mediaki- Ayşe'nin gelinliği
******
AYŞE
Aşk ne de güzeldi. Ruhum kelebek cennetine dönmüş gibiydi. Öyle huzurlu, öyle heyecanlıydım. Üzerimdeki gelinliğe baktıkça mutlulukla gülümsüyordum. Kıvırcık saçlarımdaki papatya ve uzun duvağıma baktım. Ne de yakışmıştı bana. Tıpkı rüyalarımdaki gibiydi. Gelinliğimin uzun eteğini düzenledim. Öyle kabarık eteği yoktu ama upuzundu. Aynadaki simama baktıkça gözlerim doluyordu. Ne olur rüyaysa uyanmayayım. Çünkü şu an çok mutluyum. Gökhan'a kavuşuyorum. Sekiz yıldan sonra sevdiğim adama kavuşuyorum. Bu o kadar müthişti ki. Anlatamazdım bile. Gözlerimden süzülen mutluluk yaşını hemen parmak uçlarımla sildim. Artık gülümseyecektim. Artık mutlu olacaktık. Hissediyordum...
Eteğimi tutup dışarı çıkacağım sırada Sinan babam girdi. Bana öyle duyguyla bakmıştı ki. İçim sızlamıştı. Yanıma yaklaşıp ellerimi elleri arasına aldı.
''Güzel kızım benim. Biliyorum çok şey yaşadın. Çok acı çektin. Çektiniz. Ama artık mutlu olma zamanı. Birbirinize sımsıkı tutunma zamanı. Güzel kızım seni ilk gördüğüm gün bilmiştim gelinim olacağını. Oğlumun sana âşık olacağını bilmiştim. Çünkü o kadar saf ve temizsin ki. İnsan sana dokunmaya bile kıyamıyor. Sevmeye bile kıyamıyor. '' derken ellerimdeki bir elini çekip gözyaşlarını sildi.
''Ben senin babanım güzelim. Benim kızımsın sen. Ne olursa olsun ilk bana gelmeni istiyorum. Bundan sonra kaçmak yok. Tamam, mı?'' dediğinde başımı hızla salladım.
''Tamam baba.'' Dediğimde uzanıp alnıma uzun öpücüğünü bıraktı. Bu adam benim içimdeki boşluğu dolduruyordu. Baba hasretimi, acımı, kimsesizliğimi yok ediyordu.
''Güzel yavrum benim. Ben varken artık kimse seni üzemez.'' Dedi. Ardından elinde ki mavi kurdeleyi belime bağladı. Elini ellerim arasına alıp öpüp alnıma koydum. Ardından sımsıkı sarıldı bana.
''Çok mutlu ol yavrum. Hep gülümse.'' Deyip odadan çıktı. Ardından Gökhan tüm yakışıklığı ve karizmasıyla içeri girdi. Beni görünce olduğu yerde donup kalması bir oldu. Elleri titrerken bana yaklaştı.
''Ben seni hiçbir şeye değişmem. Çok güzelsin her şeyim.'' Dediğinde gözlerimden yine birkaç damla süzüldü. Çok ağlar oldum ben. Tam dudaklarıma yaklaşırken Hasam emmi ile Hatice teyze yanlarında bir imamla geldi. Biz hemen birbirimizden uzaklaşıp hayretle onlara bakarken anladığım şeyle gülümsedim. İmam nikâhı kıyılacak...
Hatice teyze annemlerle bana yaklaşıp duvağımı kapadı. İmam koltuğa oturduğunda bizde önünde yere oturduk. Gökhan şaşkınca bana yaklaşıp ''Hayatım ne olacak şimdi?'' dediğinde şaşıran bendim. Yuh Gökhan imam nikâhını da bilmiyor musun? Biz daha önce yapmadık demi? Aiiii....
Sinan babam sabır dileyerek ''Hanım yok kesin bu çocuk bizden değil. Dini örf adetlerimizi de bilmiyor. Hep senin suçun bu çocuğu böyle olması...'' Dediğinde kıkırdadım. İmam kaşını çatınca elimi ağzıma bastırıp susmaya çalıştım. Ama komik ne yapayım?
İmam nikâhından sonra el ele çıktık Hasan emmilerin evinden. Davul bizi karşılarken bu düğün çok hoşuma gitmişti. Gökhan elimi sımsıkı tutup arabaya binmek yerine yürümeyi tercih etti. Önümüzde davul çalıyordu. Arkamızda oynayarak gelen ailelerimiz ve köy halkı vardı. Biz en önde gülümseyerek yürüyorduk. Sımsıkı kenetlenmişti ellerimiz. Hiç ayrılmak istemiyorduk. Düğün alanına geldiğimizde nikâh memuru ve Koraylar bizi karşıladı. Herkes masalara otururken bizde nikâh masasına geçtik. Koray ile Masal nikâh şahidimizdi. Yine anlamamıştım nikâh nasıl kıyıldı. Kendimi imzayı atıp ayağa kalkmış olarak buldum. Gökhan ayağa kalkıp mutlulukla duvağımı açtı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
TESADÜF
JugendliteraturKendini beğenmiş bir zengin züppe, inatçı, çalışkan ve annesine bakan fakir bir genç kız.Aşk tesadüfleri severmiş. peki onların karşılaşması. hayatlarının en önemli zamanlarını yaşamak için bir başlangıçtı. Nefretle başlar her şey. Gökhan Ayşe den...
