Dünyada tek gerçek duygunun bencillik olduğunu, bütün insanlara bir yağmur tanesi gibi serpiştirildiğini, kimsenin can acısının kimseyi derinden etkilemediğini düşünebilir ve buna inanabilirdim karşımda elimdeki sargıya dolu dolu gözlerle bakan Chanyeol u tanımasaydım eğer. Kırpsa gözlerini durmadan akacak kadar yaş biriktirmiş ama boğazındaki yumrudan kurtulup ne konuşabiliyor ne de yaşları aşağı akıtabiliyordu önümde diz çökmüş ellerime dokunmaya çalışırken.
"Nasıl kıyabildin?" Diyebildi en nihayetinde. Hemşire elimdeki cam parçaları çıkarırken, merhemleyip sararken tek kelime etmemiş öylece ellerime bakıyordu. Yatağın ucuna oturup bacağımı sarkıtmıştım. Gelip önümde oturup -neredeyse bacak aramda oturmuş halde- başını dizime yaslayıp yaslamama arasında duruyordu. Bana bakmıyor tek ilgilendiği, tek odak noktası ellerimdi.
Benimde ondan kalır yanım yoktu. Gözlerimdeki doluluk sinirimi bozsa da görmezden gelmeyi yeğliyordum. Ağlayamazdım biliyorsunuz. Sırf o yaşları aşağı akıtmamak adına gözlerimi odanın içinde gezdiriyor olabildiğince Yeol e bakmamaya çalışıyordum. Sorduğu soru bana değil kendi kendine konuşur gibiydi. Kafasını dizime yaslayıp "nasıl kıyabildin? " dedi burnunu çekti içli içli "biz.. biz onları iyileştirmek için... " dedi yaşları dizime inmeye başlamıştı. Elleri açıkta kalan parmaklarımı hafifçe okşuyor muhatabının ben olmadığını net şekilde belirtiyordu.
Haklıydı. Bu kadar içerlemesinde gece gündüz demeden ilgilenen oydu. Ben uyurken bile gelip elime ayağıma masajlar yapardı sırf bir gün daha erken iyilesebilmem adına. Simdi düşüncesizce yaraladığım ellerim ister istemez onu üzüyordu. Bedenim üzerinde belki benden bile daha fazla söz hakkına sahipti. " şimdi Sehun için..." dedi ve bir damla daha yuvarladı sesi kısık fakat anlaşılır netlikteydi.
Sağlam olan elimle çenesini tuttum kaldırdım gözlerine bakmak için " lütfen... " dedim benimde sesim kısıktı. Çünkü normal düzeyde konuşmaya kalksam titreyen çenemi daha fazla tutamayıp hıçkırıklara boğulabilirdim. " lütfen. " dedim tekrar anlamasını umarak. Sehun ne alakaydı bilmiyorum ama şu an onu bu ortamda konuşacak kafada değildim. Dolu yaşlara bulanmış gözlerine yanaştım. Bana bakan gözleri kapandı. Uzun sayılamayacak ama kısa da olmayan bir öpücük bıraktım benim için ağlayan gözüne. Geri çekilirken devam ettim konuşmama titreyen çenemi tutmaya zorlayarak " neden bana çiçek almadın". Sitem değil. Kızgınlık değil. Bu sorum sadece kendime olan özgüvenimin yerle bir oluşunun sorusuydu.
Şu an şımarık bir çocuk gibi görebilirsiniz beni ama inanın öyle değil. Ben haftalardır bana çiçek alan Chanyeol düşüncesiyle mutlu uyanmıştım. Günlüğüme düşen her mürekkebin son damlalarında teşekkürle bitiriyordum. Ben Yeol 'ün bana çiçek almış olma ihtimaliyle kendi kendime Sky a meydan okuyordum. Ama şimdi dönüp bakınca koca bir hiçe yaslandığımı gördüm. Ben bir hiçe bel bağlayıp Sky a karşı dik durmayı nasıl düşünebildim.
Dizime yaslı kafasını kaldırmadan göz yaşlarını elinin tersiyle silip " alırsam hatırlarsın... üzülürsün. Hatırlarsan..." diyip sustu. Dediği şeye yarım ağız gülümsedim. Bu kadar ince düşündüğünü anlamamıştım. Bizim evimiz çiçek bahçesi gibiydi. Annem çok severdi çiçekleri. Bütün pervazlar, arka bahçemiz, bütün balkonlarımız rengarenk çiçeklerle doluydu. Evin ön pencerelerinden asfalta kadar dökülen salkım salkım morlu pembeli çiçeklerimiz vardı. Mahalleye giren biri ilk bizim evi görebilirdi. Kimse bir askerin evi demezdi öyle kıpır kıpır öyle canlı. Kimse o evden canlı aile ferdi kalmayacağını bilmezdi. Öyle yasam doluydu orası. Şimdi kim bilir ne halde. Soluk renkler bulaşmıştır her bir penceresine.
Elimi saçlarına bıraktım. Ağlayışı durulmuş sakince tek noktaya bakıyordu. " uyuyalım mı " dedim yorgun sesimle. Ağlamasam bile günlerce ağlamış hissi vardı gözlerimde. Yüreğimde. Gerçi yüreğimdeki o his yıllardır hiç bitmedi ama... neyse. Yeol varken mutluyum.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Gratefulness/ Minnet
FanfictionMerhaba ben Park Beakhy.. ahh özür dilerim Byun Baekhyun. 7 yıllık evliliğim bitmiş olsa da henüz alışamadım. Her neyse. Şu an benim restoranımda eski eşim Park Chanyeol bir kadınla benim yaptığım yemeği yiyerek soft bir sohbet içerisinde. Kıskanıyo...
