Odada askılıkta bulunan gelinliği üzerime geçirip saçlarımı düz bırakmıştım. Makyaj masası vardı ve bu beni şaşırtmıştı sanki odada benden önce baska bir kadın yaşamış gibiydi. Makyaj dolabının ilk çekmecesini açtığımda şaşkınlıkla ağzım açıldı. İleri derece iyi markaların paketli bi sekilde makyaj malzemeleri bulunuyordu.
Sanki oda benim için oluşturulmuş gibiydi, aklımdaki düşüncelerle ayağa kalkıp büyük kıyafet dolabın kapağını açmıştım. Gördüğüm sey ile ikinci şokumu gecirmistim. Dolabın bir tarafı kadın esyalari ile doluydu ve ortadan ikiye ayrılmış olan dolabin diger tarafi ise Kaya'nın esyalari ile doluydu. Yani aslında bunlarin hepsi cok önceden en ince çorap,
iç çamaşır, kadın pedi detayına kadar düşünülmüştü.
Bu adam gercek bir ruh hastasıydı.
Ben bunlari düşünürken odaya Kaya tekrar cok mutlu bi sekilde girmişti.
"Hazırlanmışsın karıcım aa ama makyaj yapmamışsın, gerçi sen her halinle güzelsin."
"Bu kıyafetler, makyaj malzemeleri ne?"
"Kıyafetlerin ve makyaj malzemeleri senin için en iyi markalardan alındı. Sen her ne kadar beni tanımasan da unutma sen Kaya Başer'in karısı olacaksın, sıradan birinin değil."
Ben daha bu olayın şokunu atlatamamışken Kaya tekrar söze girdi.
"Hazırsan inelim herkes bizi bekliyor."
Kafamla onay verip bir iki adim atmıştım ki ellerini elime kenetledi.
Kendi kendimi ateşe atıyordum ve bu bok cukurundan nasıl kurtulacağımı bilmiyordum. Ya kaderime razı olup bir süre sonra bu adamı sevmek zorunda kalacaktım ya da ömrümü beraber geçirdiğim köpek gibi aşık olduğum Özer için bir çözüm yolu bulup sevdiğime kavuşacaktım.
Cok abarti olmayan hafif kuyruklu gelinliğim ile merdivenlerden inerken herkes dönüp bize bakmıştı. Bizi gördükleri anda alkıslamaya başlamışlardı.
Yukaridaki odadan hic çıkmadıgim icin odalari görme sansim olmamıştı. Genis bir kapıdan girdiğimizde büyük odanın içinde süslenmis bir masa bulunuyordu. Hepimiz gecip yerlerimize oturduğumuzda şahit olan iki tane de erkek oturmuştu.
"Evet, vakit kaybetmeden başlayalım." demisti nikah memuru önündeki büyük kırmızı defteri acarken.
"Evlenmek için tarafımıza basvurdunuz, bizler de araştırdık ve evlenmenizde hiç bir engel bulamadik. Ancak yine de şahitler ve misafirler önünde tekrar sorayım; Siz Bade Hanım, Kaya Beyi hic bir baskı altında kalmadan eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?"
Gözümün önünden Özer ile yaşadıklarımız film şeridi gibi geciyor ve kalbim duracak kadar hızlı atıyordu.
"Ediyorum." sesim zar zor, kısık çıkmıştı.
"Peki siz Kaya Bey, hiç bir baskı altında kalmadan Bade Hanımı eşiniz olarak kabul ediyor musunuz?"
"Evet ediyorum."
Sesi bana göre daha heyecanlı ve istekli çıkan Kaya'nın yüzünde güller açıyordu.
Nikah memuru şahitlere dönmüştü.
"Kabul ettiklerini duydunuz peki siz şahitlik eder misiniz?"
"Ederiz." demislerdi aynı anda.
"O zaman bende medeni kanunun ve belediye başkanımızın bana verdiği yetkiye dayanarak sizi eş olarak ilan ediyorum."
Herkes alkışlamaya başlamıştı, o sırada bizde imzaları atmıştık. Nikah memuru ayağa kalktığında bizde kalkmıştık.
"Evet hayırlı uğurlu olsun." demisti nikah memuru cüzdani bana uzatırken. Cüzdanı alıp masanin üstüne koymustum.
"Evet Damat Bey, eşinizi öpebilirsiniz."
Kaya bana doğru döndüğünde görmemezlikten gelerek kıpırdamamıştım ancak kolumdan tutup beni cevirerek alnımdan öpmüştü.
Kaya nikah memurunu geçirmeye gittiginde bende tanımadığım insanlarla basbasa kalmıstim.
"Hayırlı olsun Yenge, tanışmadık Yağız ben." demisti bize az önce sahitlik yapan Kaya'nın arkadaşı.
"Bade." diyerek uzattığı elini sıkmıştım.
"Harun bende." demisti diğer sahit aynı sekilde onunla da tokalasmistim.
Kaya geri geldiğinde belimden çekerek ailesinin önüne getirmisti bizi.
"Bade bu annem, Yasmin."
Kaya'nın annesi olduğunu öğrendiğim kişi elini uzatarak elini öptürmüştü.
"Bende kücük kardeşi Yüsra." demisti 20 yaşlarında gözüken genç, güzel bir kız.
"Büyük kardeş Taha bende."
"Eşiyim, Sare." demişti Tahayı göstererek diğer genc kız.
Ancak hic konusmayan hatta oturduğu yerden ayağa bile kalkmayan baska bir kadın vardı.
"Yenge tanışmayacak mısın?" demisti Kaya kadına bakıp.
Kadın sinirle ayağa kalkıp önümüze gelmis ve parmağını sallamıştı.
"Bu kızı bu eve getirmeyecektin Kaya ama madem getirdin bu evi ona dar edeceğim!"
"Yenge!" Kaya'nın sesi normalden sert çıkmıştı ve sert yüz hatlarıyla yengesinin üzerine bir adım atmıştı.
"Karıma tek bir laf edersen veya Karımın senin yüzünden suratının düşük olduğunu görürsem yemin ederim seni abimin karısı demem evine geri yollarım!"
"Yazık, abin olsaydı şu halinden utanırdı."
Kadın bir daha cevap vermeden sırtını dönerek gitmişti. Ben ise daha eve yeni girmisken ne olduğunu anlayamayıp kalakalmıştım. Belli ki beni bu evde daha bilmediğim çok macera bekliyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
GÜLÜM•
Ficção AdolescenteKarşı balkonda oturan Özer Abimden gelen şarkıyla kafamı kaldırıp o güzel yüzüne baktım. Hafif dudağını kıvırarak gülümsüyordu. İkimizde saatlerdir çıt çıkarmadan oturuyorduk ve bu sessizligi onun açtığı şarkı bozmuştu. Cem Kısmet - Haram Geceler Y...
