∞24∞

11.4K 352 39
                                        

Keyifli okumalar!

Gerçekler. Daima can yakar, kalp kırar. Gerçekler hiçbir şeyden korkmazlar çünkü sakladıkları bir şey yoktur.  Oysa yalanlar ucuz bir tatlandırıcıdan farksız.

Gözlerimi inatla gözlerine çevirmediğim dakikalar boyunca sadece sustum. Dilimin ucuna gelen kelimeleri susturduğum için kelimeleri bir araya getiren harfler boğazıma ip misali tek bir şerit oluşturmuş ve nefes almamı zorlaştırmaya başlamıştı.

Azad'da bana bu konuda yardımcı oluyor ve o da susuyordu ama o benim aksime gözleri tavanda değil yüzümdeydi. Aldığım her nefeste, susmak biraz daha zorlaşıyordu ve o bunun farkındaydı.

Gözlerimi kapattım. Uyumayı umdum ama sanki zihnim bana oyun oynuyormuş gibi gözlerimin önüne Azad'ın yüzünü getirince geri açmak zorunda kaldım.

"Bana bakma."

Sonunda dayanamayıp dilimden firar etmişti kelimeler. Söyleyebilecek yüzlerce kelime arasında seçtiğim kelimeler beni rahatlatmak yerine daha da huzursuzlaştırmıştı. Bu huzursuzluğum Azad'a da yansıdı ve kaşlarını çattığını hissettim.

"Yapma böyle,"

Dedi sinirli ses tonu ile. Yaptığım davranışların onu zorladığını biliyordum ama artık kendimi de düşünmem lazımdı. Ben onun gözlerine tekrardan bakıp, içimi umut ile doldurup daha sonra bu umutların hepsini öldürmek istemiyordum. Yeterince ölmüştü umutlarım gözyaşlarımın altında. 

"Uyu, Azad. Uyu ki kolaylaşsın her şey."

"Korkuyorum, Sinemis. Benden kaçırdığın o gözlerin, başkasından kaçırmamak için çabalayacağından korkuyorum. Hemde hiç korkmadığım kadar."

Daha sonra o da arkasını döndü. Uyumadığını biliyorum ama yinede sesimi çıkarmadım bir müddet. 

"Bu gözler senden başka kimseye bakmak için can atmaz, bundan emin ol."

Duyabileceği bir ses tonu ile mırıldandım ve gözlerimi sıkıca yumdum. Daha ilk günlerden bu kadar fazla zorlanacağımı tahmin etmezdim fakat daha şimdiden gücüm kalmamıştı bu oyuna devam etmeye.

"Benim senin hakkında emin olduğum tek şey, benden vazgeçtiğin."

Azad'ın sözleri ile gözlerimi açtım. Kaşlarım çatılırken ona doğru dönmemek için kendimi zor tuttum. Ben ondan vazgeçmemiştim, ben onun uğruna kendimden vazgeçmiştim. 

"Seni böyle düşündüren şey ne,"

Diye sordum sinirli çıkan sesim ile. Hiçbir refleks vermedi. Tek bir kelimeyi bile esirgedi benden. Bende ona katılarak, sustum. Daha sonra düşüncelerimin sesini bastırmak adına, müziğimin sesini açtım. Artık söylesede bir şeyler bana, duymayacaktım onu.

Her zamanki gibi, düşüncelerimin beynimin içinde yankılanmalarına son vermek için, müziğe sığınmıştım. Gene şarkı sözlerine kendime yontacak ve düşüncelerimin yönünü değişterecektim. Ama gene düşüncelerim mutluluk  ile ilgili iğne ucu kadar bir şey barındırmayacaktı. Çünkü benim bedenim bu dünyada kedere hapsedilmişti ve ben bunu değiştiremeyecektim.

Kulaklığım bir tarafı yavaşça çekildiğinde refleks ile Azad'a bakmak üzereydim fakat kendimi dizginlemeyi başrabilmiştim.

"Şimdi listeyi karıştırma moduna alacağım ve çıkan 18. parça bu gecenin şarkısı olacak tamam mı?"

Azad'ı onaylar bir kaç ses çıkardım ve telefonu ona uzattım. 18'in onun uğurlu sayısı olduğu ve evlilik yıldönümümüz, doğum günlerimiz ayın 18'inde olduğu için bu sayısısı uğurlu sayısı ilan etmişti.

-Kuma-Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin