Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
~~
"Be-" Bir anda elim ayağım dolaşmışken karşımda dev gibi duran adama ne diyebilirdim ki?
"Ben kadınım," diye mırıldandım. Sanki içimden Mükremin gibi ona bağırmak geliyordu ama neyse...
"Kadınsan şayet neden erkekler tuvaletine girdin," diye soru sordu ciddi bir şekilde.
"Yoksa bir erkek mi gözetliyordun," dediğinde her iki elimi açmış dudaklarımı araladım. "Hayır hayır, sadece başımı kaldırmadım beyfendi." Dedim derin derin nefes alırken.
Hızla adımlarımı geri atarken bir anda sağ kolumu çekip başımı elinin arkasına koydu. "Dikkat et Bade," Gözlerimi kırpıştırırken ne olduğuna o an anlam veremedim. Çünkü çok kısık fısıldamıştı kulağıma..
Sanırsam duvara kafamı çarpacaken kurtarmıştı beni.."Teşekkür ederim," diyerek hızlıca yandaki kadınlar tuvaletine geçtim ve içimden çığlık attım..
Bir adamın parfümü bu kadar güzel mi kokardı! Ah salak Bade!
Lavobada işimi halledip hızlıca beni bekleyen Aslıya yürüdüm. "Ağaçlar bile bu kadar fazla eğilmiyor, Beklerken." Dedi limonatasını yudumlarken.
"Geçelim mi?" Arkadan gelen Sefaya baktım. Bakışları bana doğru daha da koyulaşırken yutkundum. Sanki bende farklı bir şey varmış gibi bakıyordu.
Elimde ki çantam yere düşerken eğildim ve almak için döndüğümde, tuvalete karşılaştığım beyfendiyi gördüm.
O kadar karizmatik yürüdü ki, o an çantamın derdine bile düşemedim. Benim gibi eğilirken ellerimiz yanlışlıkla birbirine değdi, o an bunu aldırış etmedim çünkü o koyu gözlerine odaklandım. Kimdi bu adam?
Hızlıca çantamı alıp takarken başımı salladım o ise yerde bir ayağı basılı şekilde bana baktı. Gözlerinde ki hüneri gördüm diye mi bu tavrı sergilemişti bana?
Sefa adımı seslenirken hızlıca topuklu ayakkabılarımla bindikleri arabaya bindim ve kapıyı kapattım. Hala orada duruyordu, sanki benim gitmemi izlemek ister gibi.
Ah Bade, cidden bu kadar salak olmaya gerek var mı? Adam seni, tuhaf biri diye izliyor, beğendi diye değil dimi!
Başımı olumsuz anlamda salarken kahkaha atan gruba dahil oldum.
"Bade götle don gibiyiz kanka. Birbirimizsiz yapamıyoruz..." Aslıya bakışım kahkahadan bile beterdi.
¤Ertesi Sabah;
Kuş sesleri kulaklarımda biterken, tekrardan günün yorgunluğuna küfür ettim. Dün ayaklarımı denize sarkıtmış, Emir ile dertleşmiştim. Olayların seyrinden o da benim kadar korkuyordu.
Elimi yüzümü yıkayıp, bir kaç şey atıştırdım. Aslı bugün yoktu, işe gitmişti. Emir de benim gibi ilk üniversite günü olduğu için okula gitmişti. Asıl yalnızlığı, şimdi yaşamaya başlamıştım...
Bay Sinirli: Günaydın Badem.
Bay Sinirli : Erken kalktığını biliyorum gülüm.
Bay Sinirli: Dikkatli git okuluna.
Görüldü.
Mesajlara görüldü, atıp hazırlanmaya başladım. Günümü daha doğrusu, günümü bilen birisiyle konuşup mahvetmek istemiyordum.
Bay Sinirli: Hiç mi merak etmiyorsun
Bay Sinirli: Bu bilgileri nereden öğrendiğimi?
Bade: Kafandan uydurduğun şeylerden olabilir.
Bade: Belki de haberlerde yazıyordur.
Bade: Ne dersin?
Bay Sinirli: Gülüm bana yazmış,
Bay Sinirli:O haberi de severim seni de.
Bade: Ben senin nereden gülün oluyorum?
Bade: Başta escort damgası yiyen ben?
Bay Sinirli: O zaman ayrıydı, bu zaman ayrı.
Bay Sinirli: Sen İzmir'e geleli bir ay oldu, hatta ikinci aylardayız.
Bay Sinirli: Gülüm olduğunu fark ettim.
Bade: O zaman şöyle yapalım.
Bade: Ben istemiyorum seni bu sefer.
Bade: Oldu mu?
Bay Sinirli: Olur mu hiç, olmaz.
Bay Sinirli: Bunu demediğini varsayıyorum..
Bay Sinirli: Aynanın karşısında bekleme gülüm.
Bay Sinirli: O bile güzelliğine dayanamaz.
Ayağa kalkarak cama baktım. Etrafta kimse yoktu, tabi gezen dedeleri ve babaanneleri saymazsam.