Annem, "Umaay! Hadi kızım." diyerek bana sesleniyordu. "Tamam geliyorum anne." deyip saçımı tekrar hırkamın fermuarından kurtarmaya çalıştım.
Ama kurtaramıyordum.
Zaten bu hırkayı ne zaman giysem başıma bir şey geliyordu. Düğüne giderken giydiğimde üstüme düğün pastası düşmüştü, bisiklete binerken giydiğimde az daha araba çarpıyordu, okulda giydiğim gün bilinmeyen yazmıştı, şimdi giydim saçım sıkıştı.
Babam, "Kızım hadi ama seni bekliyoruz." dediğinde, "Baba bir gelip yardım eder misin?" dedim.
"Ne oldu kızım?" diyerek ayak sesleri yaklaştı.
Kapıdan kafasını uzatıp, "Ne oldu kızım?" dedi tekrar.
Hırkama sıkışan saçımı gösterdim.
"Galiba saçlarını kurtaramayacağız." deyip fermuardan saçlarımı kurtarmaya çalıştı.
Birkaç tel saçım kopmuştu ama babam görevi başarıyla tamamlamıştı.
"Hazırsan hadi gidelim artık."
"Hazırım." deyip telefonumu masadan alıp cebime koydum ve babamın peşinden ilerledim.
Yaklaşık on dakikalık bir araba yolculuğundan sonra Görkem'lerin evine varmıştık.
Altı katlı bahçeli bir apartmanın beşinci katına asansörle çıktık.
Uğur zile basıp geri çekildi, kapıyı Görkem'in babası açtı, "Hoş geldiniz." dedi geniş gülümsemesiyle.
Babam da, "Hoş bulduk Mehmet." deyip içeri adım attı.
Mutfakla birleşik oturma odasına geçtik. Gerçekten kocaman bir odaydı.
Kapının yanında televizyon, televizyonun tam karşında iki tane tekli koltuk, sağında ve solunda ise üçer kişilik karşılıklı iki koltuk bulunuyordu. Tekli koltukların arkasında ise yemek masası vardı. Sağ taraftaki üçlü koltuğun arka kısmında ise mutfak bulunuyordu.
Babam ve Mehmet amca üçlü koltuğa arada bir boşluk olacak şekilde oturdu, annem ve Görkem'in annesi de aynı şekilde diğer üçlü koltuğa oturdu. Uğur'la bana da tekli koltuklara oturmak düştü.
Havadan sudan bir muhabbet dönüyordu ve ben sıkıntıdan patlamak üzereydim. Uğur kafasını telefonuna gömmüştü, kafamı uzatıp baktım, Beril'e bir sürü mesaj atmıştı hâlâ da atıyordu. Anlaşılan Beril triplerdeydi.
Hain Beril Uğur'la çıkmaya başlayalı bana önceki kadar vakit ayırmıyordu, kıskanıyordum!
Dedikodu Değil Kişi Analizi Grubu
Bedi: Umay
Bedi: Gittiniz mi?
Umay: Gittik
Sarı civcivim: Ne var ne yok?
Uğur: Mesajıma kaç dakikadır cevap vermiyorsun
Uğur: Gruba hemen yazıyorsun
Sarı civcivim: Umay söyler misin şu ikizine
Sarı civcivim: Beni sinirlendirip sonra anında mesajlarına cevap vermemi beklemesin
Alper: Ne bu kızlarda ki trip şeysi
Alper: Elif'te bana cevap vermiyor hatta görüldü bile atmıyor
Alper: Ama gruptakileri görüyor
Ada: Sorun sizde olabilir mi?
Uğur: Ne alaka?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İddia || Texting
Ficção Adolescente- TAMAMLANDI - Küçük bir cesaret kırıntısıyla atılan mesajla başlayan maceraydı onların hikayesi. Mesajdan sonra bedenini belli olma korkusu sarsa da aşkı daha ağır basıyordu. Gerçi ona kalsa belli etmeden, uzaktan severek yaşamalıydı aşkını. Ama bu...
