36.Bölüm

1.2K 81 34
                                        


T:Bu kadar sarılmak yeter hadi. Sana söylemem gereken birşey var.
N:Kötü birşey mi?
T:Hayır.
N:Söyle.
T:Galiba bir kaç hafta sonra Hazal ile bir iş seyehatine gitmek zorundayız. Hazal asistanım ya hani o bakımdan. Ben diyorum ki o gün gelince senide götüreyim. Benimle gelir misin?
N:Hayır

Tahir şaşırmış bir şekilde gözlerimin içine baktı.

T:Ne demek hayır?
N:Hayır yani.
T:Sebep?
N:Tahir benim ne işim var orada?
T:Yanımda olacaksın. Birlikte yeni yerler göreceğiz. Kabul etmiyorum Nefes geliyorsun.
N:Ama..
T:Aması yok geliyorsun.
N:Tamam. Hadi benim çok uykum var gidip uyumam gerek.
T:İyi geceler.
N:İyi geceler aşkım.

Nefes Tahir'in yanağına öpücük bırakıp odasına gitti.

Bir kaç hafta sonra...

Geçen hafta Trabzon'a geri dönmüştük. Bu süreçte Tahirle baya güzel vakit geçirmiştik. Gideceğimiz gün ben yine duygusala bağlayıp ağlayınca Tahir bana kızmıştı biraz. Şimdi bavulumu toparlıyorum. Bir kaç saat sonra hava alanına gideceğim. Orada Tahir beni bekleyeceğini söyledi.

Aradan üç saat geçmişti. Uçaktan inmiş. Bavulumu almıştım etrafta Tahir'e bakınıyorum. O an telefonum çalmıştı.

T:Nefes neredesin? İnmedin mi?
N:İndim ama seni göremiyorum asıl sen neredesin?
T:Güzelim şimdi çıkış kapısına doğru gel seni orada bekliyor olacağım.
N:Tamam sevgilim.

Telefonu kapadım ve çıkış kapısına doğru ilerliyordum. Etraf kalabalık ve gürültülüydü. Çıkış kapısının önünde Tahir'i görünce gülümsedim o da bana bakıp el salladı.

Hızlı adımlarla yanına gittim ve direk boynuna sarıldım. Saçlarıma öpücük konduruyor beni kollarıyla sıkıca sarıyordu.

T:Seni çok özledim.
N:Bende.
T:Bineceğimiz uçak yarım saat sonra kalkacak.

Tahir bavulumu aldı diğer eliyle elimden tuttu. İçeri girdik ve Hazal'ın da orada olduğu bekleme koltuklarının oraya gittik.

H:Hoşgeldin Nefes.
N:Hoşbulduk Hazal. Nasılsın?
H:İyiyim sen?
N:Bende iyiyim.

Bu soğuk muhabbeti Tahir'in sesi bozmuştu.

T:Yolculuğun nasıl geçti?
N:İyi geçti.

Hazal'ın yanına oturdum. O ise telefonu ile biriyle mesajlaşıyordu. Göz ucuyla bakıyordum ki farketmişti.

N:Pardon.
H:Serkan ile mesajlaşıyoruz.

Telefonundaki mesajı bana gösterdi.

N:Aaaa.
H:Flört ediyoruz gibi.
N:Dün onu görmüştüm baya mutlu görünüyordu. Demek mutluluk sebebi senmişsin.

Hazal biraz utanmıştı.

H:Öyle miydi gerçekten?
N:Evet. Özel biri olduğunu söyledi anlaşılıyor ki sensin.

Gülümseyip mesajlaşmaya geri döndü.

T:Muğla'nın ilçesi Fethiye'ye gidiyoruz.
N:Biliyorum ve çok heyecanlıyım. Kaç saat sürer?
H:Aktarmalı gitmiyoruz değil mi? Sormadım ama.
T:Hayır aktarmalı gitmiyoruz. Bir saat veya kırk dakika sürer.
N:Neden orayı seçtiler ki?
T:Bir süredir orada çalışma içindelermiş. Otelin sahibi onlar zaten orada ağırlayacaklar.
N:Anladım.

Yarım saat sonra

Şuan uçağa binmiştik birazdan kalkacaktı. Tahirle yan yana oturuyorduk. Uçak havalanmaya başlayınca herzamanki gibi gerilmiştim.

Tahir anlamıştı ki elimden tuttu.

T:Gerilme.
N:Tahir böyle yüreğim hopluyor her defasında.
T:Sakin ol ben yanındayım.

Al YazmalımBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin