y e t m i ş b e ş

2.3K 127 50
                                        

"Tamam bro, sorun yok."

"Emin misin Alper?"

"Eminim Umi, yanımda işte duruyor öyle."

Uğur, "İyi değildir şimdi o, sorun vardır Alper. Gözünün önünden ayırma Çağlar'ı."

"Ya sorun yok da sürekli göstereceğim ben onlara diyor."

Uğur, "Ne gösterecekmiş?"

"Soruyorum, görürsünüz diyor."

"Saçma sapan bir şey yapmasın da aman dikkat et Alper."

"Siz gittiniz, Ada gitti. Herkes ayrı bir hallerde. Ben kaldım ortada."

Uğur, "Gelmeye çalışacağız biz de biraz zor gibi görünüyor."

Alper, "Dur lan nereye gidiyorsun. Çağlar dursana!" diye bağırdığında Uğur, "Ne oluyor Alper?" diye sordu.

Alper, "Ya bu deli gidiyor bir yere, az kapat gideyim peşinden."

Uğur, "Tamam tamam." diyerek telefonu kapattı.

Umut Can, "Siz topluca sıçmış gibisiniz."

Uğur, "Hiç sorma ya." dediğinde alt kattan amcamın, "Aşağı çaya gelin çocuklar." diyerek sesi yükseldi.

Yarım saat önce alt kata inmiştik, geleneksel kucaklaşma merasiminden sonra, yemek faslı da bitmişti. Amcamların ev düzeninde, ailecek yemek yemek, çay içmek, televizyon izlemek gibi aktiviteler vardı. Bu yüzden biz alt kata inmeden çay içmezlerdi. Bu yüzden oyalanmadan alt kata inip boş koltuklardan birine dördümüz yan yana oturmuştuk bile.

Umut Can, "Çay içer misin prenses?" diyerek sehpadan aldığı çay bardağını bana uzattı. "İçerim." deyip tebessüm ettiğimde cebimdeki telefonum titredi.

Çay bardağını koltuğun kol kısmına koyup cebimden telefonumu çıkarttığım sırada Umut Can sehpanın üzerindeki kurabiyelerden yiyordu, bir tane de bana uzattığında telefonum tekrar titredi.

Bedi: Bak o kuzenine söyle beni sinirlendirmesin

Bedi: Elin yok mu senin ne diye sana kurabiye veriyor

Umay: Ne diyorsun Bedirhan?

Bedi: Çay veriyor kurabiye veriyor

Bedi: Olmuyor böyle ama

Bedi: Kuzenin falan tamam da

Bedi: Kıskanıyorum bende

Umay: Sen nereden biliyorsun bunları ya?

Bedi: Ermişim ben ermiş

Umay: Ciddi olarak soruyorum

Bedi: Babanla amcanın oturduğu yerdeki cama bak (Görüldü)

Kafamı kaldırıp cama baktığımda aralıklı olan perdenin arasından Bedirhan bana bakıyordu. Kendimi tutamayıp güldüğümde, dikkat çekmemek için dudağımı ısırdım.

Bedi: Şimdi şöyle bir sorunumuz var

Bedi: Beni içeri nasıl alacaksın?

Umay: Bunu düşünmem lazım

Umay: Kapıdan alamam çünkü

Bedi: Biraz hızlı düşünsen iyi olur

Bedi: Çok değerli olan popom dondu da

Umay: Tamam tamam dcsfvghujhkıloh

Umut Can'a soracaktım, hatta Umut Can bunu görev kabul edip bir şekilde Bedirhan'ı içeri sokacaktı.

İddia || TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin