Bölüm 7

12 1 0
                                    

"Yasadışı örgütlere destek sağlaması nedeniyle idam edilen Azra KOHEN'in idam sonrası evinde yapılan araştırmalar esnasında bulunan günlüğünden alınmıştır."

Normalde okumayı çok fazla sevsem de yazmaktan pek haz duyan insanlardan birisi değilim. Ancak koca bir ülkenin tarihinin gözlerimin önünde değiştiğini izlerken, buna daha fazla seyirci kalamayacağımı düşünerek geçiyorum sayfaların başına. İnsan ister istemez çok fazla okuyunca, içinde yazma hissi uyanıyor. Gördüklerini, yaşadıklarını, hayallerini kağıda aktarmak istiyor bir noktadan sonra. Bu durum kafasını kitaplara gömen asosyal kişiliğin bir noktadan sonra sesini duyurma çabası oluyor sanki. Umarım bir gün bu sayfaların ortaya çıkması aklınızda kalan soru işaretlerini aydınlatacak ve geçmişten ders alarak geleceğe daha emin adımlarla yürümenizi sağlayacaktır.

Brost'un sınıra yakın dağlık kesimlerinde, özellikle de evimin bulunduğu çevrede hayat çok sıkıcıdır. Dağdaki dar patikadan Baltur'un içlerine doğru ilerlerken karşınıza yol olup olmadığı bile belli olmayan dar bir geçit çıkar. Eğer özellikle buralarda birini görmeye gelmiyor ya da yolunu kaybetmiş bir deli değilseniz o dar geçidi fark etmeniz imkânsızdır. Geçitten geçtikten hemen sonra karşınıza, alabildiğine uzun çorak toprakların çevrelediği uzun bir yol çıkar. O çorak toprakların ilerisine doğru ilerlediğinizde ise dağların tepesinden aşağı doğru akan suyun kenarındaki yeşillik alanın içinde tek başına duran küçük, yıpranmış evimi görebilirsiniz.

Şehrin halkı nedense evlerini birbirlerinden uzakta inşa eder. Buradaki insanlar için mahremiyet her şeyden önce gelir. Mahremiyeti o kadar fazla abartırlar ki belli bir zaman sonra onlardan biri değilseniz çıldırmaya başlarsınız. Hiç kimsenin ortak bir paylaşım alanı yoktur burada. Herkes kendi başına, kendi alanındadır. Komşuluk, misafirlik dahi gelişmemiştir bu topraklarda.

Buraya "Son Gün" öncesinde çıkan karışıklıkta tüm ailemi kaybettikten sonra taşınmaya karar verdim. Karmaşa ortamı herkese yaptığı gibi benim de ailemi elimden aldı ve bu zorlu hayatta beni tek başıma bıraktı. Kocamın ve küçük kızımın cenazesini kendi ellerimle defnedip, karmaşanın ortasında birilerinin kölesi olmamak için o kadar hızlı kaçmak zorunda kalmıştım ki, çete üyesi olan büyük oğlumu orada tek başına, acımasız sistemin ellerine bırakmak zorunda kaldım. Şu anda dahi onun hayatta olup olmadığından haberim yok!

Günlerce saklanarak ilerledikten sonra, bana ailemden kalan bu eve ulaşıp, kendi kendimi bu uçsuz bucaksız topraklara kapatıp, kendi üzüntümü kendi içimde yaşamak istedim.

Bu evde çatıdaki derme çatma anten yüzünden televizyon dahi zor çeker. Hani düzgün çekse de izlenecek bir şey yoktur ya! Telefon havanın açık olduğu zamanlarda çalışır. Elektriği derme çatma kurduğum pervaneler sayesinde rüzgârdan üretir, çatıya kurduğum sarnıç sayesinde yağmur sularını kullanırım. Onun için, dereden su çekmediğim sürece, ne musluklardan devamlı su akar ne de devamlı elektriğim olur. Kendime uğraş edindiğim küçük tarlam sayesinde hem kafayı yememek için vakit geçirir hem de yetiştirdiğim ürünleri Baltur'un pazarında satarak geçimimi sağlarım. Aracım olmadığı için, tek başıma Baltur'a gitme şansım olmadığından Garim'im belli aralıklarla beni ziyaret etmesini beklemem gerekir.

Her şeye rağmen şunu net olarak ifade edebilirim ki, şu küçük, çift katlı evde tek başıma geçirdiğim zamanı, dünyanın en büyük zenginliklerini önüme sunsalar dahi bırakmayacağımdan eminim

Hikâyeme başlamadan önce, biraz Egonya'nın o dönemi hakkında bilgi vermemin daha uygun olacağını düşünüyorum.

"İlk Gün" ile başlayan süreç sonrasında hayata geçirilen ve Yeni Egonya kurallarına göre ülkenin bölgelere olarak ayrılmasının hemen ardından bir araya gelen eski ekonomist ve siyasetçiler, merkezi yönetimin kurmaya çalıştığı bu yeni yapının uygulanabilirlikten uzak olduğunu düşünüyorlardı. Bu eski ekonomist ve siyasetçilere göre koskoca bir ülkenin bir kek dilimi keser gibi parçalara bölünmesi, ardından da Algoritmanın neye ve kime göre sınıflandırdığı belli olmayan grupların merkezi yönetim tarafından dayatılan bölgelere göç etmek zorunda bırakılmaları akıl alır gibi değildi. Onlara göre küçücük bir çocuğun dahi katıla katıla güleceği bir sistem yaratılmaya çalışılıyordu. Ancak ülke içerisindeki hiç kimsenin uygulanabilirliğine inanmadığı bu yeni sistem, merkezi yönetimin büyük baskıları sayesinde zor da olsa hayata geçti.

KAYIP DEVRİMHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin