Eve geldiğimde annem babam esatta buradaydı salona geçtim. Berbat görünüyordum. Esat endişeyle bana bakıyordu ona ağlarken baktım.
"Özür dilerim"Dedim ama nedenini anlamadı.
" ne için özür diliyorsun ?" Dediğinde çantamdan kağıtları çıkarıp koltukta oturan annemle babamın karşısına geçtim. Donuk bir şekilde onlara bakıyordum. Kağıtları anneme uzattım. Onda anlamamıştı neden böyle olduğumu ama kağıtları aldı. Babamla bakmaya başladılar. Esat sadece izliyordu. Annemle babam aniden kafasını kaldırıp bana baktılar. Gözleri dolmuştu. Umursamadım. Annem ayağa kalktığında geriye gittim.
Kağıtları elinden çekip Esatın yanına gittim. Yanına oturdum.
"Tuana yapma." Diyen anneme baktım sonra esata döndüm.
" şuanda ortalığı yıkmam gerekiyordu. Hatta Bağırmam ama konuşamıyorum bile. Öğreneceklerinden sonra sana söylediğim için bana kızabilirsin ama ben senden bişey saklamam biliyorsun. Sadece emin olmadan söylemek istemedim. Zarfı çağanı kaçıran adam bırakmış kapının önüne." Dediğimde korkulu gözleri şaşkınlığa büründü.
"İçinden bu kağıtlar çıktı." Diyip kağıtları uzattım. Aldı okumaya başladı. Ömrümden ömür gidiyor sanki.
Gözlerinden okudukça yaşlar düştü. Bende ağlıyordum. Kafasını kaldırıp bana baktı.
"Biz ikiz değilmişiz" Dediğimde boğazımdan bir hıçkırık koptu. Esatta ağlıyordu. Annesine babasına baktı.
"Doğru mu bu? Bişey desenize? Niye yalan söylediniz? Gerçekleri de söyleyebilirdiniz bu umrumda olmazdı." Dediğinde gülümsedim beni öyle de kabul edermiş demekki ama olmazdı dedi, yani artık umrunda olurdu. İstemeyebilir....
annesi ağlarken konuşmaya başladı.
" Tuananın kendini evlatlıkmış gibi görmesini istemedik ." Dediğinde ona baktım. Yalan söylüyordu.
Umursamadım. Esat onlara bağırırken sessizce kağıtları alıp yukarı çıktım. Bu onların aile meselesiydi. Aileden olmayan birinin karışmaması gerekiyordu. Yatağıma oturdum. Çağana yazsam gece gece gelmeye kalkardı. Yatağıma uzandım. Şimdi ne olucak? Ne yapıcam ? Hiç bilmiyorum. Bunları düşünürken uyumuşum.
Sabah gözlerimi araladığımda karşımda uyuyan esatı görünce şaşırdım. Yanıma yatmıştı. Dün olanları hatırlayınca gözlerim doldu. Esatın da gözleri çökmüştü. Uyandırmak istemedim. Yavaşça yanından kalktım. Banyoya gidip okul formamı giyindim. Saat daha erkendi. Evden çıktım. Çağana yazmaya karar verdim .
Naz: ben parktayım, uyandıysan gelsene okula beraber gidelim.
Efe: geliyorum güzelim.
15 dakika sonra çağanı bana doğru gelirken görünce ayağa kalktım. Hızla gidip sarıldım. Ağlamak istiyordum daha fazla kendimi tutamadım ağlamaya başladım. Çağan Ne olduğunu soruyordu ama ağlamaktan başka bir şey yapmıyordum. Bi kaç dakika sonra ayrılıp yüzüne baktım. Sonra çantamdaki kağıtları çıkarıp ona gösterdim. Bi kaç dakika sonra şaşkınca bana baktı.
" seni kaçıran kişi kimse o bırakmış. Dün ismi yazan yetimhaneye gittim. Müdürle konuştum , doğruymuş. Sırf Dilsizim diye bırakmışlar." Dedim Çağan hemen kağıtları cebine koyup bana baktı.
" esat biliyor mu?" Dediğinde kafa salladım . Aklıma gelince yine ağlamaya başladım.
Çağan avuç içlerini yanaklarıma koydu.
" o senin kardeşin, her anında yanındaydı. Şimdi kardeş değilmişiz diyemezsin, yapma." Dediğinde kafamı Çağanın boynuna gömüp sarıldım. Çağan kollarını belime doladı. Canım o kadar yanıyor ki, ben başka huzur bulabileceğim bir yer bilmiyorum.
Bi süre sonra okula doğru yürümeye başladık. Şuanda da okulun kapısındayız. İçeri girmeye korkuyorum. Çağan bunu anlamış olacak ki bana döndü.
" korkma, Esat seni bırakmaz." Dediğinde yutkundum.
Eğer, beni kardeşi olarak kabul etmezse ne olucak?"
Çağan Gülümsedi.
"Esat senden vazgeçemez. Her anınız beraber geçmiş sizin, her şeyini biliyor seni tanıyor, uzak kalamaz ki." Dediğinde kafa salladım. Okula girdik. Ağlamamak için kendimi sıkıyorum. Sınıfın kapısına geldiğimizde Çağan kapıyı açtı. Sınıfa girdik. Esat yoktu. Herkes buradaydı. Yavaşça gidip yerime oturdum. Sonra yanıma baktım. Esatın yeri boştu, çantası da yoktu.
Herkes etrafıma toplandı. Donuk ve dolu gözlerle Esatın yerine bakarken kafamı onlara çevirdim. Gözümden yaş düştü hemen sildim. Leya ve Ülkü gelip bana sarıldı.
" tuana iyimisin?" Diyen leyaya baktım. Hiç bişey bilmiyorlardı ki, ayağa kalktım. Çağana döndüm.
"Ben hava aliyim kendime gelirim." Dedim ve hızla sınıftan çıktım. Koridorun sonunda cam olan yere gittim. Bu kısım komple camdı. Dışarısı görünüyordu. Yere oturdum. Gözyaşlarım durmuyordu. Esat gelmemişti, onunla konuşmadan rahat edemem ki, gelmeyecek mi? Yada beni mi görmek istemedi.
Görmek istemese gece yanımda yatmazdı. Dizlerimi kendime çektim kafamı dizlerime koydum. Biraz öyle durdum. Bi kaç dakika sonra yanıma biri oturunca kafamı kaldırdım. Esattı. O da dizlerini kendine çekmiş kafasını dizlerine koymuş bana bakıyordu. Gülümsüyordu. Şaşırdım.
" ben küçükken senin kadar güzel bir kız görmemiştim. Konuşamıyordun ama ona rağmen ben hep hiç bir kız benim kardeşimden güzel olamaz diyordum. Hala öyle düşünüyorum. Sinirliyken de , küçük bir çocuk gibi savunmasızken de , ağlarken de kimse senden daha güzel olamaz. Bi keresinde sen çok hastalanmıştın, 6 yaşındaydık. Çok korkmuştum. Sonra çocuk aklıyla anne Tuana hastalandı, benimde hasta olmam lazım onu yalnız bırakamam demiştim. " Diyip güldü. Gözümden bir damla yaş düştü.
" Çok kıskanç bir ikizim hatta sana karşı bazen çok savunmasız , kıyamıyorum kızamıyorum, ben seninle büyüdüm. Dün gece senin evlatlık olduğuna dair o belgeleri gördüm. " Dediğinde gözlerimi kapattım . Korkuyordum
"O kağıt parçasında yazanlar benim sana karşı olan kardeşimin duygumu bitiremez." Dediğinde şaşkınca ona baktım.
" ben kağıt parçalarında yazan hiç bir saçma sapan şeyle ilgilenmiyorum. İlerde gelsinler desinler ki, sizin tuanayla kan bağınız yok. Eee yani yoksa Ne olmuş, benim seninle büyüdüğüm gerçeğini , seni etrafımda göremediğimde kimsesiz gibi hissettiğimi, hatta çoğu gece sensiz uyuyamadığım gerçeğini değiştirmez ki, banane o kağıt parçalarında yazanlardan... " Diyip ayağa kalktı. Elini uzattı tutmam için , ellerim titriyordu.
Yinede tuttum, ayağa kalktım. Avuç içlerini yüzüme getirdi. O da kendini sıkıyordu ağlamamak için,
" kendini ifade edemediğini biliyorum. Seninde benim gibi düşündüğünü de biliyorum. Korkma hiç bir zaman sensiz kalmayacağım sende bensiz kalmayacaksın." Dediğinde ağlarken kafa salladım.
" sabah yoktun yanımda , sen beni kabul etmiyorsun sandım, sınıfa gidince çağan söyledi korktuğunu, sabah seni göremedim , dün gece sabah kalkar kalkmaz sana sarılacağımı söyledim kendi kendine, bana sarılır mısın?" Dediğinde ağzımdan bi hıçkırık koptu esata sıkı sıkı sarıldım. İkimizde ağlıyorduk.
" sen benim ikizimsin, içimsin, sensiz olmaz." Dediğinde daha sıkı sarıldım.
Omzumu öptüğünde Gülümsedim. Küçükkende omzumla oynamaya bayılırdı. Aynı yaştaydık ama yer geldiğinde ikimizde sanki küçük kendimizmiş gibi davranırdık. Esat köprücük kemiklerimi çekiştirmeyi çok severdi ama canımı yakardı. SonrAda oturur ağlardı. O kadar haklı ki, bizim o kağıt parçasındaki bilgilere ihtiyacımız yok.
———————————————————————
- maça kızı 8 kitabının bölümü yayınlanmış çok heyecanlandım lan.
- bu arada instadan da takip etmeyi unutmayın
Cagtuvibes_ hesabım
- herkes şu telefonla arayan kişiyi merak etmiş sxşeöxsşxçsçx
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Lal
AléatoireHerkes okul dizisi olsun demiş, yine okulla alakalı yapıyorum. Babasının tayin sonucu ailesiyle temrenliye kasabasına gelen ve geçmişte yaşadığı şeyler yüzünden konuşamayan bir kız.... Tek arkadaşı tek sırdaşı ikiz kardeşi olan esatla beraber ye...
