40. Bölüm: Kabul olan dilekler...

3.8K 652 3
                                        

Selammm yeni bölümle geldim.

Lütfen yıldıza dokunmayı ve satır aralarındaki duygularınızı göstermeyi unutmayın!!!!
Keyifli okumalar ;

Lütfen yıldıza dokunmayı ve satır aralarındaki duygularınızı göstermeyi unutmayın!!!!Keyifli okumalar ;

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

                                          🌙

Kalp... İnsanların olduğuna inanmak istemediği ama aşkla tanışınca uğruna yok olduğu yerdir.

En çok acıtandır.

En çok ağlatandır.

En çok yakandır.

Ruhumuzda bir gölgedir.

O gölgede elinde meşale tutan bir umuttur.

Siyahlar giydirilip, karanlığa terk edilen çaresiz ama cesaretli bir çocuğun bile renkli bir umudu olabilir.

Ve bu umut; benliğindeki gölgenin demlendiği en karanlık yerinde renklere atan tek yerdir.

İnsanların inanmak istemediği, varlığını yok saydığı kalpleridir.

Egemen ile ben karşılaştığımda aslında yeni bir kaderin parmak uçlarında yürüyordum. Ona doğru. Bir cambaz değildim ama o ipin aşağısındaki uçuruma düşmeyeceğimden emindim.

Çünkü Egemen'in korkularıyla beslediği bir dileği, gerçekleşeceğine inanmasa da yaşamında umut niyetine elinde tuttuğu bir meşale vardı.

Ve bilmiyordu ki; mucizeler yaşamda sönmeyen tek meşaleydi...

Bugün benim tanıdığım ve kalbine sığındım Egemen'di. Benden önceki ya da benden kaçmak için sahnede sergilediği sahte kişi değil. Gerçek Egemen. Bana aşkını itiraf ettiği ilk gün o havuzdaki kişi. Bakışları, konuşması şu an her hareketiyle.

Buraya, beş yıl önce keşfettiği bu cennetten kopan bir parça gibi muhteşem göle benim ismimi verdiğini söyledikten sonra tişörtünü kafasından sıyırmasıyla kendini gölün berrak suyuna atmıştı.

Ben ise girmemiştim. Üzerimdeki kıyafetlerle giremezdim. Egemen gölde huzurla yüzerken bir müddet onu izlemiş ardından o yüzmeye devam ederken arabanın bagajından getirdiğimiz battaniyeyi yere serdikten sonra sırtımı ağaca yaslayarak yere oturmuştum.

Sakin kulaçlarıyla kıyıya doğru gelip, "Gelsene," dedi elini sallayıp beni gölde yüzmeye davet ederek. "Söz ısırmam seni!" İmalı ses tonu ve bakışları... Şu an inanılmaz güzel bir manzaraya sahiptim ve kahretsin bu genç adam çok yakışıklıydı!

İçime yayılan tatlı bir duyguyla, "Şu an manzaranın tadını çıkartıyorum," dedim davetini reddedip.

Başını bıkkınlıkla geriye atıp tekrar yüzüme baktı. "İnadı bırak da şu sırt çantamdaki mayolardan birini giy. Sana söyle..."

DÖNENCEBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin