Karada:
Whoosh!
Mavi Yıldırım Deniz Gök Gemisi savaş alanından maksimum hızıyla kaçıyordu.
Siyah zırhlı Hükümdar Lordu kahkaha atarak onları takip ediyordu.
Şu an, gemiyi savunmak için geriye sadece Zhao Feng ve Li Yunya kalmıştı.
“Az önce sen niye kaçmadın?”
Zhao Feng, bir Büyük Çekirdek Köken Alemi tarafından kovalanıyor olmasına rağmen hala sakindi.
“Kaçmak mı? Ne kaçabilirdim ne de kaçmak istedim.”
Li Yunya başını salladı.
Oh?
Zhao Feng merakını bastıramadı. Diğer iki Hükümdarın öldürüldüğünü algılamıştı ama onun zihinsel enerjisi Li Yunya’dan çok daha güçlüydü.
“Eğer Kaptan Zhao olmasaydı, savaş alanında bir intihar piyonu olarak ölecektim. Önceden hiçbir intihar piyonu Altı Çember Sarayının ölüm mangası denetmeninden kaçamadı.” dedi Li Yunya üzgün bir şekilde.
Denetmen mi?
Zhao Feng’in zihninde siyah tenli elderin soğuk ifadesinin görüntüsü belirmişti.
“Şaşmamak gerek.”
Zhao Feng durumu anlamıştı. Denetmen kaçan herkesi öldüren siyah tenli elderdi.
“Velet, ne cüretle ben seni kovalarken tüm dikkatini bana vermezsin?”
Arkalarındaki Hükümdar Lordu kükreyerek baltalı kargısını defalarca kez sallamış, ortamı öldürme arzusu ve tehlikeyle doldurmuştu.
Ding! Ding! Güm~~~~
Hayalet Ceset Lane Düzeneğinden gelen duman parçalara ayrılmıştı ve tamamen kaybolmak üzereydi.
Ayrıca Mavi Yıldırım Deniz Gök Gemisinin yüzeyinde bir iz vardı.
Wah!
Li Yunya sendelerken yüzü bembeyaz olmuş ve bir ağız dolusu kan kusmuştu.
Zhao Feng’in kanı kaynıyordu fakat etrafında bir su dalgası belirmiş, onun zarar görmemesini sağlamıştı.
“Denetmen gelmese bile hayatta kalamayız.”
Li Yunya’nın gözlerinde çaresizlik belirmişti. Geçmişini düşündü. Zamanında sadece otuz yaşındayken Çekirdek Köken Alemine ulaşmış bir Altı Çember Sarayı dahisiydi. Elli yaşındayken de son aşama Küçük Çekirdek Köken Alemine ulaşmıştı.
