1

1.3K 82 41
                                        

Merhaba ben Park Beakhy.. ahh özür dilerim Byun Baekhyun. 7 yıllık evliliğim bitmiş olsa da henüz alışamadım. Her neyse. Şu an benim restoranımda eski eşim Park Chanyeol bir kadınla benim yaptığım yemeği yiyerek soft bir sohbet içerisinde. Kıskanıyor muyum? Bunu yüzüme bakarak sorsaydınız cevabını kendiniz alırdınız zaten kesinlikle yüzümde en ufak bir kıskançlık belirtisi dahi yok. Evet yüzümde yok. Ama kalbimi sorarsanız cehennem ateşinden çıkıp buzul okyanusunda nefessiz kaldıktan sonra Niagara şelalesine atılmış gibi hissediyor. Peki bu önemli mi? Tabiki değil benim Yeollim mutluysa ona daima gülen yüzümü göstereceğim.

O kadının kim olduğunu merak ediyorsunuzdur elbette. Çünkü bende etmiştim evliliğimizin 3. Yılında türemiş biri kendisi. Isminin bi önemi yok çünkü ben hiç bir zaman sormadım Yeollim de hiç bir zaman söylemedi. Hoş! bazen sohbet aralarında ismi geçerdi ama aklımda kalmamış yapabileceğim birşey yok.

Neyse şimdi gidip Yeollime hoşgeldin diyeyim çünkü görmezden gelinmekten hoşlanmaz. Kafamı yasladığım kapı pervazından çekilerek üzerimi, mutfak önlüğümü düzeltip kendimden emin adımlarla oturdukları masaya ilerledim. Tabiki yüzümde daima duran sevimli gülümsememle.

" Sizi burada görmek beni onurlandırdı. Bay Park umarım arkadaşınızda yemeğimden memnun kalarak beni onurlandırır. " Ayyhh umarım saçma bir giriş yapmadım çünkü gerçekten niyetim güzel iyi bi iyi niyet göstermekti. "evet çok beğendim siz mı hazırladınız"

" evet bay Park geleceğini söylediği için menüyü ben hazırladım, normalde hafta içi akşam sadece 2 gün ben hazırlar diger günler çalışanlarım halleder ama Bay Park benim için kıymetli bir dost onun için bugün öğleden beri buradayım " dedim gayet samimi ve içtenlikle. Evet içtenlikle çünkü bu kadından nefret etmiyorum. Sevmiyorum da o ayrı mesele ama şimdi konumuzla alakalı değil. Kısacası kadına karşı iyi ya da kötü bir his yok içimde.

Tam masadan ayrılıp arka tarafa doğru yönelirken kapının açılmasıyla içeriye en çöp arkadaşım, ah pardon arkadaşım değil, en çöp değerlim geldi. Çöp dediğime bakmayın ağzı bozuk biraz asabi, patavatsız ama bütün mal varlığımı satsam üzerine bütün arkadaşlarımı versem -Yeollim hariç- hiç biri bu çöp etmez.

Olduğum yerde kollarımı iki yana açıp cırladım " Sehunniee" tam bu anda normalde arkadaşınızın sizi görüp kocaman gülümseyip kucağınıza gelmesi gerekir değil mi? Evet o senaryoyu unutun çünkü Sehun 3 yıllık yurt dışı macerasından döndüğü gibi karşısında çocuk gibi şakıyan beni değil gözlerinden alev çıkarırcasına Yeollinin masasına bakıyor.

Boşuna çöp demiyorum! Neyse ki beni hatırlayınca o şapşal gülümsemesini yüzüne yerleştirip koşar adım geldi yanıma. Uzunca bir sarılma yaşarken gözüm birden Yeollieye kaydı o biraz öfkeyle bakıyordu. Tanrım halka açık bi yerde bu kadar gürültü yaparsam tabi ki herkesin siniri bozulur insanlar buraya sakince yemek yemeye geliyor restoranımın içinde böyle birşey yapmamalıydım. Yine haklıydı Chenyeol. Gürültüyü azaltıp Sehunun elinden çekiştirip arka tarafa ofisime götürdüm

Tabiki Sehun halimi hatrimi sormadı. Ilk cümlesini aynen aktarıyorum "o kendini bir bok parçası sanan adam daha boşanalı  9 ay olmamışken başka bir kadınla senin restoranında senin yaptığın yemeği mi yiyor? " evet tam olarak buydu.

Onun öfkesine karşın bende gayet sakin bir sesle "bosanalı 9 ay 23 gün oldu Sehun" dedim. Gün saydığımdan değil kesinlikle degil. Sadece yatak odamın kapısında asılı bosanma celbim ve tarihi, her kapıyı açtığımda karşımda duruyor ondan. Şimdi siz onun neden orada olduğunu sorarsınız. Söylüyorum. Ben bazen herşeyin rüya olduğunu bazen de boşanmış olduğumuzu hatta bazen bir zamanlar evli olduğumuzu unutuyorum. O kağıt bana her şeyi hatırlatıyor. Evet her şeyi. 9 yaşımdan bu yana yaşadığım her saniyeyi.

Gratefulness/ Minnet Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin