|57|

397 17 24
                                        

23 Kasım 2023

Asilhan Karavadi

Evleneli üç ay oluyordu ve alışmak hiç zor olmamıştı. Her sabah her akşam karşımda Mihra'yı görmek, zamanımı onunla geçirmek bendeki eksikliği tamamlamıştı. Çok güzeldi, tamamlanışımız. Yüzümdeki tebessümü silmeden asansörden indim. Eve dönmeyi bu kadar sevebileceğimi tahmin etmezdim, hiçbir zaman. Şimdi içeride onun olduğunu bilerek geldiğim için seviyordum belki de. O olmasaydı yine giremezdim.

Dış kapıya doğru ilerledim. Kapıdaki paspasın üstünde biri yan düşmüş topuklu botlara bakarken seslice güldüm. Koşarak mı girmişti içeriye? Ayakkabılarını elime aldım, dışarıda kalmasını sevmiyordum. Herkes potansiyel fetişçi olduğundan rahatsız ediyordu bu durum beni. Düşünmeye ara verip zile bastım. İçeriden onun sesi yükseldi. Kapıyı açmak için geliyordu. Sabırsızca yerimde beklerken nihayet açılmıştı.

Güzel gözleri bana bakarken kısıldı. Kapıdakinin ben olduğumu bilmesine rağmen her defasında böyle gülüyor, keyifle karşılıyordu. Bu bile bulunmaz bir nimetti. "Hoş geldin," dedi üstündeki hırkayı düzelterek. İçinde ince askılı bir bluz var gibiydi, hırkanın fermuarı yarım denebilecek kadar da çekilmişti.

"Hoş buldum," içeriye doğru attığım adımda beni izledi. Elimdeki ayakkabılara kısaca bakarken ayakkabılığa dönmüştüm. "Naber yavrum?" Ayakkabısını bıraktıktan sonra üstümdeki deri ceketi de çıkartıp ona doğru dönmüştüm.

"İdare eder," hep yaptığım gibi elimi omzunun üstüne atıp kendime çektim onu. "Biraz ağrım vardı bugün ama şimdi iyiyim." Saçlarının tepesinden öptüm. Regl olduğu ilk gün fazla kötü olduğundan diğer günler normal geliyordu ona ve artık bana. "Senden naber?"

"İdare eder," dedim tıpkı onun gibi tonlayarak. "Çok yoğun bir gündü, beynim sikildi." Birleşmeyen kolları belime sarıldı, adımlarımız sarsak sarsak odamıza gidiyordu.

"Haftanın bitmesine çok az kaldı," onu başımla onayladım. Cumadan sonrası hızlı geçiyordu ama en azından koca bir gün rahat rahat dinleniyorduk. "Pazar bir şeyler mi yapsak?"

"Yapalım," odadan içeri geçtikten sonra üstümdeki sweati de çıkarmıştım. "Ne var aklında?" Doğrudan planladığı bir şey olmadığı sürece böyle bir teklifi ondan duymak zordu. Mihra tamamen ev insanıydı, dışarıya çıkmaktan hoşlanmıyordu.

"Bir şey yok aslında," altımdaki eşofmanı soyarken sırtını makyaj masasına yaslamıştı. "Bunaldım biraz evde. Cumartesi günü boş olsan yarın akşamdan kaçardık belki bir yerlere." Sanırım cumartesi günümü boşaltmamı istiyordu. Bakışlarımı ona doğru çıkarırken yerdeki kıyafetlerimi de kucağıma almıştım.

"Hallederiz yavrum," bakışları vücudumun çıplaklığında gezerken banyoya yöneldim. "Cumartesinin programını boşaltırsam yarın akşamdan gideriz." Elimdekileri kirli sepetine atmış sonra da ellerimi yıkamıştım.

"Nereye gideceğiz peki?" Açık bıraktığım kapının ardından ulaşıyordu sesi bana. "İki gün böyle güzelce dinlenmelik neresi vardır acaba?" Banyodan çıkıp giyinme odasına ilerlerken bir yandan da düşünüyordum.

"İnan hiçbir fikrim yok," ben banyodan çıkana kadar temiz kıyafetler çıkarmış, kucağında beklemeye başlamıştı. Giyinme odasına girdiğimde beni karşılayan manzaraya tebessüm edip ona adımladım. "Buluruz ama sıkıntı etme." Elinden aldıklarımı giyinmeye başladım. Gözlerini bir an olsun kırpmadan izliyordu beni.

"Bizimkileri de çağıralım," gözlerimi elimde olmadan devirdim. Ekürimiz miydi onlar bizim?

"Hani dinlenmeye gidiyorduk?" Omuzlarını kaldırıp indirdi.

22 | Yarı TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin