Merhabalar
Bugün bölüm eklemeyi düşünmüyordum ama yeni bölüm isteyen okuyucumu kıramadım. Sevgili zlemlik8 bu bölüm sizin için
Umarım beğenirsiniz. Yorum ve votelerinizi eksik etmeyin lütfen
Keyifli okumalar
sevgiler:)
..............
Sanayi odasına geldiklerinde Dilay'da toplantının yapılacağı salona kadar Koray'ın yanında gitti. Diğer güvenlik elemanlarına gerekli talimatları vermeyide ihmal etmedi.
Binadan içeri girdiler, asansöre kadar Koray kendini nasıl tuttu bilinmez ama daha asansörün kapısı kapanır kapanmaz Dilay'ın dudaklarını bulmuştu bile. Tutkulu öpüşleri Koray'ın baştan çıkarıcı sözlerine karışırken asansörün durması ile Dilay ancak kendine gelebilmiş tam zamanında Koray'ı güvenli bir mesafeye uzaklaştırmıştı Koray'ın sorgulayan hoşnutsuz ,aynı zamanda şaşkın bakışları altında.Aksi halde asansöre binmek için bekleyenlere yakalanmaları içten bile değildi.
Asansöre binenleri gören Koray az önce Dilay'ın davranışının cevabını kendince almasına rağmen yinede binenleri gördüğüne hiç hoşnut olmadığını belirtircesine bir ifadeyle iç çekti. 'Offf bir bu eksikti. Ne bitmez bir gün bu böyle 'diye homurdandı kendi kendine.
Salonun önüne geldiklerinde Koray 'dan önce Dilay adımlarını hızlandırıp içeri girdi . Şöylece bir etrafa göz gezdirip Koray'a yol verdi geçmesi için. Koray onun bu davranışına gülümsemeden edemedi ister istemez. Burada tehlikede olması imkansızdı ama bilindik Dilay yine iş başındaydı anlaşılan. Az önce olanlardan sonra hiç bir şey olmamış gibi işine odaklamıştı yine kendini. 'Ben bunu başarabilecekmiyim bakalım' dedi kendi kendine. Dilay'a anlamlı bir bakış atıp daha şimdiden özlediğini fısıldayarak salonun içine girdi.
Dilay kapıda beklerken enson gelen Bakan'ın yanındaki korumalara gözü takıldı. Bakan içeri girdiğinde korumlardan bir kaçı dışarıda kalmıştı ve kalanlar içinde birini tanıdığını anlaması uzun sürmedi Dilay'ın. Taner'de tanımıştı Dilay'ı ama bir farkla karşısında daha önce tanıdığından daha farklı bir Dilay vardı. Beğeni dolu bakışlar ile baştan aşağı süzdü Dilay'ı. Sonra yanına yaklaştı.
" Dilay"
"Taner merhaba" içten bir gülümsemeyle.
" İnanmıyorum gerçekten sensin.Çok çok değişmişsin, nasılsın ,neler yapıyorsun,ne işin var burada?"Derken kollarına çekip sarılmıştı bile Dilay'a
"İyiyim. Patronumda burada toplantıda onunla geldim."
"Duymuştum ayrıldığını timden. Hiç ihtimal vermezdim ama. Okulun en gözde öğrencisi timin gözbebeği ,herkes gider yeri geldiğinde ama bir Dilay kalır derdim hep ."
"Ayrıldım işte.demekki yanılmışsın." Konuşmanın yönünü kendi üzerinden uzaklaştırmak niyetiyle Taner'in bir sorusuna daha meydan vermeden Dilay yöneltti sorusunu Taner'e . Biraz daha timden bahsetmesini istemiyordu çünkü konu eninde sonunda babasına gelecekti.
"Sen bakanlıktasın sanırım"
"Evet biliyorsun sınavlara girip kazanınca Ankara'ya atanmıştım. Bir süre önce sağlık bakanının yakın korumasıydım ama şimdi sanayi bakanın yanındayım. Eee bizim işte böyle nereye gönderirlerse gidiyorsun."
Bir süre daha sohbet ettiler sonra Taner gelen telefon üzerine yanından ayrıldı Dilay'ın tekrar görüşmek isteğini yineleyerek.
........
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DAVETSİZ GELEN
Romanceİki deli fırtına, iki deli ruh, Koray ve Dilay''ın sevdası hiç kolay olmadı. Biri fırtınaydı diğeri kasırga, Biri delice akan nehir diğeri çağlayan. ......... Kalbine davetsizce giren okyanus gözlü kızı seyrediyordu her gece olduğu gibi. Buzd...
