Bu sefer alarmdan önce uyandım. Banyoya girip ılık bir duş aldım ve okul formamı giyip mutfağa gittim.
Bugün anneme sürpriz yapayım. Çok güzel bir omlet yaptım. Ardından peynir, zeytin, domates ve reçel çıkardım. Sosis kızarttım.
Her şeyi tamamladıktan sonra annemlerin kapısını tıklattım.
Ses gelmeyince kapıyı tıklatmak için tekrar elimi kaldırmıştım ki üvey babam kapıyı açtı.
"Sessiz ol çocuk, annen rahatsız, kahvaltını et ve git."
"Annemi göreceğim." dedim diklenerek.
"Uyuyor annen." dedi üvey babam da kollarını kavuşturarak.
"Onu uyandırmam, sadece görmek istiyorum." diye ısrar edince kapının önünden çekildi.
İçeri girip yatağın önünde diz çöktüm. Zavallı annem, çok hasta görünüyordu. Göz altları mordu, teni iyice beyazlamıştı ve dudakları beyazlayıp kurumuştu.
"Annem" diye fısıldadım.
Annem gözlerini aralayıp bana baktı.
"Can'ım canım oğlum" dedi saçlarımı okşayıp.
Annemin elini tutup öptüm, elini yüzlerime sürdüm.
"Oğlum" dedi annem, "bana bir söz ver olur mu?"
"Söz veriyorum, nedir annem?"
"Okuyup büyük adam olacaksın, ben yanında olamasam bile.."
"Yanımda olacaksın" dedim. Annem beni bırakmaz.
"Beni dinle oğlum, lütfen sözümü kesme olur mu?" başımı salladım.
"Ben yanında olamasam bile pes etmeyip okuyacaksın ve büyük adam olacaksın, tamam mı?"
"Söz veriyorum annem"
"Kahvaltını ettiysen hadi bakalım okula" deyip elini saçlarımdan çekti.
"Tamam annem kahvaltımı edip çıkarım şimdi." deyip odadan çıktım.
Üvey babam ortalıkta görünmüyordu.
Ben de mutfağa gitmek üzereyken salondan gelen ses üzerine kulağımı kapıya yasladım.
Üvey babam biriyle konuşuyordu ve galiba ciddi bir şeydi.
"Evet Demir abi"
"...."
"Ödeyeceğim abi iki gün müsaade et, durumum yok."
"...."
"Tamam Demir abi iki gün sonra paran elinde olacak."
Başka da ses gelmedi.
Aniden kapı açılınca korkmuştum. Üvey babam şaşkınca ve birazda sinirle baktı bana.
"Kapı mı dinliyorsun sen çocuk."
"Hayır" dedim biraz uzatarak, tedirgin olmuştum.
"İyi, çekil şimdi önümden, işim var." deyip çekilmemi beklemeden omzuma çarpıp çıktı.
Ben de mutfağa gidip kahvaltımı ettim ardından çantamı omzuma atıp çıktım evden.
Acaba ne işler çeviriyor bu adam.
Düşüne düşüne durağa vardım. Bizim tayfa toplandıktan sonra okula gittik. Ama benim aklım başka yerdeydi. Aklımı derslere veremedim.
Dönerken bizimkilere borçtan bahsettim.
"Deli mi o, hiç reşit olmayan birinin üzerine borç yıkılır mı?" dedi Gülcan.
"O pislik herifin teki" dedi Peker, "yani yıkar."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Üvey Babam
RomanceBu benim ilk kitabım. Yazım hatalarımın farkindayim ama ilk olduğu için o hatalar anı olarak kalsın istiyorum. ☺️ Not: klasik üvey baba,kız ilişkisi değildir. Not 2: bu uyarıyı yeniden koymak durumundayım... Sevgili okurlarım kitabımın başrolü erkek...
