Bölüm 25

2 1 0
                                    

"2047 yılında basılan ve Yeni Egonya'nın geçirdiği dönüşümü anlatan "Bilinmeyen Yakın Tarih" adlı kitabın "Zenginler" ile ilgili kısmından alınmıştır."

Mevcut refah seviyesini korumaya çalışan ancak gün geçtikçe verilen tavizler nedeni ile bölge düzeninin sağlanmasında sorunlar yaşayan zenginler, son beş yıllık dönem içerisinde artan bölge dışı nüfusun da etkisi ile 1I ve 1J şehirlerinde hâkimiyeti kaybederek, şehirlerdeki kontrolün yeniden ele alınabilmesi için askerlerden yardım istediler.

Yeni Egonya'nın ilk on yılı boyunca sokaklarda rahat rahat dolaşabilen, kapısını kilitleme gereği dahi duymayan zenginler, akşam güneşinin batmasının ardından evlerine çekilmeye başlayıp, güvenlik amacı ile evlerine yüksek çözünürlüklü kameralar yerleştiriyor, pahalı hırsız alarm sistemleri kurduruyorlardı. Diğerlerine nispeten daha şanslı ve daha varlıklı olan zenginler ise 1A, 1B ve 1C şehirlerinde kendilerine ait büyük kaleler inşa ettirip bu kalelerin içerisinde bir hapis hayatı yaşamayı tercih etmek zorunda kaldılar.

Zenginler bölgesinde oluşan bu güvenlik zafiyeti nedeni ile askerlikten refüze edilen insanlar toplanarak oluşturulan ve tamamen zenginlerin kontrolünde, zenginleri korumak için kurulan özel güvenlik şirketleri, zenginlerin zengin bölgesi içerisinde kurdukları ayrı toplu yaşam alanlarında yine zenginlere özel koruma hizmeti vermeye başladılar. Şehir merkezlerinin dışına kurulan ve ortalama bin ya da iki bin zengin ailesinin yaşadığı lüks siteler bu güvenlik şirketleri ile korunuyor, böylece sitede yaşamayan ya da çalışmayan bir kimsenin site içerisine girerek orada bulunan insanları rahatsız etmesinin önüne geçiliyordu.

İlk kuruluş dönemlerinde merkezi yönetim tarafından kendilerine silah taşıma yetkisi verilmeyen bu özel güvenlikler, artan güvenlik açıklarını bahane ederek zenginlerin de baskısı sayesinde Merkezi yönetimden silah taşıma ve kullanma yetkisi alarak, isteyen her zenginin kendi silahlı ve paralı ordusunu kurmasının önünü açıtılar.

Verilen bu yetkiler sayesinde zenginler bölgesine çalışmak için gelen etnik, dindar ve eğitimli insanlar artık para ile alınıp satılmaya, istemedikleri işlerde zorla çalıştırılmaya başladı. Mevcutta bulunan maddi kaynakların azalması ile insan ticareti bir sektör haline geldi ve bu ticaret üzerinden kayıt dışı para kazanma süreci başladı. Etnik bölgesinden devşirilen ya da Almora gibi refah seviyesi düşük ülkelerden çalışmak vaadi ile getirilen insanlar para karşılığı deniz aşırı ülkelere kölelik yapmak amacı ile satıldı. Para karşılığı satılan bu insanlar yeri geldiğinde merdiven altı imalathanelerde insanlık dışı şartlarda çalıştırılmaya başlandı, yeri geldiğinde ise kadın, erkek, çocuk demeden seks işçiliğine zorlandılar. Yapılan bu ticaret sayesinde yurtdışından elde edilen kâğıt paralar dolaşıma sokularak merkezi yönetimin kontrolünde bulunan para-kartlar kullanılmamaya ve yavaş yavaş anlamını yitirmeye başladı. Artık zenginler para-kartların içerisinde bulunan para-kredileri sadece işçilerine ödeme yapmak için kullanırken, kendi aralarında tamamen dış kaynaklı kâğıt paralar ile işlem görür oldular.

Para-kredilerin zenginler bölgesinde anlamını yitirme başladığının farkında olan Merkezi yönetim, resmi bir para piyasası oluşturarak, elindeki para-kredi gücünün ülke içerisinde, dış ülke paraları karşısında erimesini önleyebilmek için bazı yaptırımlara girişti. Buna göre yabancı kâğıt paraları değerlendirmek isteyen zenginlere, ki artık onlara yatırımcı denilmeye başlamıştı, paralarını merkezi yönetim kasalarında saklama karşılığında düşük oranlarda karşılıksız paralar ödenmeye başlandı. Para-kredi kullanımını ve zenginlerin paralarını para-kredide tutmalarını teşvik amacı ile yüksek faizli bono, tahvil gibi yatırım araçları üretildi. Böylelikle üretimin neredeyse sıfıra yakın, ancak tüketimin de bir o kadar yüksek olduğu zenginler bölgesindeki kayıt dışı kazancın merkezi yönetimin kontrolüne geçmesi hedeflendi.

Kendisini hızlı bir şekilde tüketen zenginler kesimi, elindeki gücü muhafaza edebilmek için kendi aralarında yarışmaya ve çatışmaya başladı. Güçlü olanın zayıf olanı yok ettiği büyük mafyalar oluştu.

Bölgede oluşan bu büyük mafyalar, merkezi yönetimin para politikalarına alternatif olarak yaratılan kayıt dışı bir para piyasası oluşturdu. Bu piyasada paraya ihtiyaç duyan kimseler, yüksek faizler ile bu mafyalara borçlanabiliyor ya da merkezi yönetimin verdiği oranlara göre daha yüksek orandaki faizlerle mafyalara borç verebiliyorlardı.

Piyasadaki faizlenme ile oluşan sanal para oranının gerçek parayı geçmesi, insanların olmayan paralar ile işlem yaparak borçlanması ve toplumun ödeme gücünün azalması nedeni ile piyasada karşılıksız işlemler artmaya başlayınca, artan bu karşılıksız işlemlerin tahsilatı için görevlendirilen paralı askerler, insanların malvarlıklarına hukuksuz bir şekilde el koymaya hatta canlarını almaya başladılar.

Bölgedeki büyük güçlere göre nispeten daha ufak çapta olan ve büyük mafyalar ile yarışamayacağını bilen küçük topluluklar ise daha fazla kazanç elde ederek borçlarını ödeyebilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek için diğer bölgeler ile kaçak bağlantılar kurarak orada bulunan dar gelirli insanların kazançlarına el koyabilmek amacı ile türlü yollar denemeye başladılar.

Merkezi yönetimin zenginler bölgesinde oluşturduğu hâkimiyeti yavaş yavaş kaybetmesi en çok o bölgeye zamanında çalışmak için getirilen etniklerin işine yaradı. Zenginlerin üzerinde uyguladığı o insanlık dışı baskıdan bunalan ve zenginlerin yaşadığı o lüks yaşantıyı izleyerek içleri büyük bir nefret ile dolan etnikler, kendilerini kontrol altında tutmaya çalışan merkezi yönetimin etkisinin kaybolmasını sessiz sedasız bir şekilde izleyerek yavaş yavaş hazırlandılar.

Zenginler bölgesine kalıcı olarak yerleşmeye başlayan etnikler ise üreme yöntemi ile ülkenin doğum oranı ortalamasının çok üzerinde bir ortalama yakalıyor, ülkede maddi olarak bir varlık gösteremeyeceklerini bildiklerinden, oluşturacakları yoğun nüfus sayesinde ülkede söz sahibi olacakları günün hayalini kuruyorlardı. Çekirdek aile nüfusu beşin üzerine çıkan bu insanlar, çok kısa bir süre içerisinde artan nüfusları sayesinde zenginlerin paralı askerleri haline gelerek bölgedeki tüm kazançları ele geçirebilecek, hatta gelecekte kendi mafyalarını kurarak kendi zenginliklerini yaratabileceklerdi. Bir sonraki hedefleri ise nüfus dengesini kendi lehlerine olacak şekilde ele geçirerek ülke üzerinde mutlak hâkimiyet kurmak olacaktı.


KAYIP DEVRİMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin