o t u z s e k i z

4K 230 222
                                        

Bedirhan'ların yeni evinin olduğu binanın önüne geldiğimde, birkaç adım daha atıp evime gitmeyi çok düşündüm, hatta bina kapısının önüne gidip geri döndüm ama sonuç olarak yüzsüz gibi Bedirhan'ların kapısında dikiliyordum.

Mine teyze falan evde miydi acaba? Ağlamak üzereydim, eğer ağlarsam beni görürse anneme söylerdi ve hiçbir şekilde açıklayamazdım.

Elimi zile uzatıp geri çektim, Bedirhan beni kovmuştu ve ben yine de onun yanına gelmiştim hem de ağlamak üzereyken!

Sol gözümden atlamaya hazırlanan göz yaşımı elimin tersiyle silip merdivenlere yöneldim. Salaktım ben, Bedirhan beni resmen hayatından çıkarmıştı ve ben Görkem'in beni kandırdığın farkına varıp Bedirhan'ın yanına gelmiştim, hem de Bedirhan'ın beni daha önce uyarmasına rağmen. Salaktım ya gerçekten süzme salak!

Üç dört basamak inmiştim ki Bedirhan'ın sesini duymamla durdum. "Umay."

Koşarak kaçsam nasıl olur? Olmaz tabi ki! Beynim salak salak fikirler verme bana!

Yavaşça, iki ayağımın da basmış olduğu basamakta, dikkatlice Bedirhan'a döndüm. Elinde ki çöp poşetiyle bana bakıyordu.

"Bir şey mi oldu?"

"Yoo."

"Moralin bozuk sanki?"

"Yoo."

"Ağlamış gibisin."

"Yoo."

"Gözlerinin altı kızarmış."

"Yoo."

"Umay ne yoo yoo görüyorum işte gözlerin kızarmış ağlayacak gibisin."

"Bedirhan sen haklıydın. Görkem'den uzak durmam gerekiyormuş, beni kandırmış bilinmeyen o değilmiş." deyip yutkundum.

Elindeki çöp poşetini kapının kenarına bırakıp tekrar bana baktı. Kollarını iki yana açıp, "Gel buraya Umi." dediğinde daha fazla dayanamayıp koşar adımlarla Bedirhan'a sarıldım.

O da bana ...

Kaç dakika öyle durduk bilmiyorum ama Bedirhan, "İçeri gelsene." deyip geri çekildi.

"Annen görmesin şimdi beni böyle, sonra annemin kulağına falan gider."

"Evde yok ki, bebek için kıyafet falan almaya gittiler babamla, bir saate ancak gelirler."

"Tamam o zaman." deyip ayakkabımı çıkartıp içeri adım attım. Oturma odası biraz dağınık olduğu için Bedirhan, "Kusura bakma mutfağı ancak toplayabildim." deyip tebessüm etti.

"Sorun değil." deyip koltuğa oturdum.

"Kahve içiyoruz değil mi?" diye sorduğunda, "Hı-hı." dedim ve oturma odasıyla birleşik olan mutfağa yöneldi.

Kısa sürede kahveleri yapıp yanıma geri geldi ve çaprazımdaki tekli koltuğa oturdu. "Moralin bozuk ağlayacak gibisin, eee anlat bakalım ne oldu?"

"Bedirhan, resmen gözümün içine baka baka beni kandırmış."

"Bedirhan demesen olmaz mı?"

"Sen öyle istedin."

"Pişmanım desem yalan olmaz." deyip elindeki kahve fincanına baktı. Hiçbir şey demediğim için, "Anlatmayacak mısın ne olduğunu?" diye sordu.

"Görkem beni kandırmış, o bilinmeyen falan değil."

"Nasıl fark ettin?" dedi gözlerime bakarak.

İddia || TextingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin