30❅

11.9K 381 47
                                        

30,

Baygın.

Baygın

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

"Abi bilmiyordum onun olduğunu, bilseydim baştan getirirdim yanına."

Anlamsız bakışlarım daha çok duvarla birleşmemi sağlamıştı. Daha önce bilseydim ne demekti? Aslı beni bu adamlara yem olarak mı satmıştı yoksa?

Kalbim daha da hızlandı ve başım dönmeye başladı. Yanımda duran garson korkulu gözlerle bana bakarken diğer adam yanıma koştu." Abi galiba kız bayılacak."

Sakin sakin nefes almaya çalışıyordum. Duyduklarımı idrak etmek dahi istemiyordum! Bunu bana nasıl yapmıştı bu kız. Hem de tek bir cümlem ile? İçimden o adama saydırmaya başladım.

Bizi o işe başlatmasaydı, belki de Aslıyla tanışmasaydı ben bu halde olmayacaktım. Gözlerim kendiliğinden yavaşça kapanmaya başladı ve uyku kısmına geçtim yavaşça.

*

"Abi ya kıza bir şey olursa?" gözlerimi açmış etrafa bakınıyordum. Ne kadar süre baygın olduğumu bilmiyordum fakat her iki adamda sağımda durmuş beni izliyorlardı.

"Olmaz aslanım, sadece bayıldı kız." yanındaki garson ellerini bağdaş yaparak adama döndü.

"Nereden bilebilirdim onun olduğunu? Hem bayılacağını tahmin etmemiştim." Kilolu adam bu sefer garsona döndü.

"Korkma aslanım, bir şey olursa alttan hallederim ben!" Garson nefes alarak bana bakmıştı. Gözlerim yarı kapalı olduğu için hala uyuduğumu sanıyorlardı.

"Umarım abi, Asaf abi duymadan halledelim şu işi!" Tekrardan gözleri yere döndü." Yoksa ikimizin de sonu hayırlı bitmez.."

*

Kısa konuşmanın ardından yorgun bedenim tekrardan uyanmıştı. Bu sefer kendimi daha dinç, düşüncelerimden ayrılmış hissediyordum. İki adamda odadan çıkarken kapı kapatma seslerini duymuştum.

O kadar hızlı kapatmışlardı ki, uykumdan sıçradığımı hatırlıyordum. Çantamı komodinin içinden alarak telefonumu aldım.

Dakikam ve internet hattım bitmişti. Emire nasıl ulaşacaktım ben? İçten bir oflamayla ayağa kalktım.

Ayakkabılarımı giyerek Dışarı duran eşyalarımı çantama atıp odadan çıktım.

Adamlar gideli uzun olmamıştı. Büyük ihtimalle benim bolca uyuyacağımı düşünüyorlardı.

Karşı tarafta olan merdivenlerden aşağıya inerek hastanenin çıkışını bulmaya çalıştım.

Koskoca Hercai Bahçesinde, yardım edecek eleman kalmamıştı yetmezmiş gibi bir de beni korkularından özel bir hastaneye getirmişlerdi?

Asaf yüzünden... Asafta kimdi? Şaşkınca düşüncelerimi salmam gerekiyordu. Yoksa bu hastaneden hiç iyi çıkmazdım. Telefonumu açarak gelen mesaja baktım. Mesaj yüzünden fark edilip, buraya gelmemde ayrı bir sinir bozucuydu.

5 Mesajınız bulunmaktadır

Kertenkele Emir: Bade internetinin bitme zamanı mıymış ya!

Kertenkele Emir: Orası fazla tehlikeli bir yer.

Kertenkele Emir: Aslı bile tek gitmez oraya.

Kertenkele Emir: Oradan hızlıca çık.

Kertenkele Emir: Hemen!

'Herkesin dikkatine! Herkesin dikkatine! Herkesin dikkatine!"

Üç defa tekrar eden anons ile başımı ses gelen yere çevirdim. O kadar yüksek ses çıkartmıştı ki, başım ağrımıştı. Bir kaç dakika ardından tekrardan anons verdi genç kız.

' Hastanemizde Hastamız Olan Bade Yılmaz Kayıptır. Gören, Duyan, Bilen Olursa Lütfen Resepsiyona geliniz.'

Eksi ikinci kata kaçacak yer aramaya başladım. Beni bulmak için resepsiyona gitmişlerdi. Odaların kapılarını açmaya çalıştım.

Beş odadan sonra gelen ses ile gözlerim merdiven tarafına kaydı. O iki adamda ismimi bağırarak söylüyordu? Ben neye başlamıştım böyle? Kaçacak yer bulamıyordum, mesaj bile atamıyordum çünkü eksi ikinci kataydım!

Bedenimi çeken aniden bir şey oldu, çığlık atmak için dudaklarımı açtığımda büyük elleri ile dudaklarımı kapattı. Yetmezmiş gibi bir de kaçırılıyordum. Beni karanlık bir alan kendisiyle iliştirdi.

O kadar yakındı ki bana kalp sesini hissediyordum, fazla sıcaktı ve kokusu çok güzeldi! Adamların ayak sesleri merdivenleri buldu. Konuşma sesleri kulaklarıma geldi bu sefer.

"Abi kız yok!" Korku çıkan sözleri bir anda duraksadı. Düşünüyordu tahminen.

"Ben bittim, ben yok oldum abi!" gözleri yer yer odalara kayarken yanındaki adam bu sefer ona döndü." Bulacağız kızı dedim ya Mert, neyi anlamıyorsun aslanım."

"Abi buluruz onda bir sorun yok. Asaf abinin istediği saate nasıl getireceğiz kızı biz?"

Gözlerim bu sefer adamın ayakkabılarını kaydı şaşkınca. O ne demişti? Asaf'a beni istediği saate götürmek mi? İnanamıyordum, artık bu duruma aklım dahi almıyordu!

Gözlerimden akan yaşlar arkamda dudaklarımı ve belimi tutan adamın ellerine düştü yavaşça.

Ben hangi cehenneme düşmüştüm böyle? Dakikalar ardından eksi ikinci kattan çıktı. Bu sefer arkamdaki adam konuştu.

"Sakin ol küçük kız."

***

BİLİNMEYEN NUMARA Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin