"E sen şimdi Five'dan ayrıldın ama nereye gittin? Sonra neler oldu?"
"Ben uyandığımda başımda Lila vardı. Yanında da Edward-"
"Bekle, Lila kim?"
Allison oturduğu yerden sordu. Edward yerinde kıpırdandı.
"Kardeşim."
"Kardeşin olamaz."
Ben'in sesiyle birlikte arkamı dönüp kısaca ona baktım.
"Evet, olabilir. Orda ailemi buldum ben. Öz annemi, kardeşimi... Ama sizin yanınıza dönmek için onları bıraktım."
"Neyse, Regina anlatmaya devam et. Annen kimmiş ve nasıl buldun?"
"Annem komisyonda çalışıyormuş. Lila beni bulduktan sonra biraz araştırdım ve annemi buldum. Sonra da Lila'nın annesiyle karşılaşınca bir anda bana sarıldı ve tüm gerçekleri anlattı."
Susmamla bana merakla bakan gözlerle baş başa kaldım.
Odamın duvarlarına baktım. Five, Diego ve Vanya bizi görmeden konuşmak için en uygun yer odamdı. Buraya uğrayacaklarını düşünmemiştik.
"Ne gerçeği?"
"Ben doğduktan sonra Baba gelmiş ve beni istemiş. Annem beni vermek istememiş ama Baba... Ona demiş ki eğer beni vermezse komisyon üyeleri gelip beni alacakmış. Annem de beni korumak için Baba'ya vermiş. Baba gittikten sonra komisyon üyeleri gelmiş ve beni aramışlar. Ama annem onlara beni öldürdüğünü söylemiş ve komisyon ona inanmış çünkü kendi işi için kızını öldüreceğini düşünecek kadar ona güveniyorlarmış. Annem onlar gittikten sonra beni aramış ama bulamamış. Baba'ya ulaşmaya çalışsa da ulaşamamış ve dediğine göre gittiği bir görev sonucu hafızası silinmiş ve beni unutmuş. Ama yüzümü görünce aklına parçalar geldiğini, hatırladığını söyledi."
Uzun konuşmamdan sonra Klaus bana gülümsedi.
"Ne güzel! Anneni bulmuşsun!''
Allison ve Ben ise bana inanmamış gibiydi.
"Bilemiyorum Regina... Sence gerçek mi?"
"Ben de başta inanmadım ama bana kanıt gösterdi."
Allison sorumla birlikte atıldı.
"Ne gösterdi?"
Kaşlarımı çattım. Neden inanmamışlardı ki? Onlara yalan söyleyecek halim yoktu. Kendim birine o kadar güvenmeyeceğim gibi kanıt olmadan bir anda ortaya çıkan ve annem olduğunu iddia eden birine de inanmızdım.
Beni tanımıyorlar mıydı? Yoksa onlarla olmadığım süre boyunca beni unutmuşlar mıydı?
Klaus yüz ifademe kısaca bakıp tedirgince gülümsedi.
"Neyse, Regina bize devamını anlatsın."
"Tamam, ama bavulu- Ah! Unuttuk!"
"Bavulunu getirmedin mi? Ben albümü almıştım."
Edward ile aramızda geçen diyalog ile Ben bize anlamazca baktı ve oturduğu sandalyeden sordu.
"Ne?"
"Şey, gelirken yanımda eşyalarımı getirecektim ama unutmuşum... Neyse ki Edward albümü almış."
Bana anlamsızca bakanlara karşı boğazımı temizledim.
"Evet, neyse. Gittiğim yer Dallas'mış. Gün de, 1 Eylül'dü galiba."
"Yıl olarak?"
"Ee doğru.Yıl olarak şey, 2022."
ŞİMDİ OKUDUĞUN
the power in me, five hargreeves.
Fiksi Penggemar- Sekiz Numara olmak o kadar kolay değildi. Özellikle kontrol edemediği güçler, sırlar ve duygular varken. - #Diegohargreeves |🥇| 31.07.2022 #Vanyahargreeves |🥇| 24.07.2022 #Freya |🥇| 21.08.2022 #Regina |🥇| 21.08.2022 #Lutherhargreeves |🥈| 24.0...
