3.6

464 40 8
                                        

"Siz şimdi birbirinize aşkım, bebeğim, sevgilim falan diyerek yeni mıçmıç çift gibi gezersiniz ortalıkta." diyen Ecem'e ters bir bakış attığım zaman Ecem, bana baktı ve parmağını ağzına doğru yaklaştırıp, "Kusarım." diye mırıldandı. "Sakın yanımda birtanem, hertanem, tektanem diye gezmeyin."

Ona cevap vereceğim sırada Anıl, sınıf kapısından içeri girdi ve doğrudan Ecem'in yanına ilerleyip, "Naber bebeğim?" diye sordu. Ecem gülümseyerek ona baktığı zaman doğrularak Fulya'ya döndüm ve Ecem gibi parmağımı ağzıma yaklaştırıp, "Kusarım." dedim. "Mıçmıç çift görmeye dayanamıyorum da."

Şuan hepimiz sınıfta oturmuş sohbet ediyorduk.

Fulya buna güldüğü zaman Anıl, kaşlarını çatmak dışında hiçbir şey yapmadı fakat Ecem bana doğru gözlerini devirerek baskıyla, "Beste." dedi. Bu uyarıcı bir kelimeydi. Gülümsedim ve geri Fulya'ya yaslandığım zaman kollarını omuzlarıma sardı. "Ne var?" diye sordum Ecem'e doğru. "Sen demiyor muydun birtanem, aşkım, bebeğim demeyin kusarım diye?" Asya test kitabından kafasını kaldırdığı an, "Ecem odun olduğu için.." diye mırıldandı. "Kullanmaz böyle kelimeleri. Sen ona bakma. Yoksa her kızın hoşuna gider."

"Allah Allah." dedi Ufuk. "Böyle kelimeler her kızın hoşuna gider mi Asya?"

"Gider Ufuk."

"Senin de gidiyor mu?"

"Evet. Niye sordun söyleyecek misin?"

"Evet. Hangi kelimeler hoşuna gidiyor."

"Sen söyleyeceksen hiçbiri."

Fısıldayarak Fulya'nın kulağına doğru, "Asya Ufuk'tan hoşlanıyor bu arada." diye mırıldandım. Fulya kafa karışıklığıyla bana baktığı zaman, "O halde Asya'nın değişik bir flörtleşme anlayışı varmış.." dedi. Elimle boş ver hareketi yaptığım zaman, "Uzun hikaye." diyerek olayı geçiştirdim. "Anlatırım bir ara."

Ufuk elini kalbine yaslayarak, "İnan çok üzüldüm bak şimdi." dedi. "Benden ne istiyorsun kızım? İyi olsak bir dert, kötü olsak bir dert. Yanına yaklaşılmıyor bile."

"Yaklaşma o zaman Ufuk." dedi Asya. "Yaklaşılmıyorsa yaklaşma. Sadece sana karşı böyleysem demek ki bir şeyler vardır."

"Ne vardır? Bir arkadaşız Asya, çocukluk arkadaşımı kaybetmek istemiyorum. Kardeşimsin benim."

Asya bir kaç saniye susarak Ufuk'un yüzüne baktığı zaman test kitaplarını göğüsüne bastırarak ayağa kalktı ve hiçbir şey söylemeden sınıftan çıktı.

"Arkadaşın da kardeşin de batsın Ufuk ya!" dedi Ecem. "Bir sus Allah için, sıçıp sıvıyorsun." O da Asya'nın peşinden gittiği zaman Anıl da ona katıldı. Bu sefer de Ufuk bana boş boş bakarak, "Oğlum ben n'aptım?" diye sordu. Ona gözlerimi devirdiğim zaman, "Kızla aşk meşk işi konuşma Ufuk, sevmiyor." diye cevap verdim. "Ayrıca aranız zaten hep limoni." Ufuk bana çatık kaşlarla bakmaya devam ettiği sırada, "Evet fakat bunu yapan ben değilim. Kötü davranan Asya." dedi. "Çocukken böyle değildik."

Fulya birdenbire, "Hoşlandığı birisi var mı Ufuk?" diye sordu. Ufuk duraksasa da bunu belli etmedi ve "Neden sordun?" diye mırıldandı. Hayır demedi. "Hiç," dedi Fulya. "Öylesine sordum." Ufuk başını onaylar gibi salladığı zaman ayağa kalktı ve "Ben Asya'ya bakayım." diye mırıldandı. Başımı salladığım zaman sırtımı Fulya'nın göğüsüne daha çok bastırdım. Ufuk fazla bekmeden çıktığı zaman odada sadece Fulya ve ben kaldık. Diğerleri öğle arasındaydı.

12.12 (gxg) Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin