Umay'ın anlatımıyla...
Bedirhan'a söylediklerimde çoktan pişman olmuştum bile. Çok güzel biri değildim, mükemmel bir insan da değildim ama beni sevmişti. Tamam söylediklerine duyar duymaz mantıklı bir cevap vermem pekte mümkün değildi ama bizden hiçbir şey olmaz da dememem lazımdı.
Dün Uğur'la vedalaşmak için bize geldiğinde, lafı pişman olduğuma getirmeye çalışmıştım ama yapamamıştım işte. Bedi şu zamana kadar hep yanımdaydı, beni çok iyi tanıyordu. Kim bilir belki de olurdu bizden ama gidiyordu.
Mine teyze anneme fazla gidesi yok demişti, gitmek de istemiyordu belliydi ama dün Kanada'ya gidiyorum yeni bir yol çizeceğim kendime demişti, demek ki benim olmadığım bir hayatı seçmişti kendine.
Haklıydı. Benden uzaklaşmaya çalışıyordu. Salaklık bendeydi bir iki sene önce sevdiği kızı anlatmıştı bana, beni bana anlatmıştı ama ben anlamamıştım.
Şimdi gidip tutsam kolundan gitmekten vazgeçer mi acaba? Kafasına koymuş vazgeçmez, beni içindeki mezarlığa gömdü bir kere, niye vazgeçsin ki?
Pişmandım işte! Beni seviyordu, belki de şu hayatta ondan daha güzel seven olmayacaktı beni ama ben ona ne kadar kötü davranmıştım!
Sesli bir şekilde, "Salak kafam." dediğimde odamın kapısına tıklandı ve Uğur kafasını araladığı kapıdan içeri sokup, "Geliyor musun aşağı, Bedi'nin valizlerini yerleştirdiler gidecek birazdan." dedi. Ağlayacak gibiydi. Ağlardı tabi Bedi çocukluk arkadaşıydı. Derin bir nefes alıp, "Geliyorum." deyip oturduğum yerden kalktım.
Binanın önüne indiğimizde, Bedirhan Alper'le kucaklaşıyordu. Daha sonra ağladığı gözlerinin kızarıklığından belli olan Çağlar'la kucaklaştı. Kadir'le de kucaklaşıp, sıra Tolgahan'a geldiğinde. Tolgahan, "Yeni tanışmıştık, gitmen pek olmadı." dedi.
Bedi, "Mesafeleri umursamayalım dostluğumuz baki olsun."
Tolgahan, "Baki olacak." deyip Bedi'ye sarıldı.
Bedirhan Tolgahan'dan sonra gözleri sulanmış olan Ada'yla kucaklaştı. Birbirlerine sarıldıkları sırada Ada, "Kısa bir süre olsa da seni tanımak güzeldi." dedi.
Bedirhan geri çekilip, "Seni de öyle. Ben buralarda yokken iyi bak Çağlar'ıma." deyip Ada'nın yanına olan Çağlar'ın saçlarını karıştırdı.
Ada, "Bakarım tabi." deyip hafiften tebessüm etti.
Elif, "Daha fazla durursam ağlayacağım gel buraya." deyip Bedi'ye sarıldı. Sarıldıktan sonra Bedi geri çekilip, "Ağlama." deyip tebessüm etti.
Bedi Sena'ya baktığında, Sena Bedi'nin ona sarılmayacağını bildiği için Bedi'ye sarıldı. Bizim yüzümüzden, özellikle benim yüzümden, şu zamana kadar hep birbirlerine mesafeli davranmışlardı.
Sena, "Oraya gidip bizi unutma sakın." dedi şakasına. Bedi'de gülerek, "Uçağa biner binmez hepinizi unutacağım." dedi.
Uğur, "Herkesin gözünde bir yaş, çocuk sanki sürgüne gidiyor, gitsin yerleşsin birkaç günlüğüne gelir geri." dedi ortamdaki kasveti dağıtmak istercesine. Ah Uğur seni bilmez miyim ben! Odana çekilip kendinle baş başa kaldığında neler hissedeceğini, Bedi gitti diye ağlayacağını çok iyi biliyorum.
Bedi, "Ben de kim bunu diyecek diye bekliyordum." deyip Uğur'a sarıldı. Sarıldıktan sonra Uğur, "Ama okula gittiğimde benim adımdan önce listede adını göremeyince fena koyacak bana." deyip tebessüm etti.
Bedi, "Takılma öyle şeyler ben her zaman yanındayım, adımı görsen ne olacak görmesen ne olacak."
Uğur, "Biliyorum." deyip dudaklarını birbirine bastırdı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
İddia || Texting
Roman pour Adolescents- TAMAMLANDI - Küçük bir cesaret kırıntısıyla atılan mesajla başlayan maceraydı onların hikayesi. Mesajdan sonra bedenini belli olma korkusu sarsa da aşkı daha ağır basıyordu. Gerçi ona kalsa belli etmeden, uzaktan severek yaşamalıydı aşkını. Ama bu...
