? Kesin biri birşey yapmış olmalıydı.

"Artık durmalısın" dedi Draco. Bu sefer diğerlerinin aksine sesi kararlılıkla çıkıyordu.

"Ne saçmalıyorsun sen?" Diye böğürdu bu sefer Reven.

"Reven, kendine hiç herhangi bir öğrencinin gözünden hayal ettin mi? Potter ve Weasley'ler dışında herkes senin empati yoksunu bir pskopat olduğunu düşünüyor"

||Reven Maria Potter||Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin