y i r m i d o k u z

4.8K 235 174
                                        

Beril'in "Uğur!" diye bağırmasıyla, Uğur'un kucağıma düşmesi bir oldu

Uğur!

"Uğur!" deyip kafasını tuttum. Sandalyeyi ayağımla ittirip, Uğur'un kafası kucağımdayken yere oturdum.

"Uğur!"

Beril, "Biri ambulansı arasın!" deyip Uğur'un diğer tarafına yere çöktü. Başımıza kalabalık toplanmaya başladı, nöbetçi hoca koşar adımlarla yanımıza gelip, "Ne oldu?" dedi telaşla.

Sena, "Bir anda bayıldı bilmiyoruz."

Alper, "Uğuur!" diye bağırarak kalabalığın arasından sıyrılıp yanımıza geldi.

Alper, "Lan ambulansı arasanıza!" deyip çevredekilere bağırmaya başladı. Ben kitlenmiştim. Sadece çevredekilere boş boş bakıyordum.

Diğer öğretmenler de yanımıza gelip, kalabalığı dağıttı. Çok geçmeden ambulans geldi, Uğur'u sedyeye alıp bahçedeki ambulansa götürdüler. Ambulans şoförü kapıyı kapatacağı sırada "Bende bineceğim." dedim. Ambulans şoförü, "Prosedür gereği sizi alamayız." deyip kapıyı kapattı.

"İkiziyim ben onun!" deyip kapıya asıldım.

Ambulans şoförü, "Hanımefendi sizi alamayız, yasak." deyip elimi kapıdan çekmek için uzandı.

"Ben anlamam, ikiziyim ben onun!" diye bağırıp diğer elimle şoförün elini ittim. Tüm gücümle kapıya asılıp açtım, kendimi içeri atıp kapının dibindeki koltuğa oturdum. Ambulans şoförü kapıyı kapattıktan kısa bir süre sonra ambulans siren eşliğinde hareket etmeye başladı.

Uğur'a ne olmuştu? Niye bir anda bayılmıştı? Ya beyninde sorun varsa bu yüzden bayıldıysa. Ya da nefes alamayıp bayıldıysa. Ya Uğur'a bir şey olursa. Beynine oksijen gitmeyip de bayıldıysa ve bu yüzden felç kalırsa ne olacaktı? Ölürse ne olacaktı? Uğur ölürse ben nasıl onun yokluğuna alışırdım.

"Uğur." deyip elini tuttum. Ağzında kocaman balon gibi mavi bir şey vardı ve görevli arada bir o balonu sıkıyordu. Göğsüne bir şeyler yapıştırmışlardı, kalp atış seslerini duyuyorduk. Uğur ne olur sana bir şey olmasın. Lütfen. Elimin tersiyle akan gözyaşımı sildim. Telefonum çalmaya başladığımda cebimden çıkardım. Annem arıyordu.

"Efendim."

"Umay Uğur'a ne oldu? Okuldan aradılar ... biz ... biz hastaneye gidiyoruz."

"Bilmiyorum anne ... Yanıma geldi eve gidelim başım ağrıyor dedi ... sonra bayıldı ... bilmiyorum anne bilmiyorum!" deyip hüngür hüngür ağlamaya başladım.

Telefondan annemin "Umay!" diye seslenmesini duyuyordum. Ama ağlamaktan cevap veremiyordum. Yanımdaki kadına telefonumu uzattım, alıp konuşmaya başladı.

Bacaklarımı göğsüme çekip sarıldım ve kafamı dizime yasladım. Lütfen Uğur'a bir şey olmasın! Lütfen! Beni sinir ediyor, gıcık ediyor, hatta bazen ona öl geber diyorum ama ölmesin! Lütfen, lütfen, lütfen! Uğur! Ölemezsin!

Yanımdaki kadın, "Hanımefendi." dediğinde başımı kaldırıp ona baktım. Telefonumu uzattı, alıp cebime koydum ve tekrar başımı dizime yasladım.

Ambulansın kapısı açıldığında Uğur'u hemen çıkardılar. Basamağa basmak yerine direk aşağı atladım. Sedyenin peşinden koşar adımlarla yürümeyerek hastaneye girdim ama Uğur'u acil müdahale bölümüne aldıkları için daha fazla peşinden gidemedim.

"Umay."

Babamın sesini duyar duymaz arkama dönüp, ona sarıldım ve tekrar ağlamaya başladım. Sakinleştiğimde annem ve babama baştan sona her şeyi anlattım. Daha sonra babam bilgi almak için yanımızdan ayrıldı.

İddia || TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin