Merhabalar
Çalışkan yazarınız yine geldi.
Keyifli okumalar. ve yorumları ve voteleri unutmayalım lütfen
seviliyorsunuz canlar:))
.........................
Dilay, Koray'ın bu savunmasız haline şaşırmıştı aslında. Kendisine ve insanlara karşı mı kuşanıyordu onca zırhı? Sebebi neydi acaba? Tek bildiği bu adamın kendisini şaşırtmayı başardığıydı ama Koray'ın hiçbir şey hatırlamadığı gözlerinden belliydi, o her zamanki arsızlık yoktu gözlerinde.
"Off, başım çatlayacak gibi, midem de kötü" dedi çocuksulaşmıştı sanki.
"Sen duşa gir, bende miden için nane limon kaynattırayım" dedi Dilay.
"Teşekkür ederim" dedi Koray kalkmak için yeltendiği anda;
"Ben çıkmadan kalkmasan iyi olur" dedi Dilay, Koray'ın pike altındaki halini düşününce.
"Bende kalkmama yardım eder misin diyecektim" dedi Koray gülerek.
"Şu pikeyi beline dola" dedi Dilay arkasını dönüp beklemeye başladı.
"Dönebilirsin"
Dilay dönüp Koray'ın kalkmasına yardım etti ve banyoya kadar yürümesine yardımcı oldu. Kolunu Koray'ın sırtından dolamış teni tenine değerken Koray'ın bundan ne derece etkilendiğinden habersizce yürüdü.
"Ne zamana çıkarsın, nane limonu o zamana göre hazırlatıp yollayayım" diye sordu Dilay.
"Çok sürmez... Hemen yaptır ve getir" dedi, özellikle Dilay'ın getirmesini istediğini belirtmişti ama Dilay'ın kendisine dik bakışlarıyla açıklama yapma gereği duydu "merak etme duştan böyle çıkmam" dedi ve banyoya girdi.
Koray kendisini duşa soğuk suyun altına bıraktığında akşam olanları düşünmek için zorladı kendisini. Baş ağrısı vardı engelleyen ama o kadar çok içmişti ki kulübe gittikten sonra oturup içmeye başlamışlardı sonrası yoktu... Birde zamanını bilemese de havuzda olanlardan parça bölük anımsadıkları vardı. Dilay'ın kolundan tutup çekmesi, havuza düşüşü, Dilay'ın atlayışı, suya girince elbisesinin bedeninden sıyrılışını izleyişi, havuzdan çıkarılışı ve Dilay'ı öpmesi ve sonrası...
Dilay'ın geceden bu yana karışan aklı her geçen saniye biraz daha karışmaktaydı. Koray'daki bu ani değişim neyin nesiydi? Mutfağa gidip Koray için odasına küçük bir tepsiye kahvaltı hazırlamasını söylerken; kendi elleriyle kaynattı nane limonu.
Dilay elinde tepsiyle odaya geldiğinde Koray şortunu giyinmiş saçlarını havluyla kuruluyordu. Dilay tepsiyi bırakıp çıkmak istedi ama Koray;
"Otur" dedi sonra Dilay'ın yüz ifadesini görünce "lütfen" diye ekledi.
Dilay, Koray'ın gece yaptıklarından pişman olduğu için böyle uysal davrandığını düşünmüş ama yanılmıştı. Gece ettikleri dansı, Dilay'ın kulağını fısıldadıklarının hiçbirini anımsamıyordu. Sadece havuza düşüşü ve Dilay'ı öpüşü sırasında olanlar... Ve bundan kesinlikle pişmanlık duymuyordu, yine olsa aynı şeyleri yine yapardı, ne demişlerdi aşkta her şey mubahtı.
Dilay oturduktan sonra sessizlik hüküm sürmüştü bir süre. Dilay, Koray'a bakmamaya çalışırken Koray gözlerini bir saniye olsun onun üzerinden çekmiyordu.
"Benden ne istiyorsun?" diye girdi Dilay, bu saçmalığa bir isim koymalıydı.
"Anlamadım, yakın korumalık dışında mı?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DAVETSİZ GELEN
Romanceİki deli fırtına, iki deli ruh, Koray ve Dilay''ın sevdası hiç kolay olmadı. Biri fırtınaydı diğeri kasırga, Biri delice akan nehir diğeri çağlayan. ......... Kalbine davetsizce giren okyanus gözlü kızı seyrediyordu her gece olduğu gibi. Buzd...
