İki deli fırtına, iki deli ruh, Koray ve Dilay''ın sevdası hiç kolay olmadı.
Biri fırtınaydı diğeri kasırga, Biri delice akan nehir diğeri çağlayan.
.........
Kalbine davetsizce giren okyanus gözlü kızı seyrediyordu her gece olduğu gibi. Buzd...
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Günaydın dostlar
Yeni bölüm sıcak sıcak sabah kahvaltısına yetişti.Vote ve yorumları eksik etmeyin lütfen.
Ve küçük birde hatırlatma. Burada kullandığım çalışmalar bana aittir. İzinsiz kullanılmasın lütfen
Umarım beğenirsiniz.
Keyifli okumalar
Boğaza karşı konumlanmış, oldukça lüks görünen bir restoranın önünde durduklarında; Dilay arabadan inip etrafa bakınıp dış kapının önünde beklemek için yerini aldı.
"Sende benimle geliyorsun" dedi, Koray bir eli cebinde Dilay'ın yanından geçerken.
"Ne? Neden?" diye sordu Dilay hem istemiyordu hem de üstündeki spor giysiler böyle bir yer için uygunsuzdu.
"Emirlere uyun hanımefendi. Bu yemekte bana siz eşlik edeceksiniz" dedi ve yanından geçti.
Dilay, şirkette köstebek olarak yakaladığı güvenlik şefiyle ilgilenirken Koray'ın Gülce Hanımı arayıp kendisine avukatı bağlamasını söyleyince konuşmanın bir kısmını dinleyip bir sözleşme üzerine olduğunu duyunca işlerle ilgili diye çok önemsemeyip devamını dinlememişti. Bilmiyordu ki hayatıyla ilgili çok ciddi bir gelişme üzerine konuşulmuş ve Koray'ın planının hazırlıklarına başlanmıştı bile.
"Giysim uygun değil" diyerek yırtmaya çalışıyordu, bu gibi yerlerde spor ve basit kıyafetlerle kimse alınmazdı içeriye. Bu duruma güvenerek konuşmuştu ama bir işe yaramadı.
Manzaraya karşı gayet şık ve iki kişilik hazırlanmış bir masaya alındılar. Dilay'sa ne geleceğini bilmeden merakla beklemeye başladı. Gelmeden önce söylememiş miydi Koray 'sana bir teklifim olacak' diye. Ne konuşacaklardı acaba, bu defa işine kesin son vermişti herhalde. Nasılsa yakalamıştı köstebeği de.
"Üzgünüm ama buna izin veremem, bir süre daha bana katlanacaksınız bayım" diye söylendi.
"Pardon?" dedi, Koray kadehine denemesi için koyulan şarabın tadına bakarken.
"Benimle konuşacağınız şu önemli konuya gelsek biran önce" dedi, sinirle.
"Acelemiz mi var?" dedi peçetesini açıp sererken ve "ne yeriz?" dedi, eline menüyü aldı ve bakmaya başladı