SAHİP
OLDUĞUM
HERŞEYDİN
HERŞEYİMİ
ALIP
GİTTİN.
(KUMRALIM/YAŞAR)
Alpay'ın bir arkadaşı vardı. O da askerdi ama aynı timde değillerdi ama ben ona ulaşabilirdim.
"Alo Batın." Dediğimde Batın aramamdan hiç memnun değildi.
"Ayris bu konuşmayı yaptığımı öğrenirse öldürür beni biliyorsun."
"Eğer ki bu konuşmayı yapmazsak o ölecek." Dediğimde ağlıyordum çünkü korkuyordum.
"Dinliyorum."
"Batın Alpay'ın buradan gitmesinin sebebi olan adamı biliyor musun?"
"Tabi ki biliyorum bulduğumuz yerde o adamı öldürmek için emir aldık."
"O adam bana çiçek yolladı." Dediğimde sözümü kesti.
"Alpay'a onu öldürmesi için bir sebep daha vermiş." Dediğinde sözünü kestim.
"Notta onun bugün öleceğini ve benimle Alpay'ın cenazesinde görüşmek istediğini yazmış. Ona saldıracak Batın. Ona yardım et." Dediğimde sadece bir soru sordu.
"Emin misin?"
"Evet." Dedim hiç düşünmeden.
"Tamam. Time haber veriyorum."
"Bana haber ver Batın." Dedim. Zar zor konuşuyordum.
"Tamam, Ayris." Dediğinde telefonu kapattı. Onu öldürmeye çalışacaktı biliyordum.
ALPAY:
Silah sesleri artmıştı. Örgüttekilerden ölüler vardı. Havada kan kokusu vardı. Etrafıma baktığımda bizden yara alan yoktu. Biz hazırlıklıydık. Silah sesleri durduğunda örgütten ayakta sadece birkaç kişi kalmıştı. Silahlarını yere atmıştı. Tam onlara doğru yürürken önümden biri kenarındaki silahı bana doğru doğrulttuğunda. Kendimi yerde buldum. Atlas beni kurtarmıştı.
"Bugün ölüm yok komutanım. Kendimi o avukata bu kolyeyi verecek kadar cesur hissetmiyorum." Dediğinde güldüm. Diğer adamlar kelepçelendiğinde gelen arabalara bindik ve karargâha doğru yola çıktık.
Atlas elindeki telefonu bana uzattı. "Sizi soruyorlar komutanım." Dediğinde telefonu aldım. Büyük ihtimalle karargâhtan aramışlardı.
"İyi misin?" Dediğinde kalbimdeki yangını hissettim. Ayris aramıştı.
"İyiyim." Dedim zar zor konuşarak.
AYRİS:
İyiydi en azından bunu öğrenmiştim. Konuşmaya dayanamıyordum.
"Tamam." Diyebildim sadece ve kapattım. Devamına gücüm yoktu.
ALPAY:
Kapatmıştı. Bu belki de sesini son duyuşumdu. Atlas kolyeyi bana vermişti. Kolyedeki papatya sapa sağlamdı ama ben kendi papatyamı soldurmuştum.
Batın arıyordu. Açmak içimden gelmese de açtım.
"İyi misin?" Dediğinde sesindeki endişe çok barizdi.
"İyiyim de sen nereden öğrendin?"
"Timdekilerden." O timdekilerden öğrenmişti ama timdekiler kimden öğrenmişti. Hain kimdi? Bunu düşündüm.
Beş kişiydik. Ben, Oğuz, Atlas, Alper, Yağız. 4 kişiden biri haindi. Hain kimdi?
"Ben iyiyim de sen nasılsın Batın?"
"İyiyim bende."
"Yarın konuşalım. Bugün biraz dinlenmek istiyorum."
"Tamam. Görüşürüz."
"Görüşürüz." Dedim ve kapattım.
Atlas'ı çağırdım.
" Kimden öğrendiniz? İçerde kapana kısıldığımızı nasıl anladınız? Beni arayan kişi ile konuştun mu? O nereden öğrenmiş?" Dediğimde Atlas söylemekte tereddüt etti.
AYRİS:
Atlas ile konuşmuştum. Saldırıyı benim söylediğimi Alpay bilmeyecekti. Bana ve Atlas'ın ailesine çiçek gönderilmişti. Atlas saldırıyı ailesinden öğrenmişti ben ise Atlas'a ulaşmanın yolunu bulmuştum. Atlas telefonunu nereden bulduğumu bilmiyordu. Alpay her şeyi böyle bilecekti çünkü o adamın bana gönderdiği çiçeği bilmemeliydi. Batın haklıydı o adam ölümü için Alpay'a bir sebep daha vermişti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
V.E. -TAMAMLANDI-
Misterio / SuspensoÜnlü moda şirketinin sahibi Sinem Doğru ve Tarık Doğru'nun kızları Vera Doğru ve Elzem Doğru kaçırılır. Elzem Doğru bulunur ancak Vera Doğru bulunamaz. Ailesi kardeşini bulamayacaklarını düşünüp vazgeçse bile Elzem Doğru vazgeçmez. Yıllar sonra kard...