Bölüm 71

7.5K 704 33
                                    

 Ziyafet olaysız geçmişti. Silvia, Arthur'un aptallık yapacağından çekiniyordu fakat şaşırtıcı bir biçimde Arthur sessizce yemeğini yemişti. Bunun sebebi ise Leo'nun Arthur'a karşı katil gibi bakmasıydı. Leo, Arthur yüzünden Akira gelene kadar birikimini kaybetmişti. Bu yüzden o çocuktan ölümüne nefret ediyordu. Tüm ziyafet bittiğinde loncadakiler kendi binalarına dönmüşlerdi. Akira odasına girip yatacağı sırada kendisini izleyen birisinin olduğunu fark etti.

''İzlemeyi ne zaman keseceksin?''

''İstediğim zaman''

Akira, duyduğu sesle olduğu yerde kalmıştı. 2 yıldır bu sesi duymuyordu. Doğru duyduğundan emin olmayarak,

''Usta?''

Kaos önünde belirmişti. Varisinin unvanlı alemlere bu kadar hızlı geçeceğini hiçi düşünmemişti. Fakat Akira, onu şaşırtarak 2 yılda kendisinin koyduğu mühre rağmen alemlere geçmişti. Bu yüzden ona yeni büyüler öğretmek ve savaşa hazırlamak amacıyla buraya gelmişti. Hem kendi başına oldukça sıkılıyordu.

''Yüz karasısın Akira. 2 yılda seni büyüten adamı nasıl unutabilirsin?''

Akira kesinlikle emin olmuştu. Kendisini bu kadar aşağılayan tek bir kişi olabilirdi. Ağzını açmadan Kaos, Akira'nın zihnine yerleşerek, onun 2 yıldır hissettiği boşluğu doldurdu. 

''Senin için çok iyi bir savaş hazırladım Akira. Tanrılar ve Titanlar arasında, bu savaşın sonucunu belirleyecek kişi sensin.''

Kaos, direk konuya dalmıştı. Ne Akira'nın 2 yılda ne yaptığını sormuştu, ne de kendi yaptıklarını anlatmıştı. Akira buna takılmamıştı, sonuçta onunla 19 yıl geçirmişti. Nasıl bir karakteri olduğunu öğrenmişti. Fakat dediği şeylere takılmıştı.

''Ne demek savaş hazırladın? Usta daha yeni unvanlı alemlere girdim.''

Ustasının savaştan bu kadar heyecanla bahsetmesinin tek bir nedeni olabilirdi. Akira'nın ölümle burun buruna geleceği kesindi. Daha yeni gelişme hızı yükselmişken birde başına savaş çıkmıştı. 

''Hemen mızmızlanma Akira. 248 yıl sonra çıkacak bir savaş. Yani sana gelişimin için süre verdim. Tanrılar ve Titanları biliyorsun değil mi?''

Akira herkes gibi bu iki türü de biliyordu. Ustası ile tanışmadan önce tanrılara inanıyordu. Titanlar ise tanrıların daha eski bir versiyonuydu.

''Tabii ki de biliyorum usta. Yalnız şöyle bir şey var. Sen bana bu tanrıların çok güçlü kişiler olduğunu söylemiştin?''

Kaos, bunu hatırlıyordu. Aslında dediği şey mantıklıydı. Kendisinin de tanrı olduğuna inanmıyordu. Sonuçta herkes gibi doğmuş ve büyümüştü. Zirveye ulaştığı anda kendisine yeni bir aile yaratmıştı. 

''Dediklerim hala geçerli Akira. Sadece beni dinle. Bu savaşta iki taraf savaşacak fakat senin seçeceğin taraf bu savaşı kazanacak. Tarafları sana göstereceğim Akira, hangisini seçmek ise sana kalmış bir olay. Karışmayacağım. Ama bunu 100 yıl sonra göstereyim. Şimdi zihnine gel. Sana unvanlı aleme girdiğin için daha önce kullanamadığın büyüler göstereceğim.''

Akira heyecanlanmıştı. Büyücülüğün hayal gücü ile ilgili olduğunu biliyordu. Hayal gücün ne kadar genişse, elementleri o kadar özgün olarak kullanabilirdiniz. Bazı büyücüler toprak elementini hantal saldırılar ve savunmalar için kullanıyordu. Fakat Akira, toprağı hızlanmak içinde kullanıyor hatta küçük taş parçaları ile düşmanlarını bile öldürdüğü oluyordu. Yatağına hızlıca yatarak zihnindeki o boş alana girdi ve karşısında ustasını gördü. 2 yıldır hiç değişmemişti. Aynı tehlikeli bakışlara ve devasa vücuda sahipti. Kaos hiç beklemeden,

Kaos'un Varisi 1-2Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin