▪▪▪▪▪▪▪▪▪▪
"Doktor, Deniz çok kötü. Kontrol etmekte güçlük çekiyorum. Uyuşturucu krizi geçiriyor. Kendisine zarar vermesinden korkuyorum."
Selim bir yandan arabayı sürmeye çalışırken, bir yandan da Doktorla konuşuyordu. Deniz'in çırpınışları bunu zorlaştırsa da ona yardım edebilecek tek kişi Doktordu. Daha önce de kriz geçirenleri görmüştü ama Deniz'in durumu daha farklıydı. Sürekli parmaklarıyla derisini asılıyor, vücudunu parçalara ayırmak ister gibi bir yüz ifadesi sergiliyordu. Ara ara karnına yumruklar savurup kafasını tokatlıyordu. Gözleri dönmüş bir şekilde bilinçsizce bu hareketleri yaparak, avazı çıktığı kadar da bağırıyordu.
"Anne, baba bırakmayın beni lütfen! Terk etmeyin beni! Safir sen benim kardeşimsin. Dur artık lütfen!"
"Hastaneye getir hemen. Arındırma tedavisine burada başlayacağız."
"Gizli bir yere götürmemi istememiş miydin?"
Selim kulağını dolduran çığlıklar arasında Doktoru duymaya çalışıyordu. Neden fikrini değiştirdiğini bilmediğinden, temkinli davranıyordu.
"Evet ama gerek kalmadı artık."
"Ne demek gerek kalmadı? Deniz'in peşinde kötü amaçlı kişilerin olduğunu söylemiştin. Oraya getirmem risk oluşturur."
"Gelince anlatacağım her şeyi. Sen Deniz'i getir sağ salim."
Selim cevap vermeden telefonu kapatıp, yanında titreyen vücuda baktı. Hemen müdahale edilmezse yoksunluk krizi kötü sonuçlara sebep olabilirdi. Üstelik iki bağımlılığı da onu tetikliyorken... Yaşadığı hayat bunu öğretmişti ona. Bir sürü insanı zehirlemişti ve birçoğunun acı sonlarına şahit olmuştu. Gözünün önünde kimisi çırpına çırpına, kimisi uyuşturucunun yalancı huzuruna kanmış şekilde bu dünyayı terk etmişti. O anlarda bu kadar canı yanmış mıydı, emin değildi. Fakat şimdi kalbini lime lime parçalıyorlardı sanki. Sevdiği kişiyi acılar içinde kıvranırken görmek, onu mahvediyordu. Ömrünün en kıymetli hazinesinin, gözlerinin önünde eriyişini izliyordu. Hem de yıllarca onun başka insanları erittiği gibi. Hayat ondan bu şekilde intikam alıyor olmalıydı ama sebebi ne olursa olsun, Deniz'in böyle acı çekmesine izin vermeyecekti. Veremezdi.
Aniden arabayı durdurup, aşağı indi. Hızla Deniz'in oturduğu tarafa ilerleyerek, kapıyı açtı. Bağırmayı ve vücuduna işkence etmeyi sürdüren, aynı zamanda onun görünümünde olan insanı, perişan gözlerle tekrar süzdü. İçini kara dumanlar boğarken derince nefes aldı. İleriye yönelip, Deniz'in kollarından tuttu. Olduğu yerde sabit duramayan bedeni kendine çekti ve kucağına hapsederek gözlerini kapattı.
"Deniz, sakin ol! Ben buradayım. İyi olacaksın."
Kollarını daha da sıkılaştırırken, telkinlerini sürdürdü.
"Derin derin nefes al. Sen güçlüsün. Üstesinden gelebilirsin bunun."
Deniz'in bağrışları yerini sessizliğe bırakmış, titremeleri devam etse dahi vücuduna yaptığı sert hareketleri durmuştu.
Selim beline dolanan kolları hissedince, Deniz'in bilincinin düzelmeye başladığını fark etti.
"Şimdi seninle hastaneye gideceğiz. Doktor seni bekliyor. Uzun süreli bir bağımlılık değil senin ki. Kolay atlatacaksın merak etme."
Deniz kendine geldiğini hissediyordu. Onu halüsinasyonlara esir eden beyni de Selim'in rahatlatan kokusunu aldığından durulmuştu. Yoksunluk hala içini kemirmeye devam ediyordu ve karnındaki sancı kesilmek bilmiyordu. Derisini yırtıp atma hissinden kurtulamıyor, midesinin bulantısı geçmiyordu. Kan ter içinde bırakan titremelerini eklemiyordu bile.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
TAKLİTÇİ (TAMAMLANDI✔)
ParanormaleDeniz doğuştan getirdiği farklılığı ile zamanla aranan bir insan haline gelir. Fakat onu arayanlar çokta iyi insanlar değildir. Kendi taklit sorunları yetmezmiş gibi bir de peşinde olan bu insanlarla uğraşmak zorunda kalır. Değişen kimliği sayesind...