d o k u z

7.2K 461 206
                                        

Sıkıcı mı sıkıcı, sinir bozucu mu bozucu, hatta ultra sıkıcı ve sinir bozucu bir okul gününden sonra kendimi zar zor eve atabilmiştim.

İki sınıfın birleştirilmesiyle karışık olan sınıfımız daha çok karışmıştı Tolgahan, Kadir, Görkem ve ismini bilmediğim diğer kişiyle; Alper, Uğur, Çağlar ve Bedi şimdiden ezeli düşman olmuşlardı ve işin kötüsü, şu an gözümde Uğur'dan bile sinir bozucu olan, Görkem'in matematiği benden iyi olduğu için, hatta sınıftaki herkesten iyi olduğunu da söyleyebiliriz, gün boyu benimle uğraşmıştı.

Neymiş bana ders verebilirmiş, peh sen kimsin de bana ders vereceksin!

Tabi, yanlışlıkla oldu dese de buna hiç inanmıyorum, üstüme su dökmesini ve Uğur'un Görkem'e kafa atamasını, tanımadığım bir çocuğun bana giymem için tişörtünü vermesini ve mecburen tanımadığım birinin tişörtünü giymek zorunda kalmamı, babamın ve Görkem'in babasının okula gelmesini ve işin daha garip yanı ise Görkem'in babamın arkadaşı Mehmet amcanın oğlu çıkmasıydı.

Ve ve en kötüsü ise yarın akşam bize yemeği gelecek olmalarını saymazsak çok da kötü bir okul günü geçirmiş sayılmam.

Hala üstümde olan tanımadığım sporcu çocuğun yedek tişörtünü çıkartıp makineye attım, üzerime Uğur'dan arakladığım bol ama Uğur'a tam olan mavi tişörtü geçirdim, altına da taytlarımdan birini giydim.

Hava bugün çok güzeldi, balkona çıkıp sokağa bakıp temiz hava aldım, karşı kaldırmada elinde Gratis poşetiyle ilerleyen muhtemelen benden iki üç yaş büyük olan bir kızı görünce kafama bir şey dank etti!

Uğur'un bana Gratis'e gitme sözü vardı!

Balkondan koşarak odama girdim ve odamdan da Uğur'un odasına.

Uğur tişörtünü tam giyecekken odasına daldığım için donmuştu resmen, "Yuh be kızım insan bir kapıyı çalar!" deyip tişörtü giydi.

"Kapıyı falan boş ver de senin bana bir sözün vardı."

"Ne sözüm vardı?" deyip kendini yatağa attı.

"Gratis'e gitme sözü."

"Öyle bir salaklık yapmış olabilirim ama beni hiçbir güç o saçma sapan yere götüremez."

"Uğur ama söz verdin benimle gelmek zorundasın."

"Ya tamam söz vermiş olabilirim ama benim ne işim var Gratis'te Allah aşkına ya." deyip yastığa sarıldı.

"O zaman söz vermeseydin!" deyip sarıldığı yastığı çekip aldım.

"Üç beş kuruş vereyim neyse parası git al kendin."

"Sağ ol ya benim hiç param yoktu zaten, madem sen gelmiyorsun bende Alper'i falan çağırırım."

"Hı-hı çağır da gör ebeninkini, o üçü seni rezil etmekten başka bir şey yapmaz."

Valla ne yalan söyleyeyim haklıydı.

"Öf Uğur gidelim işte bugün bak akşamın olmasına hem iki üç saat var, hava da çok güzel."

"Of tamam Umay gidelim ne lanet yermiş bu Gratis."

"Yarım saate hazırım." deyip yastığı birkaç kez kafasına vurdum ve odama doğru koşmaya başladım.

Hemen kızlara mesaj atmam lazımdı.

Dedikodu Değil Kişi Analizi Grubu

Umay: Kızlar

Umay: Uğur'la Gratis'e gidiyorum

Sarı civcivim: Anam

Sarı civcivim: Uğur'la Gratis'e gitmek

Sarı civcivim: Tam hayalimdeki şey

Sarı civcivim: Umay bende gelim mi?

Ada: Bende bende

Sena: Yaaa bende gelmek istiyorum

Sena: Ben ömrümde Gratis'e erkekle gitmedim bende geleyim lüütfeeeen

Umay: Uğur hepinizi görürse

Umay: Beni orda bırakır kaçar gider valla

Umay: Ama gelin ne olacak ki :)

Sarı civcivim: Tamam alışveriş merkezinin girişinde buluşuruz

Umay: Tamam

Makyaj ve bakım malzemelerimden ne eksik diye bakarken Uğur'un kapımı yumruklamasıyla irkildim.

"Umii hadi be kızım yarım saattir seni bekliyorum."

"Geldim." deyip küçük çantamı alıp odamdan çıktım.

"Hadi çabuk taksi gelmek üzere."

"Tamam tamam." deyip hızlıca ayakkabımı giydim.

Taksiye bindiğimizde Uğur şoföre adresi söyleyip geri yaslandı.

"Mutlu musun?"

"Uğur sürekli kafama kakacaksan gitmeyelim!"

"Kafana kakmak için sormadım ciddi bir şekilde sordum."

"Yani mutluyum diyebiliriz ama sen pek de mutlu olmayabilirsin."

"Nedenmiş o?"

"Eee şey kızları da çağırdım da."

Şaşırdı.

Sırıtarak, "Sende pek mutlu olacaksın diyemeyiz çünkü bende arkadaşlarımı çağırdım."

"Ne! Ya Uğur ya, of şimdi bunlar hep birbiriyle uğraşacak tabi sende Beril'le uğraşacaksın berbat olacak her şey." deyip ellerimi göğsümde birleştirdim.

"Sarı kafayla ne alakası var şimdi?" deyip tek kaşını kaldırıp bana baktı.

"On yedi senelik ikizimin hareketlerinden neyin ne olduğunu anlıyorum boşuna öyle kaşını gözünü kaldırma."

"Neyse ne konuyu kapatalım, üç beş bir şey alırsın sonra biz gideriz sizde ne yapıyorsanız yaparsınız."

"İyi olur."

Taksi alışveriş merkezinin önünde durduğunda Uğur'u beklemeden indim.

Opss!

Girişin bir tarafına kızlar bir tarafına erkekler dizilmiş birbirlerini gıcık edercesine bakışıyorlardı.

Geldiğimizi fark eden Beril'in gözleri önce bana sonra Uğur'a kaydı, salak ikizim Uğur, Beril'le göz göze kalmış olacak ki dudağının kenarı kıvrıldı.

Merdivenleri çıkarken Uğur koluma girdi, "Buyur bakalım Gratis diye diye yandın tutuştun hadi iyi alışverişler." deyip bana göz kırptı.

Bugün çok ama çok karışık geçecekti, hadi hayırlısı!

İddia || TextingBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin