e l l i b e ş

2.1K 122 230
                                        

Dersin bitmesine iki üç dakika kala Çağlar sessizce, "Okul çıkışı biraz konuşalım." dedi.

Aynı şekilde sessizce, "Niye?" dedim.

"Ya konuşalım işte."

"Tamam." deyip Çağlar'dan uzaklaşıp hocaya baktım.

Okul çıkışında, Alper'le Uğur'a matematik hocası yarın sınıfa dağıtmaları için fotokopi makinesinden sabah test çıkartmalarını söylemişti. Sabah yetişmez diye onlarda şimdi çıkartma kararı aldıkları için ÇÇ'yle beraber biz eve gidiyorduk.

Çantalarımızı alıp okuldan çıktığımızda, "Ee ne konuşacağız?" dedim.

Çağlar, "Bro ben artık senin Umay'a yakın olmadan rahatsız olmaya başladım."

"Ne yapmamı bekliyorsun ya da istiyorsun?"

"Uzaklaş Umay'dan, Umay'ı da kendine uzaklaştır."

"Onu nasıl becereceğim, hem sen niye rahatsız oldun ki?"

"İlk başta ben seni destekledim ama Bedirhan benimde kız kardeşim var, mesela Alper sürekli bize gidip geliyor, Alper Çağla'yı seviyor olsa ve ben bunu sonradan öğrensem çok zoruma gider, yediremem kendime. Uğur sana gerçekten çok değer veriyor ve sende sürekli Uğur'un yanına gidip geliyorsun."

"Haklısın ama yapamam bunu."

"Yapacaksın Bedirhan."

"Yapamam Çağlar."

"Ben sana ilk başta bütün olanların mantıksız olduğunu söyledim, beni dinleseydin böyle olmazdı!"

"Ama salaklık edip dinlemedim ve böyle oldu, ne yapabilirim şimdi?"

"Bedirhan eğer Umay her şeyi anlarsa ne olacak? Görkem Görkem anasını satayım, bu çocuk senin attığın mesajları noktasına virgülüne kadar biliyor mu? Bilmiyor! Elbet ortaya çıkacaksın sen!"

"Bana karışma Çağlar!"

"Bedirhan yanlış yapıyorsun, yapma."

"Abi ben nasıl uzaklaştırayım kendimden!"

"Yap işte bir şeyler. Seni yakınımda istemiyorum de, Görkem'e sinirlenip dedin yine de."

"Çağlar benim ayarım yok biliyorsun, niye bana böyle yap diyorsun!"

"İstediğini yap Bedirhan, zaten dinlemiyorsun beni." dediğinde parka gelmiştik.

"Görüşürüz." dediğimde evinin olduğu tarafa yürümeye başladı. Kafamın içi o kadar doluydu ki, ne yapacağımı, kime ne söyleyeceğimi kestiremiyordum.

Bugün yeni eve taşınıyorduk, öğlen saatlerinde eşyalar yeni eve götürülmüş olmalıydı. Umay'ların yan binasındaki yeni evimizin olduğu kata çıkıp zile bastım. Kapıyı Umay'ın annesinin açmasını beklemiyordum.

İçeri girip karışık olan eşyalarımın arasından kıyafet bulup üzerimi değiştirip odamdan çıkmamla Uğur'un gelmesi bir oldu.

Uğur, "Bebekim." deyip yanıma gelip, gülerek elindeki küçücük papatyayı bana uzatıp, "Sen daha bebe olduğun için evin olmadığından sana oda hediyesi aldım bahçeden." dedi. Çağlar doğru söylüyordu, şimdiye kadar Uğur'la aram çok iyiydi, Çağlar kendime yediremezdim dediyse Uğur daha beter olurdu.

Gerçi Uğur bana artık eskisi gibi içten samimi davranmıyordu, bozuntuya vermiyordu belli etmemeye çalışıyordu ama artık bana eskisi gibi değildi işte. Açıkçası canımı sıkıyordu bu durum.

Umay'dan uzaklaşacaktım ve Kanada'ya gidecektim. Kararımdan da dönmeyecektim! Bitti!

Bende gülerek, "Ah sağ ol canım düşünmen yeterli." deyip papatyayı alıp kulağıma taktım.

Annem, "Bedirhan bir ekmek alıp gel de, bir şeyler yiyelim."

"Tamam alayım, kaç tane?"

Uğur, "Ya git beş liralık al işte, ne kaç tane." deyip enseme vurdu.

"Çocuk bak rahat dur, döverim seni."

Uğur, "Daha gidip ekmek alamadın beni mi döveceksin bir de."

"Oyalama beni gidiyorum ben."

"İyi git. Bende gidem senin şu odana bakam."

"Odamdan bir şey araklama."

"Ya gidip ekmek alsana sen, açım ben."

"İyi be öldün sanki açlıktan." deyip evden çıktım.

Ekmeği alıp evin önüne geldiğimde, Umay'ın "Bedii!" diye seslenmesini duyduğumda durdum. Hızlıca yanıma gelip, "Naber?" dedi.

Umay benden uzaklaşmadığı sürece ben ondan uzaklaşamazdım, bu yüzden Umay'a soğuk davranacaktım, "İyii." deyip yürümeye devam ettim.

Umay soğuk davranmamı umursamayıp, "Bende iyiyim." deyip koluna girdi.

Derin bir nefes alıp, "Kolumu bırakır mısın?" dediğimde durdu, kolumu bırakmadığı için bende durmak zorundan kaldım.

Şaşkınca, "Neden?" dedi.

Mantıklı bir soru, ama inan bende cevabını bilmiyorum Umay.

"Rahatsız oluyorum."

"Benden mi?"

"Evet senden." deyip gözlerimi Umay'dan kaçırdım.

"Bedi bana niye böyle davranıyorsun anlamadım, ne oldu bir anda sana?"

"Bana bir şey olduğu yok."

"Nasıl yok? Beni kırıp döküyorsun. Kaç haftadır bir soğuk davranıyorsun." Önceden soğuk mu davranıyordum ben Umay'a? Yani sinirlenip Umay'a patladım ama ...

"Umay ..." deyip durdum, her şey bir yana Umay'ın Sena'yla aramı yapmaya çalışması bir yanaydı, tek kaşımı kaldırıp gözlerine baktım, "Sende beni çok kırıyorsun." dedim zorlukla.

"Ben mi?"

"Evet sen, o kadar çok kırıyorsun ki artık, seninle arkadaş olmak istemiyorum, seninle aynı ortamda bulunmak istemiyorum, senin beni Uğur'dan ayırt etmiyormuş gibi davranmanı istemiyorum, mesela yan komşun olmak istemiyorum ama hiçbirinin olmadığı gibi o da elimde değil, hatta elimde olsa seninle aynı şehirde ile olmam ama elimde değil işte!" deyip dudaklarımı birbirine bastırdı. Umay lütfen üzülme!

"Bedi ben ..." dediğinde lafını bölüp, "Bana artık Bedi deme çünkü sadece yakınlarım der." deyip eve doğru hızla yürümeye başladım.

Yaptıklarım hiç mantıklı değildi. Umay'a ne olursa olsun mesaj atmamalıydım, onu sevmemeliydim. Ah salak kafam!

Binaya girdiğimde asansörün çaprazında kalan merdivene oturup başımı dizlerime yasladım. Benim kendime çeki düzen vermem gerekiyordu, şu son aylarda neler yapmıştım ve neler olmuştu. Umay'la Görkem'in olmasını bir şekilde engelleyip Kanada'ya gitmem gerekiyordu. Temelli olmasa bile en azından birkaç ay.

Yoksa ben Umay'dan uzaklaşamazdım, az önce dediklerime pişman olmuştum bile!

Kafamı kaldırdığımda Umay'ın bana baktığını fark ettim, "Asansör orada binip gitsene ne dikiliyorsun başımda!" dedim kırıcı bir ses tonuyla.

"Belki ben merdivenleri kullanmak istiyorum."

"İyi geç kullan o zaman dikilme başımda."

"Uğur hep bazen bize de öyle davranıyor sonra özür diliyor takılma diyordu ama pişman olduğunda gelip sakın benden özür dileme, sen şu saatten sonra benim arkadaşım falan değilsin, sen benim bundan sonra hiçbir şeyimsin!" deyip ayağıma tekme attım ve asansöre yöneldi.

Bana kızma Umay, sadece eskisi gibi olamayız.

Lütfen bana kızma!

İddia || TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin