Merhabalar
Kendimi yazmaya kaptırınca Davet bölümü bir sonraki bölüme kaldı yine. Umarım beğenirsiniz Yorum ve votelerinizi eksik etmeyin lütfen
Keyifli okumalar... Hafta sonunuz güzel geçsin
Sevgiler:)
.........................
Dilay kendi evine geçtiğinde nedensiz olduğunu düşündüğü bir heyecan vardı içinde. Az önce olanlar aklına geldikçe Koray'ın onun fikirlerine böyle değer vermesi ve hiç çekinmeden herkese göstermesi mutlu etmişti Dilay'ı. Şimdide Annesi ile tanışacaktı. Elindeki telefonu masaya bırakarak çıktı yukarı, Koray akşam olmadan aramazdı artık, hazırlanacağını biliyordu nede olsa.
Elbise dolabının önüne geçerek bütün kıyafetlere teker teker göz attı. Başlarda ne kadarda kızmıştı oysa Koray ona kendi isteği dışında aldığı için bu kıyafetleri. Şimdi karşısına geçmiş en güzeline, üstünde en iyi duracağa karar vermeye çalışıyordu.
Bir süre daha dolabın önünde oyalandıktan sonra ne giyeceğine karar vererek duşunu almak için banyoya geçti. 'daha erken' diye düşünerek biraz keyif yapmayı bile düşündü olacaklardan habersiz.
Koray Dilay gittikten sonra kendi çalışma odasına geçerek şirketten gelen evraklara göz attı bir süre. Akşamı beklerken nasıl sabredeceğinin de hesabını yapıyordu bu arada. Dilay'a henüz dememişti ama Dilay'ın ailesi de yemekte olacaktı. Doğal olarak Dilay'ın vereceği tepkiyi de merak etmiyor değildi. Dilay hayatındaki yerini anlasın, bilsin istiyordu ailesini de çağırarak.
En çokta Dilay'la birlikte yan yana gidecek olmaları heyecanlandırıyordu Koray'ı; 'yeni yetme delikanlılara döndüm iyice' diye mırıldandı kendi kendine. Hissettikleri başkaydı hem de bambaşka gelip geçici değildi. Hayatının her anında her aşamasında olsun istiyordu. Uzun zamandır kalbindeki boşluğun nasıl da Dilay ile birlikte dolduğunun farkında olarak ve Dilay'ın kalbinde bir yere sahip olma isteğiyle yeniden hayata dönmüştü kalbi...
Aklında Dilay akşamın nasıl olduğunun bile farkına varamadı. Daha sonra odasına geçerek üzerine takımını giydi ve beklemeye başladı Dilay'ı, geç kalmayacağını biliyordu ama nedense hala ortalarda yoktu. Bir süre daha odanın içinde dolandı pencerenin önünden Dilay'ın evini seyretti ama hava kararmasına rağmen ışıklarının da yanmadığını fark edince daha fazla sabredemedi ve telefonunu alarak Dilay'ın numarasını tuşladı. Defalarca çalmasına rağmen bir cevap gelmemesi Koray'ı hem sinirlendirmeye hem de meraklandırmaya başlamıştı. Birkaç kez daha aradı ısrarla belki duymamıştır diye ama yine karşıdan bir ses yoktu.
Sinir ve merakla daha fazla duramadı odasında, önce odasından sonra da evden uçarcasına çıkarak soluğu Dilay'ın evinde aldı ve evden çıkarken aldığı yedek anahtarla kapıyı açarak içeri girdi, telefon hala kulağındayken.
Eve girdiğinde derin bir sessizlik karşıladı Koray'ı. Bu durum Koray'ın daha çok endişelenmesine yol açsa da son aramasından sonra telefonun nerde olduğunu bulması zor olmadı. Telefonu bulmasıyla da siniri merakının ve endişesinin önüne geçti. Dilay yukarıda idi ve telefonu duymadığı için de açmıyordu. Bir hışımla merdivenleri çıkarak kapıyı çalmadan içeri girdi ama Dilay odada da yoktu. Odaya şöylece bir göz gezdirdikten sonra ancak farkına varabildi açık kapıdan sızan ışığın ve gelen su sesinin. Kapıya doğru hareketlendi hala aklında Dilay'a bir şey olduğu düşüncesiyle. Yaklaştığında ise daha fazla ileri gidemedi zira olduğu yere çakılıp kalmıştı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
DAVETSİZ GELEN
Romantizmİki deli fırtına, iki deli ruh, Koray ve Dilay''ın sevdası hiç kolay olmadı. Biri fırtınaydı diğeri kasırga, Biri delice akan nehir diğeri çağlayan. ......... Kalbine davetsizce giren okyanus gözlü kızı seyrediyordu her gece olduğu gibi. Buzd...
