AŞKA
İNANMAYANLARA
SENİ
ANLATTIM
(İNTİHAŞK/ONUR CAN ÖZCAN)
AFİTAP: Güneş, çok güzel, parlak yüzlü kadın.
Alpay:
Okuldan eve dönüyordum. Canım ise çok sıkkındı. Sınav haftamdı. Yürümekten nefret ederdim. Daha doğrusu yalnız başıma yürümekten nefret ederdim. Eve tek başıma yürümek canımı daha fazla sıkmıştı. Eve yaklaşmıştım.
Annemi bahçede göreceğimi bilerek bahçeye bakmaya başladım. Bu saatlerde çiçeklerini sular onlara şefkat ile bakardı annem. Bahçede yoktu. Kaşlarımı çattım. Adımlarımı hızlandırdım. O an ise kapı açıldı. Ayris ve Gece çiçeklere doğru koşmaya başladılar.
Ellerinde su dolu şişeler vardı. Durdurdum adımlarımı. İzlemek istedim. Ben onları izlerken Ayris bir anda bana baktı ve el salladı.
Bende izlediğimi belli etmemek için yürümeye devam ettim. Yanlarına gittiğimde ellerindeki su bitmişti.
İkisine de gülümsedikten sonra içeri girdim.
İçeri girdiğimde annem ile Alev teyze mutfakta bir şeyler yapıyordu. Burnuma nefis kokular geliyordu.
Bayılıyordum buna. Ayris, Gece, Alev teyze, annem ve ben. Hep beraberdik ve ben bunu çok seviyordum. Bir tek babam yoktu ama babamın yokluğu onlar yanımdayken daha az hissediyordum.
Ailemdendi hepsi. Ailemdi.
Kardeşim yoktu ama Gece ve Ayris vardı. Öz teyzem yoktu ama Alev teyze vardı.
Bu doğum günümde dileyeceğim şey ise belliydi. Onları dileyecektim. Gelecekte onlarla hala bir aile olarak kalmayı dileyecektim.
♥♥♥♥♥
Yanımdaki kadına büyük bir hayranlık ile bakıyordum. Onun yüzünde ise her zamanki gülüşünden farklı bir gülüş vardı. Her zamankinden farklıydı.
Sıcaktı, sıcacıktı. Buruk değildi. İçimi ısıttı bu gülüş. Kalbimdeki buzlara ateş oldu, eritti. Kalbimdeki acıya, yangına su oldu. Sinirime toprak oldu. Tüm sinirim vücudumu terk etti. Beynimdeki sesler sustu. Karanlığımda bir yol gösterdi bana. Annem gittikten sonra gökyüzü ilk defa bu kadar maviydi. Onu gördüğüm günde masmaviydi gökyüzü ama bu kadar değildi. O günde aynı hızla atıyordu kalbim ama böyle değildi. Bunun sebebini ise biliyordum yıllar sonra ilk defa annemi rüyamda mutlu ve gülerken görüyordum. Omuzlarımdaki yükler hafiflemişti çünkü annem onu seçmememe rağmen bana gülümsemişti çünkü diğer seçenek oydu.
Yıllarımı beraber geçirdiğim, en mutlu anlarımı paylaştığım, yıllardır sevdiğim kadındı.
Karanlığımda tek yıldız, gündüzümde güneş, kalbimde sevgi, beynimde ise tek doğrumdu.
Yanımdaydı günlerdir. Bırakıp gitmemişti, sımsıkı tutmuştu elimi.
Ölüm başucumdaydı günlerdir. Yıllardır bu anı bekliyordum aslında. Ölümü bekliyordum. Annemin ve doğmamış kardeşimin ölümüne sebep olduğum, engel olamadığım için ölümü bekliyordum. Yaşama sebebim ise oydu. Biliyordum çünkü o da tıpkı benim gibi kendini suçlayacaktı. Sebebi o değildi ama kendini suçlayacaktı. Belki de omuzlarımdan kalkan yükün sebebi buydu çünkü bu olayda annemin yerinde olan kişi bendim.
Ben annemdim, o ise bendi.
Omuzlarımdaki yük onun yokluğunda ağırdı. O varken hafiflemişti. Şimdi ise yoktu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
V.E. -TAMAMLANDI-
غموض / إثارةÜnlü moda şirketinin sahibi Sinem Doğru ve Tarık Doğru'nun kızları Vera Doğru ve Elzem Doğru kaçırılır. Elzem Doğru bulunur ancak Vera Doğru bulunamaz. Ailesi kardeşini bulamayacaklarını düşünüp vazgeçse bile Elzem Doğru vazgeçmez. Yıllar sonra kard...