İki deli fırtına, iki deli ruh, Koray ve Dilay''ın sevdası hiç kolay olmadı.
Biri fırtınaydı diğeri kasırga, Biri delice akan nehir diğeri çağlayan.
.........
Kalbine davetsizce giren okyanus gözlü kızı seyrediyordu her gece olduğu gibi. Buzd...
Uzun uzun iki bölüm umarım telafi olmuştur. Her zamanki gibi yorum ve votelerinizi eksik etmeyin lütfen. Keyifli okumalar
Sevgiler
Dilay Koray'ın meraklı gözlerini görüyordu verdiği cevap oldukça şaşırtmış görünüyordu aynı zamanda Koray'ı.
Daha fazla bakamadı Koray'ın gözlerine bu adam her haliyle Dilay'ı farklı dünyalara götürüyordu bu kesindi. Koray, Dilay'ın ilgili bakışlarının altında gözlerine daha fazla bakamayıp kızaran yanaklarını saklamak istercesine önce gözlerini kaçırıp sonra başını önüne eğmesiyle birkaç dakika önce ayrıldığı dudakları yeniden öpme isteğini daha fazla bastıramayacağını anlayarak yaklaştı Dilay'a ve o sevdiği dudakların tadına bir kez daha bakmaktan kendini alamadı. Uzun ama ikisi içinde kısa gelen anlardan sonra Koray kendini çekerek Dilay'ın hikâyesini dinlemek için iyice yerleşti olduğu yerde elleri hala Dilay'ın ellerinde
"Bekliyorum Dilay Hanım" merakı zirve yapmıştı ve bunu hiçbir şekilde gizleme gereği duymadı Koray
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
"Babam yıllar önce bir operasyon sırasında öldürüldü. Sonrasında babamın son isteği üzerine bende birimdeki görevimden ayrıldım." Gözleri dolmaya başlamıştı Dilay'ın hatırladıkları ile.
Bunu fark eden Koray aynı acıyı kendi yaşamışçasına içi yandı.
"Dilay özür dilerim sevgilim. İstersen anlatma Ne kadar zor olduğunun farkındayım" sesi aynı acıyı hissetmiş gibi acılı aynı zamanda şefkat dolu çıkmıştı. Ellerini Dilay'ın ellerinden ayırıp kollarıyla sıkıca sararken.
"Zor olacak Koray ama anlatacağım" diyerek devam etti bulunduğu konumu bozmadan. Şimdi daha güçlüydü sanki kendini sarmalayan kollardan aldığı şefkat ve güç sayesinde.
"Sonrasında bir süre çalışmadım kendimi toparlayana dek. Yeniden çalışmak zorunda olduğumu biliyordum ama babama verdiğim söz yüzünden birimde çalışmaya devam edemezdim. Yeniden çalışmam için Ekrem Bey istediğim kadar izin yapabileceğimi söyledi ama ben dönemezdim oraya. Bu yüzden bana uygun işler bakmaya başladım ama bayan olmam bu konuda bana hiçte yardımcı olmadı. Artık iyice ümidi kesmiştim istediğim işi yapmaktan. Bir gün Ekrem Bey arayıp beni birime çağırdı. Neden çağırdığı önemli değil ama oradan ayrılırken tesadüfen duydum senin kaçırıldığını" durdu ne kadarını anlatması gerektiği konusunda karar veremiyordu bir türlü. Koray'ın birimin kendini diğer operasyon için feda ettiklerini öğrenmesi iyimi olur kötümü karar veremedi.
Koray Dilay'ın suskunluğundan bir şeyler saklamak istediğini anlamıştı ve daha Dilay ağzını açmadan oldukça kararlı bir ses tonuyla her şeyi hiç bir şey atlamadan anlatması yönünde telkin etti Dilay'ı
"Dilay her şeyi bilmek istiyorum. Lütfen bir kelimeyi bile atlamadan anlat bildiklerini."
"Peki, öyle olsun ama duyacakların hiç hoşuna gitmeyecek ona göre"