Aras Ali Keskin [Karahanlı];
Pusat'ın aile bağları sıfırdı...
Annem biz geldiğimizden beri Pusat'ı arayıp duruyordu ama reddediyordu ve müsait değilim anne gibisinden mesajlarla geri dönüyordu. Annem üzüntüsünü bana çaktırmamaya çalışıyordu ama ben anlamıştım çoktan.
Pusat, kardeşlerine ve anne-babasına önem vermiyordu. Ben çok küçükken bu aile gerçekleri ortaya çıksaydı bir adım annem ve babamdan ayrılmazdım. Belki o zaman ruhsal olarak da yaralanmazlardı ve mutlu mesut akıp giderdik.
İkizler sessiz olmazdı, Yiğit hayallerini gerçekleştirirdi, ablam kırılmazdı, Adar yoğun bakıma girmezdi, annem kardeşimizi düşürmezdi, babam ailemizi toplamaya çalışırken çökmezdi...
Ama zamanı geri alamazdık işte...
"Ee, evlenmeyi düşünüyor musunuz?" İçtiğim çay boğazımda kalırken düşüncelerimden sıyrıldım hızla. Ahu'nun da benden aşağı kalır yanı yoktu. İkimizde kendimize gelip derin bir nefes aldık.
"Hiç düşünmedik ki." Dedi Ahu, bende başımı salladım.
"E düşünün o zaman." Dedi uzun zaman sonra konuşan ikizlerden Rüzgar.
Çok sağ ol abiciğim ya, bayağı yardımcı oldun şu an!
"Yani evlenmemeyi düşünmüyorsunuz değil mi?!" Dedi ablam korkuyla. Annemle ablam Ahu'yu o kadar çok sevmişlerdi ki... Anlatamam!
Daha iki üç saat önce onlara abla ve anne dememe bile bu kadar sevinmemişlerdir.
"Yok, öyle değil. Biz şu an için düşünmüyorduk." Dediğimde annem kaşlarını çattı.
"Oğlum, bunlar hayalleri binbir şekilde kurulacak şeyler. Nasıl düşünmediniz."
"Hiç zamanımız olmadı ki, her şey üst üste geldi. Doğru düzgün yan yana gelemedik bile. Daha yeni üç gündür yan yanayız." Dedi Ahu.
O üç gün de benim odunluklarımla geçmişti...
"Sizde haklısınız, bir sürü olay geçti üstünüzden. Yaraların iyi değil mi, kızım?" Gülümsedi genişçe Ahu.
"İyileştim sayılır..."
"Oh çok iyi, Allah başımıza bir daha böyle olaylar getirmesin..." dediğinde amin dedik.
Birde Serkan getirmesin bazı şey olaylarda ya...
Ahu'ya döndüğümde stresle elleri ile oynuyordu. İki üç saattir buradayız ama gergindi hâlâ, bir elini tutup önüme aldım. Benim ellerime göre minik olan elini sevdim yavaşça rahatlasın diye.
"Ben su içip geliyorum hemen!" Deyip kalktı dikkatlice ablam.
"Ben getirseydim." Dedi Ateş, gülümsedi genişçe ablam.
"Gerek yok, iki adım atacağım alt tarafı." Demiş ve çıkmıştı salondan.
"Ahu kızım, sen hangi hastane de görev yapıyorsun şu an?"
"Askeriyenin solunda değil de, arka tarafında olan hastane var ya. Oradayım ben. Mercan Hastanesi."
"Benim emekli olmadan önce çalıştığım eczanenin önündeki hastanedesin sen." Ahu'nun gülümsemesi genişledi.
"Ateş!" Ablamın yüksek sesiyle hepimiz ayaklandık, koşarak mutfağa girdik. Karnını tutuyordu göz yaşlarıyla. Ahu hızla yanına gitti ve doğrulmasını sağladı.
"Sakin ol, derin nefesler al. Hadi! Bir, iki, üç..." kız da doğuma hazır olacağım diye ne sevinmişti lan.
Annem de diğer koluna girdi. Ateş kendine gelip çıktı evden arabayı hazır etmek için.
Gözüme ablam yerine Ahu geldi...
Gülümsedim istemsizce. Ne güzel olurdu, gözlerini annesinden alan masmavi gözlü minik bir bebek...
🐺
OLACAK ANNEM OLACAKKK
KUZULARIM ANLAMIŞSINIZDIR Kİ SAĞLIK SOEUNLARIMDAN DOLAYI HASTANEYE GİTMEM GERKEİYOR HAFTADA İKİ DEFA, DÜN O YÜZDEN BÖLÜM ATAÖADIM
BU BAŞLANGIÇ OLSUN
GECE SAVAŞ AGAHA ATACAPIMM
ÖPEYEUM SİZİİ
💅🏻💅🏻🎀🎀💖💖💖🧚🏻♀️🧚🏻♀️🤭🤭
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝐀𝐫𝐚𝐬 𝐀𝐥𝐢 | 𝐆𝐞𝐫𝐜̧𝐞𝐤 𝐀𝐢𝐥𝐞𝐦
Diversos"Sen hep böyle cevap olarak başını mı sallarsın?!" Başımı salladım. Kaşları çatıldı, o güzel mavi gözlerini gözlerime dikti. "Gıcık mısın Aras?!" Bilmem anlamında başımı sallayınca sabır çekti. "Başın kopsun Aras!" Kaşlarım çatıldı. "Tövbe de!" Bens...
