64 Abi?

1.6K 75 1
                                        

Aksam yemeğini Özerlerde yedikten sonra herkes işlerini halletmek icin evden çıkmıştı. Annemle, Zehra Teyzem, Perinin annesini de alarak birlikte alışveriş merkezine gitmişti. Abim ile Özge ise 3 gün sonra olacak düğün için eksiklerini tamamliyorlardı.

Hic bir işi olmayan Özer ile ben ise kendimize sıcak çikolata yapmış ve televizyonun karşısına uzanmıştık. Evde kimsenin olmamasının verdiği rahatlık ile Özerin yanına yatmıştım.

Hem saçlarımı okşayıp hem de televizyon izleyen Özer, sesimi duyduğunda gözlerini bana cevirmişti.

"Özer."

"Efendim güzelim."

"Acaba bi gün bizde evlenebilecek miyiz veya beraber bir evimiz olacak mı?"

"Evet güzelim ama beraber evimizin olmasi icin evlenmeyi beklememize gerek yok zaten su anda bir evimiz var."

"Ama burası bizim evimiz degil ki Özer."

"Yavrum bende burasından bahsetmedim zaten." dediğinde sorgucu gözlerle bakmıştım.

"Hani gittigimiz bir ev vardı ya Burağa yumruk attığım gün." dediğinde başımla devam et der gibi onay vermistim.

"O ev sana ait aslında."

Şaşkınlıkla doğrulmuştum, Özer de benimle birlikte doğrulup oturmuştu.

"Hatta bana ait olan her şey senin."

"Nasıl yani?"

"E gülüm ölüm var kalım var, basima bir sey gelirse şirketin yönetimi de sende bütün mal varlığımın kontrolü de sende."

"Ya ne ölmesi Özer saçma sapan konuşma lütfen." demiştim Özerin kucağına oturup boynuna sarılırken.

"Yavrum Allah uzun ömür versin de ne olacağını bilemeyiz sonucta. Hem ölmesem de şirketin ortağısın şu anda diğer ev de senin üzerine yapıldı."

"Nasıl benim üzerime yaptın?" demiştim sarılmayı sonlandırıp suratina bakarken.

"İşe girerken imzaladığın hic bi kağıdı okumadın ki." dediğinde gülmüştüm.

"Teşekkür ederim sevgilim." demiştim dudaklarımı dudaklarına bastırarak. Özer özlem ile delirmiş gibi dudaklarımı emiyor ayni zamanda belimi sıkıyordu.

Öpüşmeye dalmışken açılan kapı ile ikimizde dudaklarımızı birbirimizden ayırıp kalakalmıştık.

İçeri Özge ile abimin girmesiyle Özer beni belimden tutup ayağa kaldırmıştı.

"Özer?" demişti abim nefesi hızlanırken. Aslında abimin zoruna giden şey arkadaşının benim ile sevgili olmasi degildi, bu olan biteni abime anlatmamasıydı.

Özer beni kolumdan cekip arkasına almişti.

"Burak bir dinle."

"O konuşmak istedi ben izin vermedim." demistim abim daha lafa baslamadan lafını keserek.

"Bi alacak yumruk borcum vardı." dedi Özer, abimin önüne giderek.

Abim yumruğu Özerin çenesine yapıştırdiginda Özer sarsılarak geri düşmüştü. Abim, Özerin üstüne cullanıp tekrar yumruk atacağında Özer, abimin yumruk olan elini tutmuştu.

"Sana tek yumrukluk borcum vardı, fazlası değil."

Abim yumruk olan elini kurtarmış Özerin bogazina yapışmıştı.

"Lan senin Bade ile olup olmaman umrumda değil! Ben senin küçük yaşlardan beri kardeşime içinin gittiğini bilmeyecek kadar kör bir adam mıyım!? Yıllardır senden bunun hıncını çıkarmayı bekliyorum. Niye sakladın lan benden?"

Abim tekrar Özere elini kaldırıp vuracağı sırada Özerin önüne geçmiştim.

"Nolur yapma abi, kıyma çocuğa."

"Merak etme Bade, dağılmaz sevgilinin o güzel yüzü." demişti öfkeyle geri çıkıp Özerin karşısına otururken. Özer de doğrularak oturmus ve agzindan akan kani sildirmişti.

"Babanız yoktu, her zaman Badeyi sen olsan da olmasan da koruyup kolladim. Her ne kadar ona köpek gibi aşık da olsam küçükken ona abilik yapiyordum çünkü kimse onu üzmesin istiyordum. İçimdeki duygulara rağmen ona abisi gibi yaklaştığıma inandırmıştım. Çünkü biliyordum ki duygularimi belli etsem de babası yüzünden oluşan güvensizlikten dolayı beni kabul etmeyecek hatta uzaklaşacaktı. Ama bir nokta da bana kendisi gelmeye başladı, o da farkediyordu benim herkesten farklı olduğumu hatta onun icin delirdiğimi." demişti Özer yanağımı okşayarak.

"Bu yüzden sana söylemedim, boşa hayaller kurup umutlanmak istemedim ayrıca sen benimle aranı açarsan ben kardeşini göremezdim bundan dolayı sana söylemeyi göze alamadım, çünkü kardeşinden 1 dakika bile uzak kalmak hayatı yaşanamaz kılıyordu." diyerek cümlesini bitirmisti.

"Abi ben cok seviyorum Özeri."

"Biliyorum abim." demisti abim ayaga kalkıp beni de kolumdan kaldırırken. Beni göğsüne alıp sımsıkı sarılmıştı.

"Sana elimden geldiğince babalık yapmaya çalıştım, yapamadıysam sahipsiz bıraktıysam özür dilerim." demisti abim gözleri dolarken. Hayır anlamında kafamı sağa sola sallamıştım.

"Sen her zaman hem cok iyi baba hem de cok iyi bir abi oldun."

Sarılmayı sonlandırdığımızda abim elini Özere uzatip Özeri ayaga kaldırmıştı.

"Yanlış bir şey yapmadiniz degil mi?" diye sormuştu abim Özere.

"Ne gibi?" diye cevap veren Özere, abim Özgenin karnını göstermişti.

"Bunun gibi."

"Yok Burak senin yaptığın hatayı biz yapmadık." dediginde abim başıyla onay vermiş ve Özere sarılmıştı.

"Biliyor mu birileri?" diye sormuştu abim koltuklara gecip yayılırken.

"Annem, babam gördü. Dodi de hareketlerimizden farketti." diyerek cevap vermisti Özer.

"Zehra Teyze kabul ediyor mu?"

"Etmek zorunda Burak, başka sansı da yok seçeneği de."

Abim başıyla onay verip Özgenin yanında koltuga oturmuştu. O sırada kapıdan annemle, Zehra Teyze girmişti. Özerin kanayan ağzını gören Zehra Teyze korkarak Özerin yanina gelmisti.

"Oglum ne oldu?"

"Bir sey yok anne ya Burakla tepişirken yanlışlıkla oldu."

"Eşşek kadar adam oldunuz hatta biriniz baba olmak üzere hâlâ tepişiyorsunuz." demisti Zehra Teyze mutfaga doğru ilerlerken homurdanarak. Zehra Teyzenin arkasindan hepimiz gülmüştük.

O gece hepimiz cok mutluyduk ancak hep beraber mutlu olduğumuz son geceydi.

GÜLÜM•Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin