ŞARKIYLA OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM:)
Silahın sesiyle yerimden sıçramıştım. Biz ona kibarca altıma sıçtım diyelim.
Vücuduma baktım.
Vurulmamıştım ohhh.
Aklıma gelen şeyle , korkuyla Rüzgara baktım. Sinirle Hakana bakıyordu. Hakana döndüğümde kahkaha atıyordu. Yaklaşık iki dakika sonra sustu ve şöyle dedi
'' korktun mu ufaklık?''
Sinirlerim bozulmuştu. Benimle dalga geçiyordu pislik.
'' silah kullanmasını bilmiyorsun galiba?'' dedim alayla.
Evet ben malım arkadaşlar.
'' bakalım bu kurşunu kafana yediğinde de alay edebilecekmisin?''
Gülmem korkuya dönüşmüştü. Rüzgara döndüm. Bişeyler düşünüyo gibiydi. Acaba elindeki silaha bir tekme falan mı atsam. Filmlerde görmüştüm. Onlarda işe yarıyordu. Ben neden yapamıyım.
Hem o kadar tekvandoya boşuna mı gitmedik. Bişeyler biliyozda gitmedik yani.
Ama hakanın silahı bana tam uzatması lazımdı.
'' şeyy bişey diyebilirmiyim.? , rica etsem o silahı geri çekebilirmisiniz?''
ters psikoloji
Film izlemek hayat kurtarır
Hakan gülerek silahı daha çok uzattı. Tam istediğim gibi. Hadi Su yapabilirsin kızım.
'' hıyyaaaaaaaa'' diye bağırıp tekme attım.
Tekme silahın yönünü değiştirdi sadece.
Hakan bir silaha bakıp bi bana bakıp kahkaha atmaya başladı. Rüzgar ise bana bakıp kızım sen malmısın bakışları atıyordu.
En azında çabaladık kardeşim Allah Allah
'' ne gülüyon be çok mu komik , açta götüne gül''
Sinirliyken saçma saçma küfürler edebilirim.
Hakan bu dediğime sinirlenmiş olucak ki silahı yine bana doğrulttu.
Bu sefer kesin öldüm Allah'ım sana geliyorummm
Gözlerimi kapattım. İçimden üçe kadar sayıcam ve bitcek.
Rüzgarın kıkırdama sesleri gelince sinirlendim ve sessizce şöyle dedim
'' kardeşin ölücek şimdi , sen anca gül.''
Rüzgar benim bu dediğime daha çok gülerek kulağıma eğildi ve bu cümleyi söyledi.
'' gözlerini aç , kurtarıcın geldi.''
****************************************************
Dediklerinin şokuyla gözlerimi açtım. Hakanın arkasında bahçenin camı vardı ve o camın arkasında Ege duruyordu. Yanındada polisler vardı. Çok sinirli duruyordu.
Hakan hala olanların farkında değildi. Silahı tutup Rüzgarla bana garip garip bakıyordu. Alayla konuştum.
'' desene bugünde olmadı''
Rüzgarda benle birlikte gülüyordu.
'' baba artık seni ziyarete gelirim'' dedi rüzgar.
'' elindeki silahı bırak, etrafın sarılı'' demişti polis megafonla.
Hakan şaşkınca arkasını döndü. Sonra bana dönüp gülümsedi.
Hayır gülümsememesi lazımdı. şuan korkudan kaçması falan lazımdı.
'' bir gün bunun olucağını biliyordum. Zaten sicilim kabarık. İllaki bulucaktı beni polis.''
Hayır hayır, düşündüğüm şey olmayacak değil mi?
Korkuyla Hakana baktım. O daha çok sırıttı. Arkasını dönüp Egeye baktı. Egeye bir hareket falan yapmıştı sanırım. Çünkü Ege korkuyla bana bakıp bağırmaya başlamıştı. Polisler telaşlanmıştı.
Ege telaşla eline kocaman bir taş alıp camı kırdı. Camın arasından geçip bana doğru koşmaya başlamıştı. Hakan hızla davranıp silahı bana doğrulttu. Ege bağırıyordu ama şuan sadece donmuş şekilde Egeye bakıyordum. Kıpırdayamıyordum. Çünkü korkuyordum. Ege hakana yetişince Hakan son kez bana sırıttı. bu sırıtış hiç normal değildi.
Ve silah sesi
Ardından yere düşüşüm.
Hatırladığım son şey ise Egenin başımda ağlamasıydı.
BÖLÜME OY VERİP YORUM YAPMAYI UNUTMAYIN ARKADAŞLAR.DİĞER BÖLÜMDE GÖRÜŞMEK ÜZERE.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
BİLİNMEYEN NUMARA
Fiksi Remaja0536*******: dünyanın en güzel kızına dünyanın en içten mesajını atıyorum: naber? su: Kimsin? 0536*******: Seni seven biri diyelim su: Beni seven biri ha? beni kimse sevmez ki 0536*******: Ben seviyorum ama hemde öyle hoşlantı değil aşık gibi su:...
