İçerik Kurallarımızı güncelledik.
Hikâyeleri güvenli bir şekilde paylaşmaya devam etmek için en güncel kuralları inceleyin.

Yetmiş İki

378 35 8
                                        

Belkide İngiltere'nin en ıssız kasabasında, orda hiçbir şekilde olmaması gereken iki çocuk etraflarına şüpheci bakışlar alıp yürüyorlardı. Ayaklarındaki çakılın sesi tüm kasabada yankılanıyor gibiydi, birde arada Reven'in şikayet etmeleri. Önlerinden geçen kuru yuvarlak dal parçası onun gözünü devirmesine yetiyordu. O şehir çocuğuydu.

Kadrajlarına giren kırmızı bacalı evi gören iki çocuk gülümsemelerin engel olamadılar.

"Sonunda" dedi Conopus

Şafak vaktinde yola çıkmışlardı ve anca güneş battıktan sonra varabilmişlerdi.

"Neden cisimlenmemiştik?" diye sordu Conopus.

"Ben istemedim" dedi Reven.

"Düşüp bayılacağından korktu"

Reven yarım ruhunu duymamazlıktan gelip yürümeye devam etti. Sonunda evin kapısına geldiklerinde çantasındaki çok özlü iksiri çıkarıp Conopus'a uzattı.

Conopus iksir şişesini Reven'den alıp burnunu kapatıp içmeye başladı. Tadı oldukça kötü gibi gözüküyordu çünkü Conopus durmadan öğürüp kusacakmış gibi görünüyordu. Kısa bir süre sonra Conopus'un vücudundaki değişiklikler gözle görülür hala gelmişti.

Conopus tamamen Maria'nın bir kopyası olduğunda Reven kırmızı bacalı evin kapısını çaldı.

Dumbledore yaşlarında bir adam pjamalarıyla kapıyı açtı. Saçı başı dağnık bu adam için "Tımarhaneden kaçmış" deseler Conopus inanırdı.

"Sizin bu saate burda ne işiniz var?" Diye sordu yaşlı adam ikisinide süzerek.

"Bizi içeriye davet etmiyecek misiniz?" Dedi Reven.

Adam mahçup bir şekilde kapının önünden çekildi.

"Kusura bakmayın bu aralar fazla pinpirikliyim" dedi yaşlı adam.

Reven zaten bildiği evin salonundaki koltuklardan birine oturdu. Annesi kılığındaki Conopus'da hemen karşısındaki koltuğa oturmuştu.

"Bu süpriz ziyareti neye borçluyuz?" Dedi yaşlı adam.

Conopus etrafını süzerken bu adamın ne kadarda dağınık olduğunu görebiliyordu. Evin hertarafı düzensiz kitap yığınlarıyla doluydu. Adamın çoktan keçileri kaçırdığı belliydi.

"Kızım'ın bir sorunu var" dedi çaktırmayarak.

Adam bakışlarını Conopus'dan çekip Reven'e dikti.

"Öyle mi? Ne oldu? Yoksa içinden dışa doğru seni yemeğe mi başladı? Ya da beynini elemi geçirdi?" Diye sordu Reven'in omuzlarından tutup onu sarsarak tuttu Reven'i.

Delirmiş gibi göz kapaklarını sonun kadar açmıştı. Tuhaf biri olduğu her halinden belliydi.

"Hayır beynim yerinde" Dedi Reven sakince. Omuzlarını adamın ellerinden kurtardı.

"Sadece bu aralar oldukça fazla burnum kanıyor" Diye devam etti Reven.

Adamın tüm hevesi kaçmış gibiydi. Kalktığı koltuğa yeniden oturdu. Bakışları bile değişmişti.

"Bu mu yani?" Dedi sadece

"Ne bekliyordun ki?" dedi Conopus

"Benim gibi usta bir şifacıya sadece burun kanaması için mi geldiniz?" Diye sordu hafif sinirli bir şekilde.

"Siz bu güne kadar özel durumum için benimle ilgilendiniz. Bu burun kanamalarımın normal olmadığını hissediyorum. Emin olun sizi boşuna meşgul etmek hiç istemem" diye kendini açıkladı Reven.

||Reven Maria Potter||Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin