Bölüm 12

5 1 0
                                    


"Mahala ARONSKY'nin tutukluk döneminde yapılan sorgulamalar esnasında alınan ifade tutanaklarından derlenmiştir."

Odanın kapısını usulca aralayıp, kapının önünde kendimi tamamen görünür hale getirdiğim anda, kapının hemen karşısında bulunan salonun ortasındaki masada oturan ve sanki saatlerdir benim o odadan çıkmamı bekleyen üç kişi ile karşılaştım.

Masanın sağında oturan ve sinirden neredeyse sigarasını çiğneyerek içen kişinin beni sınırdan alan ve sonra isminin Garim olduğunu hayal meyal hatırladığım kişi olduğunu fark ettim. Buraya yaptığım yolculuk, kafamda tamamen bulanık bir görüntü olarak kalmış olsa da karşımda oturan insanın Garim olması çok kuvvetli bir ihtimal dâhilindeydi.

Masanın solunda oturan ve orta yaşlarını yeni geçmiş güzel kızıl saçlı bir kadın olarak daha sonra isminin Azra olduğunu öğreneceğim kişi, üzerindeki ince elbiseye bakıldığında masadakiler arasında dışarıdan gelmeyen tek kişi olarak kendisini fark ettiriyordu. Ev sahibesi olarak, bilincimin kapalı olduğu süre içerisinde, günlerdir benimle ilgilenen kişinin o olduğu aşikârdı.

Masanın bana bakan tarafının karşısında, tam ortada, oturan kişiyi incelediğimde ise görünüşü bana hiç güven vermeyen bir çift göz ile karşılaştım. Şehir merkezinden çok uzakta olan bir yerde bulunduğumuzu göz önüne alırsak, bu adamın üzerindeki kıyafetler bulunduğumuz yere göre haddinden fazla temiz ve düzenliydi. Daha bir iki saat önce sakal tıraşı olan ve bıyıkları büyük ihtimalle sabahın erken saatlerinde kesen bir kişi vardı karşımda. Hal ve hareketleri, buraya gelirken özellikle bir şeyler için hazırlık yaparak geldiğini belli ediyordu.

Masada oturan bu üç kişinin hararetli bir tartışma içerisinde olduklarını kapıyı aralamadan hemen önce odama gelen seslerden fark etmiştim. Kapıyı araladığım anda ise üçünün de bakışları bir anda kapıya doğru yönelince, ne için yaptıklarını tam olarak tahmin edemediğim hararetli tartışma, anlık bir hareket ile bitti. Belki de bu kadar erken uyanacağımı ya da bu kadar hızlı bir şekilde ayağa kalkabileceğimi tahmin edememişlerdi. Gerçi böyle bir durum olsa kapının önünde bekleyecek halleri de yoktu. Sonuçta iki katlı bir evin üst katındaki bir masanın çevresinde oturan üç kişiden bahsediyoruz.

Kapıyı aralarken Azra'nın yüzünde oluşan bıkkınlık ve mağlubiyet izleri, kapıyı açmamın ardından nispeten saklanmaya çalışsa da tamamen ortadan kalkmış değildi. Azra'nın istemeden de olsa çevreye yaydığı kötü enerji, beni bir anda rahatsız etti. Ortada oturan adam ise tam tersine cana yakın bir şekilde gülümseyerek odada oluşan gergin ortamı kırmaya çalışıyordu. Fakat ilk görüş anında oluşan önyargı zihnime hâkim olduğundan bir türlü rahatlamayı başaramıyordum.

Ortadaki adam ayağa kalkıp masanın çevresinden dolanıp yanıma doğru yaklaşarak elini uzattı. Gülümseyerek "Efendim günaydın! Sizi görmek benim için büyük bir şeref. Bana anlattıklarından çok daha iyi durumdasınız. Bir an arkadaşların anlatımından sonra sağlığınız hakkında çok korkmuştum. Ben Akilah Kemal. Sizin bundan sonraki yardımcınızım. Buyurun oturun. Konuşmak için artık çok fazla zamanımız var." Dedi.

Akilah denilen bu adamın bana bu kadar içten davranması kafamda soru işaretleri oluşturmaya başladı. İçinde bulunduğum durumu göz önünde bulundurursak, bu ilk tanışma merasimini yönetebileceğimi tahmin etmiyordum. O nedenle pasif durumda kalarak, biraz çekinerek de olsa kendimi masanın çevresindeki sandalyelerden birinin üzerine attım.

İlk tanışma faslını vakit kaybetmeden tamamladıktan sonra bilincimin kapalı olduğu dönemde ne olup bittiği ile ilgili bana bir ton ıvır zıvır bilgi verildi. Masada geçen konuşmaların içerisinden önemli olan kelimeleri yakaladıkça şaşkınlığım giderek artıyordu. Akilah denilen adam beni tanıdığını hatta beni beklediğini iddia ediyordu. Buraya geliş yolculuğumda yaşadıklarımı göz önüne alırsak, tamamen şans eseri hayatta kalmış bir insan olarak, buraya geliş sürecimin Akilah'ın dediğine göre, tamamen planlı olması benim mantıklı bulduğum bir durum değildi. Evet! Sınırı geçtikten sonra yaşadıklarımın planlı olmadığını iddia etmek ahmaklık olurdu ancak, Akilah'a göre süreç, Merkezi Yönetim Bölgesi'ne yaptığım yolculuk ile başlamıştı.

KAYIP DEVRİMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin