Bölüm 46

7.6K 673 20
                                    

 Akira turnuvayı Elza ile açacaktı. Elini salladığı anda Elza'nın etrafını hortum ile sardı ve onu arenanın ortasına indirdi. Elza bu davranışı beklemediği için ilk başta çığlık atmıştı.

''İlk mücadele Ra Anka'nın torunu Elza Anka ve Minotor!''

Akira minotoru kasten seçmişti. Kendisini 6 yaşında Kızıl Şehire gelirken Minotor ile yaptığı mücadele  zorlamıştı. Elza'nın nasıl bir yol izleyeceğini merak ediyordu. Akira'nın işareti ile hücreden çıkarılan Minotor arenaya sokuldu. Elza daha öncede canavarlar ile savaşmıştı fakat ilk defa kendisi ile aynı seviyede olan bir canavar ile savaşacaktı. Krallıktaki tüm soylular bu turnuvayı izlemeye gelmişti. Toplamda 250 soylu arenada oturuyordu ailelerini söylemeye bile gerek yoktu. Elza hızlıca kendi büyülerini yapmaya başladı. İlk önce sağ elinde ufak bir ateş elementinden top yaptı ve bunu hava elementi ile besledi. Minotor ise kılıcını çekip Elza'yı beklemeden saldırıya geçti. Elza ise sol eli ile hava elementini kullanarak elinden çıkardığı güçlü hava dalgası ile Minotor'un yanına yaklaşmasına izin vermedi. Minotor geriye doğru uçup yere düştükten sonra hiçbir şey olmamış gibi ayağa kalktı ve eskisinden daha hızlı bir şekilde Elza'ya saldırdı. Elza bu arada alev topunu çok büyük bir hale getirmişti. 

''Minotor'a karşı işe yaramaz. Bu büyü savaşlarda kullanılacak şekilde icat edildi. Sadece bir Minotor'a karşı pek faydasız olacaktır. Topu olabildiğince küçültseydi kendisine yararı çok daha büyük olurdu.''

Akira ustasının konuşmasını beklemiyordu. Yine de haklı olduğunu düşündü. Daha önce hiç yanıldığını görmemişti. Elza kendisine doğru atılan Minotor'a elindeki büyük alev topunu fırlattı. Minotor ise hiç bir kaçınma yapmadan kılıcını öne uzatıp devam etti. Alev topu ve Minotor birbirine çarptığında büyük bir patlama gerçekleşti. Tüm arena Minotor'un yok olduğunu düşünüyordu. Elza'da onlardan farksızdı. Fakat alevlerin içinden Minotor hızla çıktığında herkes çok şaşırmıştı. Elza'da buna dahildi. Minotor kılıcını Elza'ya tam saplayacakken kılıç Elza'nın yüzüne tam 1 cm kala durmuştu. Elza ise korkusundan yerinden kıpırdayamıyordu. Gözleri kılıcın ucuna bakmaktan şaşılaşmıştı. Afrodit ise kızının az kalsın öleceğini gördüğü için çığlık atmıştı. Akira arenanın kendisi için yapılan tahtından kalktı ve havada süzülerek Elza ile Minotor'un yanına indi. Minotor, Akira gelince kılıcını aşağıya doğru indirip beklemeye başladı. Tüm arena buna şaşırmıştı. Sonuçta bu bir canavardı, Elza'yı öldürmesi gerekirken yendiğini anlayınca savaşmayı bırakmıştı. 

''Bir anlığına onu öldüreceğini zannettim. Bunu yapsaydın büyük sıkıntı olurdu. Merak ettiğim şey ise neden ona tam gücünle saldırmadın Minos?''

Arenada ki herkes kaskatı kesilmişti. Krallarının canavarla böyle konuşmasının tek açıklaması olabilirdi. Üçüncü ortağına sahip olmuştu. Abra ve Ruin'den sonra Minotor bir ortağı vardı. Elza ise ölüm korkusundan ağlayacak hale gelmişti. Akira, Minos'un cevap veremediğini biliyordu. En azından Kötei Alemine girdiğinde konuşabilecekti. Akira, Elza'nın ölüm korkusu tarafından ele geçirildiğini anladı.

''Daha kendi seviyendeki Minos'u bile yenemiyorsun Elza. Üstelik bu mücadele ölümüne bile değildi. Ra BURAYA GEL!''

Herkes ne olacağını merak ediyordu. Ra'yı bağırarak yanına çağıran Akira, önünde beliren Ra'ya,

''Daha kendisi ile aynı seviyede ki bir canavarı yenemiyor. Birde senin torunun mu? Utanç duymalısın Ra. Benim sağ kolumun böyle güçsüz bir toruna sahip olması çok yanlış bir şey.''

Akira, bunları söylerken tüm Anka Klanına mensup kişiler utancından başlarını eğmişti. Elza aslında güçsüz değildi. Hatta dahi diye anılabilirdi. Fakat kralları onun yaşında olmasına rağmen Klan Lideri Ra'dan bile üstündü. İşte bu yüzden onu ezik olarak görmesi normal karşılanıyordu. Elza her ne kadar karşı çıkmak istesede karşısında ki çocuk eskiden sürekli düelloya davet ettiği Akira değildi. O artık ''Savaş Lordu'' ünvanını alan Kral Akira'ydı. Ra ise tüm bunları sessizce dinliyordu. Şu an kimse Kral Akira'ya karşı çıkamazdı. Tüm arenada sessizlik hakimdi. Eskisi gibi neşe yok aksine tam bir sadakatle sessizce bekliyorlardı. 

''Elza, senin böyle güçsüz olman sinir bozucu. Akademiden atıldın.''

Herkesin gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Bir öğrenci okuldan atılırsa saygınlığı yok olurdu. Herkes bunu biliyordu. Elza ise tüm umudunu kaybetmişti. Orduya katılma hayalleri yok olmuştu. Diğer klanlardaki kızlar gibi artık çıkarlar için bir kişiyle evlenmek zorunda kalacaktı. Tam eğilip gidecekken duyduğu şeyler hayatının en büyük şokunu yaşamasına sebep oldu.

''Elza Anka, akademiden atıldığına göre seni General Lamalas'ın öğrencilerinin arasına katıyorum. O bana ne zaman hazır olduğunu söylerse o zaman orduda seni görevlendireceğim.''

Şaşkınlıktan kendisini tutamayıp,

''Neeee!''

diye bağırınca utancından yüzü kızardı. Akira ise bu duruma sadece kahkaha atmıştı. Kralları gülünce tüm halkı gülmeye başladı. Krallarının neden bu kadar tuhaf olduğunu kimse bilmiyordu. İlk başta azarlıyor daha sonra ise daha güzel bir ödül veriyordu. 

''Bir hafta boyunca krallığın her yerinde kutlamalar yapılacaktır! Sebebi ise General Lamalas'ın yeni öğrencisi olan Elza Anka'dır.''

Herkes sevincinden haykırmıştı. Kutlamalarda normalde 10 altından başlayan canavar etlerinin kullanıldığı yemekler bedava olurdu. Üstelik bu canavar etleri oldukça besleyici olduğu için halkın evlerine götürmeleri için bir ay yetecek şekilde  paketler hazırlanırdı ve tüm evlere dağıtılırdı. 

''General Lamalas, yanıma gel.''

Lamalas adını duyunca hemen Akira'nın olduğu yerde ortaya çıktı.

''Emredin Kralım.''

''Seninde duyduğun gibi artık 5 öğrencin var. Elza'yı tamamen sana bırakıyorum. Artık senin emrinde olacak. Ayrıcalıklı davranmayacaksın.''

''Peki Kralım.''

Lamalas bunu söyledikten sonra Akira yine yavaşça süzülerek tahtına doğru gidip oturdu. Ra'da arkasında mutlu bir ifadeyle koltuğuna gitti. Lamalas ve Elza ise arenanın ortasında bekliyorlardı. Yüzünden memnun olmadığını gösteren bir ifadeyle Lamalas,

''Zaidan Aleminin zirvesinde olmana rağmen oldukça güçsüzsün Elza. Yaptığın büyüler vasatında altında. Turnuvadan sonra kutlamalara katılmayacaksın. Direk eğitimine başlıyoruz.''

diyerek onu kolundan tutup kendi yerinde belirdiler. Lamalas koltuğuna otururken Elza ilk başta ne yapacağını bilemedi. Lamalas şaşkınlıkla etrafına bakan Elza'ya eliyle arkasını gösterdiğinde Elza her generalin arkasında bekleyen 4 küçük çocuğu gördü. Hemen Lamalas'ın arkasında bekleyen çocukların yanına gidip orada beklemeye başladı. 

''Turnuva kaldığı yerden devam ediyor. Öğrencilerin dövüşü ölümüne olacak. Sonuçta onlar benim generallerimin öğrencileri. Güçsüzlerse yaşamaya hakları yok.''

Öğrenciler bunun olacağını tahmin etmişlerdi. Sonuçta bu çatlak, kendilerini öldürmeye zorluyordu. Arenada konuşurken fikrini durmadan değiştiren bir tip olduğuda belliydi. 

''İlk dövüşü açıklıyorum. General Giges'in öğrencilerinden İorveth ile toprak kurdu savaşacak. İkiside Seishin Alemi 3. seviye ve savaşçılar. Bakalım kim yenecek?''

Arenadakiler buna ufak bir şaşkınlık göstermişti. Onlarda şehire yakın köylerden gelen kişilerdi. Küçük çocukların ucunda ölüm olan bir dövüşe gireceklerine şaşırmışlardı. Fakat diğerleri haykırıyordu. Dört Generalin ne kadar güçlü olduğu herkes tarafından biliniyordu. Onların eğittikleri öğrencilerin ne kadar güçlü olduklarını görme fırsatını ele geçirmişlerdi. 

''İorveth, İorveth, İorveth..''

İorveth, kendisine yapılan tezahüratlar eşliğinde Arena'ya indi ve beklemeye başladı.

''Ölümüne dövüş başlasın!''

Akira'nın bunu söylemesiyle arenanın kuzey tarafındaki zindan kapısı açılmaya başladı. İorveth bu mücadeleyi oldukça ciddiye alıyordu. Kendisinin Elza gibi kurtarılmayacağına emindi. Kapı tam olarak açıldığında içeriden büyük bir kurt çıktı. Bu kurt toprak elementinden oluştuğu için karada çok güçlüydü. Kendisinden 3 seviye insanları bile dikkatli olursa avlayabilirdi. İorveth kılıcını ve kalkanını çektip ona doğru hücum ettiğinde kurtta ona doğru hücum etmişti.




Kaos'un Varisi 1-2Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin